Son Dakika: 21 saatlik kritik ABD-İran görüşmeleri sonuçsuz kaldı, 21 Nisan'da sona erecek ateşkes için ise geri sayım başladı. Müzakerelerin çıkmaza girmesi sonrası ABD'nin önündeki üç seçenek de risk dolu ve atılacak her adım dünyayı yeni bir krize sürükleyebilir.
ABD ile İran arasında yürütülen kritik nükleer müzakerelerden sonuç çıkmaması, krizin yeni ve daha tehlikeli bir evreye girebileceği endişesini güçlendirdi.
The New York Times'ın (NYT) haberine göre, 21 saat süren görüşmelerin ardından taraflar masadan anlaşma olmadan kalktı.
SAVAŞTAN MÜZAKEREYE GEÇİLDİ SONRA YİNE ÇIKMAZA GİRİLDİ
Süreç, şubat ayı sonunda İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan ancak sonuçsuz kalan görüşmelerle başladı. Bu diplomatik tıkanmanın ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik geniş çaplı bir askeri saldırı başlattı.
ASIL KRİZ NÜKLEER PROGRAM
Krizin merkezinde İran'ın nükleer programı yer alıyor. ABD, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen ve kalıcı olarak sonlandırmasını isterken; İran ise bunun kendi egemenlik hakkı olduğunu savunuyor.
Tahran yönetimi daha önce programını geçici olarak askıya almayı teklif etti, ancak nükleer stoklarından vazgeçmeyi reddetti ve uranyum zenginleştirme kapasitesini tamamen bırakmayı kabul etmedi.
ABD VE İRAN'IN URANYUMA YAKLAŞIMI TAMAMEN ZIT
Bu noktada iki tarafın temel yaklaşımı tamamen zıt. ABD'ye göre uranyum zenginleştirme İran'ın "nükleer silah opsiyonunu açık tutma" isteğinin göstergesiyken, İran'a göre ise bu, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde meşru bir hak.
Bu nedenle askeri seçenek masada olsa da siyasi açıdan uygulanması oldukça zor bir senaryo olarak değerlendiriliyor.
KRİTİK NOKTA: HÜRMÜZ BOĞAZI
Müzakerelerde öne çıkan en kritik başlıklardan biri ise Hürmüz Boğazı oldu.
İran, savaş sırasında bu stratejik geçidi kapatarak küresel enerji akışını tehdit etmişti. Görüşmelerde Tahran boğazın yeniden açılması, ABD'nin savaş tazminatı ödemesi ve yaptırımların kaldırılması gibi talepleri masaya getirdi.
ABD ise tazminat talebini kesin olarak reddetti ve yaptırımların ancak uzun vadeli ve aşamalı şekilde kaldırılabileceğini belirtti.
SON DURUM: İKİ TARAF DA KENDİNİ KAZANAN GÖRÜYOR
Ortaya çıkan tabloya göre en büyük sorun, tarafların uzlaşmaya hazır olmaması. Washington, askeri gücüyle üstünlük sağladığını düşünürken, Tahran ise tüm saldırılara rağmen ayakta kalmayı zafer olarak görüyor.
Bu psikolojik eşik aşılamadığı sürece diplomatik çözüm ihtimali zayıf görünüyor.