Binlerce can kaybı, milyarlarca dolarlık maliyet ve aylar süren çatışmaların ardından gözler savaşın sonucuna çevrildi. ABD ve İngiliz basınında yayımlanan analizler, Washington'un askeri üstünlüğüne rağmen beklediği stratejik kazanımları elde edemediğini ve İran dosyasında yeniden müzakere arayışına girdiğini bildiriyor.
İngiltere merkezli Sky News'te yayımlanan bir analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın G7 Zirvesi'nde İran ile sağlanan ateşkes ve müzakere sürecini önemli bir diplomatik başarı olarak sunmaya hazırlandığı belirtildi. Ancak analiz, ortaya çıkan tablonun Washington açısından bir zaferden çok, savaş hedeflerine ulaşılamadığının göstergesi olduğunu bildirdi.
ANLAŞMAYA VARILDI ANCAK TEMEL SORUNLAR ÇÖZÜLMEDİ
ABD ile İran arasında varılan mutabakat kapsamında çatışmaların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtiliyor. Bununla birlikte nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik gibi temel başlıkların ilerleyen 60 günlük süreçte müzakere edilmesi öngörülüyor.
Sky News analizine göre, Hürmüz Boğazı savaş öncesinde de açıktı. Bu nedenle boğazın yeniden açılması yeni bir kazanım değil, savaş öncesindeki durumun yeniden tesis edilmesi anlamına geliyor.
TRUMP YÖNETİMİNİN HEDEFLERİ GERÇEKLEŞTİ Mİ?
Analizde, savaşın yaklaşık 30 milyar dolarlık maliyet yarattığı, binlerce kişinin hayatını kaybettiği ve önemli miktarda askeri ekipmanın kullanılamaz hale geldiği belirtilirken, Washington'un ilan ettiği hedeflerin büyük bölümüne ulaşamadığı bildiriliyor.
İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI ORTADAN KALDIRILMADI
Haberde, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti ve uranyum zenginleştirme faaliyetleri konusunda henüz kesin bir sonuca ulaşılamadığı belirtiliyor. Bu nedenle programın tamamen ortadan kaldırıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade ediliyor.
YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ GERÇEKLEŞMEDİ
İran'ın üst düzey bazı isimlerinin hayatını kaybetmesine rağmen ülke yönetiminin ayakta kaldığı ve yeni kadroların göreve geldiği vurgulanıyor. Analize göre bu durum, hükümet değişikliği hedefinin gerçekleşmediğini gösteriyor.
Sky News, savaşın İran'daki hükümet karşıtı hareketleri güçlendirmek yerine yönetimin elini kuvvetlendirmiş olabileceğini bildirdi. Olası yaptırım hafifletmelerinin de Tahran yönetimine ekonomik rahatlama sağlayabileceği belirtiliyor.
FÜZE KAPASİTESİ KORUNDU
Analizde yer verilen değerlendirmelere göre, İran'ın balistik füze kapasitesinin önemli bir kısmı hala operasyonel durumda. Bu nedenle Trump'ın İran'ın füze kapasitesinin tamamen ortadan kaldırıldığı yönündeki açıklamaları çelişkili bulunuyor.
Sky News'e göre İran, savaş sırasında küresel enerji arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki konumunu diplomatik bir koz haline dönüştürdü. Bu durumun Tahran'a gelecekteki müzakerelerde ek avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor.
ZORLU MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLIYOR
Sky News'in değerlendirmesine göre mutabakat, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkları çözmekten çok çatışmaları geçici olarak durdurmuş durumda.
Bundan sonraki diplomatik sürecin son derece karmaşık geçmesi beklenirken, İran'ın savaş sonrasında elde ettiği stratejik avantajlar nedeniyle müzakere masasında daha güçlü bir konumda olabileceği ifade ediliyor.
Analiz, Trump yönetiminin savaşın ekonomik ve siyasi maliyetlerini sınırlayacak bir çıkış yolu bulduğunu, ancak nihai sonucun önümüzdeki dönemde yürütülecek diplomatik görüşmelere bağlı olacağını vurguluyor.
HERKESİN MERAK ETTİĞİ SORU: ABD SAVAŞTAN NE ELDE ETTİ
Sky News'in ateşkes anlaşmasını Trump yönetimi açısından bir geri adım olarak değerlendirmesinin ardından, CNN'de yayımlanan yeni analiz de benzer bir soruya odaklanıyor: ABD, İran'a karşı yürüttüğü askeri kampanyadan gerçekten kazançlı mı çıktı?
CNN'e göre bugün gelinen nokta, dikkat çekici biçimde savaş öncesi dönemi hatırlatıyor. Washington ile Tahran yeniden müzakere masasına dönmeye hazırlanırken, taraflar bir kez daha 60 günlük bir süre ve olası nükleer anlaşma etrafında pazarlık yürütüyor.
Ancak analiz, geçen bir yılın ABD açısından ciddi maliyetler ürettiğini bildiriyor.
MART 2025'TE BAŞLAYAN SÜREÇ YENİDEN AYNI NOKTAYA DÖNDÜ
CNN'in hatırlattığı kronolojiye göre Trump, Mart 2025'te dönemin İran lideri Ali Hamaney'e bir mektup göndererek iki aylık süre içinde nükleer anlaşmaya varılmasını istemişti.
Nisan ayında diplomatik girişimler başlamış, ancak süreç İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla sona ermişti.
Ardından gelen yeni savaşta ABD doğrudan devreye girmiş ve İran'ın nükleer tesislerini hedef almıştı.
ABD ve müttefikleri aylar boyunca yoğun saldırılar yürütmesine rağmen İran'ın füze, insansız hava aracı ve deniz mayını kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılamadığı ifade ediliyor.
CNN'e göre İran'ın özellikle enerji piyasalarını etkileyebilecek kabiliyetlerini koruması, ABD'nin bölgedeki askeri üstünlüğüne rağmen ekonomik baskılara karşı ne kadar hassas olduğunu ortaya koydu.
Yüksek petrol fiyatları ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar Washington açısından önemli bir kırılganlık olarak değerlendiriliyor.
TRUMP-NETANYAHU İLİŞKİLERİNDE GERİLİM
CNN analizinde dikkat çekilen ikinci başlık ise ABD ile İsrail arasındaki ilişkiler.
Habere göre savaşın başlangıcında İran'a karşı sert askeri seçeneği destekleyen Trump yönetimi ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında zamanla ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı.