Son Dakika: İsrail basınında yer alan bir habere göre Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi Türkiye için savunma sanayisini Batılı müttefiklere sergileme açısından kritik bir fırsat olacak. Haberde, Türkiye'nin artan savunma ihracatı, hızlı ve düşük maliyetli üretim kapasitesi ile insansız hava araçları, mühimmat ve elektronik harp sistemlerinde Avrupa'nın artan ihtiyaçlarını karşılayabilecek önemli bir tedarikçi konumuna geldiği belirtilirken, bu durumun Ankara'nın NATO içindeki stratejik ve diplomatik ağırlığını da artırabileceği değerlendirildi.
İsrail merkezli Biz'e göre, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan için Türkiye'nin son yıllarda inşa ettiği savunma sanayii kapasitesini Avrupa ve ABD'ye sergileme fırsatı sunacak. Haberde, Türkiye'nin yalnızca büyük bir orduya ve stratejik bir konuma sahip olmadığı, aynı zamanda Batı'nın göz ardı etmekte zorlanacağı hız ve maliyet avantajıyla silah, mühimmat ve güvenlik sistemleri tedarik eden bir ülke haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.
Haberde, Türkiye'nin yıllık 10 milyar doları aşan savunma ihracatıyla zirveye güçlü girdiği belirtilirken, geçen yıl Türk savunma ürünleri ihracatının yüzde 56'sının ABD, Avrupa ve diğer Batılı müttefiklere gerçekleştirildiği aktarıldı. Bu tablonun, 1970'lerdeki Kıbrıs krizi ve 2017'de Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alımının ardından Ankara ile Batı arasında yaşanan uzun süreli gerilimlere kıyasla önemli bir değişime işaret ettiği ifade edildi.
Biz'e göre, Türk savunma şirketlerinin ihracatı, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana dört kat arttı. Savaşın Avrupa'nın silahlı insansız hava araçlarına, 155 milimetrelik topçu mühimmatına ve kısa sürede temin edilebilecek savunma sistemlerine olan talebini artırdığı kaydedildi. Aynı dönemde Trump yönetiminin müttefiklerden savunma harcamalarını artırmalarını ve Washington'a daha az bağımlı olmalarını istemesinin Ankara açısından ekonomik ve jeopolitik fırsat oluşturduğu öne sürüldü.
AVRUPA'NIN SAVUNMA AÇIĞINDA TÜRKİYE ÖNE ÇIKIYOR
İsrail merkezli Biz'e göre, NATO içinde artık temel tartışma yalnızca Avrupa'nın savunmaya ne kadar bütçe ayıracağı değil, aynı zamanda yeterli silah, mühimmat ve operasyonel sistem üretme kapasitesine sahip olup olmadığı. Haberde, Soğuk Savaş sonrasında ordularını ve savunma sanayilerini küçülten bazı Avrupa ülkelerinin aksine Türkiye'nin büyük bir orduyu muhafaza ettiği ve yerli savunma üretimine yatırım yapmayı sürdürdüğü vurgulandı.
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltmaya yönelik planlarının Türkiye'nin önemini artırdığı belirtildi. Buna göre Washington'un Avrupa'daki stratejik bombardıman uçakları, keşif ve saldırı insansız hava araçları, savaş gemileri ve savaş uçaklarının sayısını azaltabileceği, Avrupa'nın ise bu kabiliyetleri kısa sürede telafi etmekte zorlanacağı ifade edildi.
İsrail merkezli Biz, Avrupa ülkeleri tarafından atılacak adımların bazı açıkları kapatabileceğini ancak NATO'nun daha geniş bir savunma sanayi altyapısına ihtiyaç duyduğunu, Türkiye'nin de bu yapının önemli parçalarından biri olmayı hedeflediğini yazdı.
TÜRKİYE'NİN AVANTAJI ÜRETİM HIZI VE MALİYET
Haberde, Avrupa'nın yalnızca silah miktarında değil, üretim hızında da önemli eksikliklerle karşı karşıya olduğu belirtildi. Avrupa'da mühimmat veya karmaşık savunma sistemleri üreten fabrikaların üretim kapasitesini artırmasının, hammadde tedarik etmesinin ve yeni üretim hatları kurmasının yıllar alabildiği ifade edildi.
İsrail merkezli Biz'e göre Türkiye ise halihazırda yüksek üretim hacmine ulaşmış savunma sanayisi, Batı Avrupa'ya kıyasla daha düşük iş gücü maliyetleri, büyük ordusundan aldığı operasyonel geri bildirim ve ürünleri kısa sürede pazara sunabilme kabiliyetiyle bu alandaki boşluğu doldurabilecek ülkeler arasında yer alıyor.
BAYRAKTAR TB2 ÖRNEĞİ
Haberde, Türkiye'nin en dikkat çeken örneklerinden biri olarak insansız hava araçları gösterildi. Baykar'ın ürettiği Bayraktar TB2'nin Ukrayna savaşından önce uluslararası alanda tanınan bir platform haline geldiği, nispeten düşük maliyetli bir sistemle tanklar, askeri konvoylar ve hava savunma unsurlarının hedef alınabilmesinin modern savaş anlayışında önemli değişim yarattığı ifade edildi.
Bununla birlikte savaşın ilerleyen aşamalarında pazarın değiştiği, Rusya ve Ukrayna'nın büyük miktarlarda kamikaze, keşif ve elektronik harp destekli insansız hava araçları kullandığı belirtilerek, bu alanın sürekli yenilik gerektiren dinamik bir sektör haline geldiği kaydedildi. Haberde, Türkiye'nin bu pazarda uzun süredir faaliyet göstermesinin önemli avantaj sağladığı değerlendirmesi yapıldı.
MÜHİMMAT VE ELEKTRONİK SİSTEMLERDE DE TALEP ARTIYOR
İsrail merkezli Biz'e göre, küresel talep yalnızca büyük platformlarla sınırlı kalmıyor. Topçu mühimmatları, elektronik harp sistemleri, akıllı mühimmatlar ve yüksek üretim kapasitesi de giderek daha fazla önem kazanıyor.
Haberde, Avrupa'nın son iki yılda mühimmat stoklarının sınırlı olduğunu ve bazı fabrikaların üretimlerini hızlı şekilde artıramadığını gördüğü belirtilirken, Türkiye'nin özellikle NATO standartlarına uygun sistemlerde bu ihtiyacın önemli bir bölümünü karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.
İsrail merkezli Biz, Türkiye'nin ittifakın mühimmat, insansız hava araçları ve savunma altyapısındaki gerçek açıklarını kapatmaya yardımcı olabileceğini savundu. Haberde, Türkiye'nin ürünlerini Batı Avrupa'ya kıyasla daha düşük maliyetle, daha kısa sürede ve birçok ülkenin ihtiyaç duyduğu miktarlarda teslim edebildiği belirtilirken, Ankara'nın NATO güvenlik zincirindeki rolü büyüdükçe Avrupa ve ABD karşısındaki pazarlık gücünün de artacağı değerlendirmesine yer verildi.
Haberde son olarak, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi'nin yalnızca diplomatik bir buluşma olmadığı, aynı zamanda Türkiye'yi stratejik bir geçiş ülkesi olmanın ötesinde küresel ölçekte önemli bir güvenlik ve savunma tedarikçisi konumuna taşımayı amaçlayan sektörün vitrini niteliği taşıdığı ifade edildi.