İsrail'de Ekim 2023 sonrası hız kazanan çok cepheli saldırıların devasa maliyeti, ekonomide ciddi bir baskı oluşturdu. Artan savunma harcamaları ve borç yükü, ülkeyi uzun vadede "mali uçurum" riskine doğru sürüklerken, Tel Aviv yönetiminin kontrolsüz harcama politikası İsrail tabanında endişeleri büyütüyor.
İsrail'de Ekim 2023'ten bu yana devam eden çok cepheli askeri operasyonların ağır faturası, ekonomide ciddi kırılganlık sinyalleri veriyor. İsrail basınında yer alan haberlere göre, artan savunma harcamaları ve kontrol altına alınamayan bütçe baskısı, ülkeyi tehlikeli bir mali sürecin eşiğine getirdi.
SAVUNMA HARCAMALARI DİZGİNLENEMİYOR
İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin, savaş sonrası hızla artan savunma bütçesini kontrol etmekte zorlandığı belirtiliyor. Ekim 2023 sonrası dönemde şekillenen yeni güvenlik politikaları, askeri harcamalarda adeta sınırsız bir genişlemeye kapı araladı.
10 YILLIK BÜTÇE PLANI
Habere göre, önümüzdeki 10 yılı kapsayan yaklaşık 95 milyar dolarlık savunma bütçesi planı, ordunun yeniden yapılandırılmasını hedefliyor. Ancak çok cepheli operasyonların devam etmesi, bu bütçenin de yeterli olmayabileceği endişesini doğuruyor.
"AÇIK ÇEK" NİTELİĞİNDE ASKERİ TALİMAT
Netanyahu'nun 2025 sonuna ait olduğu belirtilen "Doktrin ve Politika Kılavuzları" belgesinde, orduya geniş kapsamlı silahlanma talimatı verildiği ifade ediliyor. Belge, askeri kanadın taleplerine sınırsız onay verilmesiyle dikkat çekerken, uzmanlar bu yaklaşımı "ucu açık bir harcama listesi" olarak değerlendiriyor.
MALİYET 216 MİLYAR DOLARA KADAR ÇIKIYOR
Savunma yetkililerine göre, söz konusu politikanın toplam maliyeti 800 milyar şekele (yaklaşık 216 milyar dolar) kadar ulaşabilir. Süreçte hükümete farklı maliyet senaryoları sunulurken, nihai olarak 10 yıllık 350 milyar şekellik (yaklaşık 94,5 milyar dolar) bir bütçe üzerinde uzlaşı sağlandı.
İSRAİL'İN BİR "BORÇ BATAĞINA" SÜRÜKLENDİĞİ ALGISI GÜÇLENİYOR
İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron'a göre ülke, halihazırda borç yükünün hızla arttığı bir patikada ilerliyor. Bu da borç verenlerin gözünde İsrail'in bir "borç batağına" sürüklendiği algısını güçlendiriyor.
Yaklaşık 95 milyar dolarlık bu yeni harcama planı ve ABD yardımına olan bağımlılığı azaltma zorunluluğu da eklendiğinde, İsrail'in borç-gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) oranının 2035 yılına kadar yüzde 83'e ulaşması öngörülüyor.