ABD merkezli CNN'e göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'e yaptığı ziyarette ABD-Çin ilişkilerinde güç dengesi Pekin lehine değişiyor. Trump'ın ticaret savaşları, zayıflayan ittifak ilişkileri ve İran'la yaşanan çatışmalar nedeniyle Washington küresel etkisini sorgulatırken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ekonomik zorluklara rağmen ülkesini teknoloji, savunma ve enerji alanlarında stratejik olarak güçlendirmeyi sürdürüyor.
CNN'e göre, Trump'ın Çin'e gerçekleştirdiği son ziyaretin üzerinden yaklaşık on yıl geçerken, Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin gündemi de önemli ölçüde değişti. Joe Biden'ın başkanlığı döneminde Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirmemesi dikkat çekerken, bu kez zirvenin ana gündem maddelerini gümrük vergileri, teknoloji rekabeti, Tayvan meselesi ve İran oluşturuyor.
Habere göre, Pekin'in kendi toprağı olarak gördüğü Tayvan, Çin açısından hâlâ "en önemli" stratejik başlık olmayı sürdürürken, iki ülke arasındaki ilişkilerde değer temelli tartışmaların yerini giderek daha fazla ticaret ve ekonomik çıkarlar alıyor.
Şİ CİNPİNG KONTROLÜ ARTIRIRKEN ÇİN GÜCÜNÜ TAHKİM EDİYOR
CNN'in değerlendirmesine göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Mao Zedong'dan bu yana ülkenin en güçlü Komünist lideri olarak görülüyor ve ülkenin her alanındaki kontrolünü sıkılaştırmayı sürdürüyor. Tek parti sisteminin sağladığı sınırsız siyasi irade ve devlet kaynakları sayesinde Şi, hem Çin ekonomisini hem de ordusunu kapsamlı biçimde yeniden şekillendiriyor.
Bugün ABD-Çin ilişkilerinin içinde bulunduğu jeopolitik tablo büyük ölçüde Trump'ın önceki dış politika hamlelerinin sonucu olarak görülüyor. Analize göre Trump, onlarca yıllık uluslararası ticaret normlarını ve güvenlik ittifaklarını sarsarak Çin'in yalnızca stratejik değil, aynı zamanda ahlaki üstünlük kazanmasına da zemin hazırladı.
ÇİN, ABD'NİN KÜRESEL İTİBAR KAYBINDAN FAYDALANIYOR
CNN'e göre, Trump'ın İran ile başlattığı ve geniş yankı uyandıran savaş dahil olmak üzere attığı adımlar, Washington'un küresel liderlik algısını zayıflatırken Pekin'in uluslararası alandaki konumunu güçlendirdi. Hem ABD'nin müttefikleri hem de rakipleri Çin ile ilişkilerini güçlendirmek veya onarmak amacıyla Pekin'e yöneliyor. Son dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları da dünya genelinde, hatta Amerikalılar arasında bile Şi liderliğindeki Çin'e yönelik daha olumlu bir algının geliştiğini ortaya koyuyor.
Çin kamuoyunun ise Trump döneminde ABD'de yaşanan siyasi kaos ve toplumsal bölünmelere ilişkin devlet destekli yayınlarla yoğun şekilde bilgilendirildiği, bunun da Çin'de ABD'nin gerileyen bir imparatorluk olduğu algısını güçlendirdiği belirtiliyor.
İRAN SAVAŞI ÇİN'E STRATEJİK ALAN AÇTI
ABD merkezli CNN'e göre, Washington'un Ortadoğu'da yeni bir çatışmaya sürüklenmesi Çin açısından önemli stratejik fırsatlar yaratıyor. İran savaşı, ABD'nin dikkatini ve askeri kaynaklarını Hint-Pasifik dışına yönlendirirken, özellikle mühimmat tüketimi açısından Washington üzerinde ek baskı oluşturuyor.
CNN analizine göre bu durum, Çin'in nadir toprak elementleri üzerindeki küresel hakimiyeti düşünüldüğünde daha da kritik hale geliyor. Pekin'in silah üretimi için gerekli stratejik mineraller üzerindeki kontrolü, ABD'ye karşı önemli bir avantaj sağlıyor.
Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen Çin'in geniş petrol stokları ve yeşil enerjiye erken geçiş politikası sayesinde kısa vadeli enerji krizlerinden diğer ülkelere kıyasla daha az etkilendiği belirtiliyor. Bu durumun, Trump'ın Pekin'den İran üzerindeki nüfuzunu kullanmasını istemesi halinde Çin'in müzakere masasında elini güçlendirebileceği değerlendiriliyor.
EKONOMİK ZORLUKLARA RAĞMEN ÇİN TEKNOLOJİDE İLERLİYOR
CNN'e göre Çin ekonomisi de ciddi sorunlarla karşı karşıya. İmalat ve hizmet sektörlerinde yaşanan agresif fiyat savaşları, zayıf iç tüketim, yüksek genç işsizliği ve düşük doğum oranları ülkenin önündeki başlıca yapısal sorunlar arasında gösteriliyor. Buna rağmen ABD merkezli CNN, Şi yönetiminin gerektiğinde milyarlarca dolarlık Amerikan tarım ürünü ve Boeing uçağı satın alarak Trump'a siyasi başarı alanı açabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtiyor.
ABD'nin ihracat kısıtlamalarına rağmen Çin'in birçok teknoloji alanında önemli ilerlemeler kaydettiği vurgulanırken, bu gelişmenin hem Şi'nin merkezi planlama anlayışından hem de Trump'ın bazı politikalarının dolaylı etkilerinden kaynaklandığı ifade ediliyor.
Şİ İÇİN ZAMAN AVANTAJI BÜYÜYOR
Trump sık sık Şi ile kişisel dostluğunu öne çıkarsa da, CNN'e göre Çin lideri son derece pragmatik ve duygusal bağlardan uzak bir yönetim tarzı sergiliyor. İktidara geldiği günden bu yana yakın çevresindeki birçok ismi görevden alan Şi'nin, son olarak çocukluk arkadaşı olduğu iddia edilen üst düzey bir generali de kapsamlı askeri tasfiye kapsamında görevden aldığı belirtiliyor.
ABD merkezli CNN'e göre, sistemin bazı yapısal kusurlarına ve Şi'nin eleştirilen kararlarına rağmen zaman Çin liderinin lehine işliyor. Çin Komünist Partisi'nin 2027 sonbaharında düzenleyeceği ulusal kongrede Şi Cinping'in emsal teşkil edecek dördüncü dönemine başlaması bekleniyor. O tarihte 74 yaşında olacak Şi'nin, görevde kalması halinde hem Donald Trump'tan hem de Joe Biden'dan daha genç bir lider olarak siyasi gücünü korumaya devam edeceği değerlendiriliyor. CNN'e göre bu tablo, küresel güç dengesinde Çin'in yükselişinin süreceğine işaret ediyor.