Son Dakika: İran savaşı sonrası Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele almak isteyen Avrupa, üç aşamalı kritik bir planı devreye sokmaya hazırlanıyor. Mayın temizleme operasyonlarından ticari gemilere refakat etmeye kadar uzanan bu stratejiyle ABD ve İsrail bilinçli şekilde denklemin dışına itilirken, kıta Washington'suz bir güvenlik düzeni kurmanın provasını yapıyor.
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre Avrupa ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'dan çekilme ihtimaline karşı ittifak içinde "Avrupalı bir NATO" olarak anılan alternatif bir savunma planını hızlandırdı. Plan, ABD'nin askeri rolünü azaltması ya da Avrupa'nın savunmasına destek vermemesi durumunda kıtanın kendi güvenliğini sağlayabilmesini hedefliyor.
ABD-AVRUPA İLİŞKİLERİNDE GERİLİM
Söz konusu hazırlıklar ilk olarak 2025 yılında gündeme geldi. Ancak süreç, Trump'ın Danimarka'ya bağlı Grönland'ı alma tehdidi ve İran krizi üzerinden Avrupa ile yaşadığı gerilim sonrası hız kazandı. Özellikle Avrupa'nın ABD'nin İran politikasına destek vermemesi, Washington ile ilişkileri daha da gerdi.
WASHİNGTON'SUZ YENİ SAVUNMA İTTİFAKI
Plan kapsamında Avrupalı ülkeler, NATO içindeki komuta-kontrol mekanizmalarında daha fazla sorumluluk üstlenmeyi ve ABD'ye ait askeri kabiliyetlerin bir kısmını kendi imkanlarıyla ikame etmeyi amaçlıyor.
Bu çerçevede hava savunması, lojistik hatlar ve istihbarat gibi kritik alanlarda Avrupa'nın rolünün artırılması hedefleniyor.
ALMANYA'NIN DAHİ ABD'YE KARŞI TUTUMU DEĞİŞTİ
Habere göre en kritik kırılma noktası ise Almanya'nın tutum değişikliği oldu. Yıllardır ABD'nin güvenlik şemsiyesi altında kalmayı tercih eden Berlin yönetimi, Başbakan Friedrich Merz döneminde bu yaklaşımını gözden geçirdi.
Merz'in, Trump yönetiminin NATO içindeki güvenilirliğine dair endişeleri nedeniyle Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerektiği görüşüne yaklaştığı belirtiliyor.
Bu değişimle birlikte İngiltere, Fransa, Polonya ve İskandinav ülkeleri de sürece daha aktif destek vermeye başladı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de ittifakın "daha Avrupalı liderlik" yapısına evrileceğini ifade etti.
Öte yandan Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Avrupa'nın savunma yükünü daha fazla üstlenmesinin kaçınılmaz olduğunu belirterek bu geçişin kontrollü şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.
ZORUNLU ASKERLİK UYGULAMASI YENİDEN BAŞLAYABİLİR
Ayrıca Avrupa ülkelerinin zorunlu askerlik uygulamasını yeniden değerlendirdiği ve savunma sanayisinde özellikle hipersonik silahlar, denizaltı savunma sistemleri ve uzay tabanlı istihbarat alanlarında yatırımlarını artırmayı planladığı belirtildi.
Trump'ın son olarak NATO'dan ayrılma tehdidini yeniden dile getirdiği ve Avrupa müttefiklerini sert sözlerle eleştirdiği süreçte, kıtanın "ABD'siz NATO" senaryosuna karşı hazırlıklarını hızlandırdığı değerlendiriliyor.
HÜRMÜZ İÇİN ABD'NİN OLMADIĞI BİR PLAN
The Wall Street Journal gazetesinde yer alan bir bir diğer habere göre, Avrupa'nın ABD'den bağımsız bir savunma mimarisi kurma arayışının yanı sıra Avrupa ülkeleri Hürmüz Boğazı için de ABD'siz bir plan hazırladı.
Gazeteye göre İngiltere ve Fransa öncülüğünde hazırlanan plan, İran ile savaş sona erdikten sonra Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret trafiğini yeniden başlatmayı hedefliyor. Ancak planın en dikkat çekici yönü, operasyonda ABD'nin yer almamasının öngörülmesi.
Macron, salı günü yaptığı açıklamada görev gücünün "çatışmanın tarafı olan ülkeleri" içermeyeceğini söyledi. Macron'un kastettiği ülkelerin ABD, İsrail ve İran olduğu belirtiliyor. Avrupa diplomasisine yakın kaynaklar da Avrupa gemilerinin Amerikan komutası altında görev yapmayacağını aktardı.
WASHİNGTON'SUZ YENİ BİR DÜZENE HAZIRLIK
Planın arka planında ise son aylarda Avrupa ile Washington arasında büyüyen gerilim bulunuyor. Trump yönetiminin Avrupa mallarına ek gümrük tarifeleri getirmesi, Ukrayna'ya desteği azaltması, Grönland nedeniyle Danimarka'yı tehdit etmesi ve son olarak İran krizinde Avrupa'yı kendi çizgisine çekmeye çalışması, Avrupa başkentlerinde "ABD'siz hareket etme" fikrini güçlendirdi.
Habere göre Trump haftalardır Avrupalı müttefiklerinden Hürmüz Boğazı'nı zor kullanarak açmak için savaş gemileri göndermelerini istiyordu. Ancak Avrupa ülkeleri bu çağrıya mesafeli yaklaştı.
Macron, boğazın askeri güç kullanılarak açılmasının "gerçekçi olmadığını", çok uzun süreceğini ve gemileri İran kıyısından gelebilecek füze ve saldırılara açık hale getireceğini savundu.
Son aşamada ise fırkateyn ve destroyerlerden oluşacak Avrupa öncülüğündeki bir deniz gücü, ticari gemilere refakat ederek boğazın yeniden güvenli hale geldiği mesajını verecek.
"MAYIN TEMİZLEME İŞİNDE ABD'DEN DAHA İYİ DURUMDALAR"
Avrupa'nın özellikle mayın temizleme konusunda ABD'den daha güçlü olduğu belirtiliyor. Habere göre ABD son yıllarda mayın avlama filosunun büyük bölümünü tasfiye ederken, Avrupa ülkelerinin elinde 150'den fazla mayın temizleme gemisi bulunuyor.
PLANIN EN ÖNEMLİ AYAĞI ALMANYA
Planın en önemli yeni ayağını ise Almanya oluşturuyor. Daha önce askeri rol üstlenmeye mesafeli duran Berlin'in de operasyona katılmaya hazırlandığı belirtiliyor. Almanya'nın mayın tarama gemileri ve keşif uçaklarıyla destek verebileceği, hatta kararını bu hafta açıklayabileceği ifade edildi.
Friedrich Merz hükümetinin desteği, Avrupa'nın Hürmüz planını daha ciddi ve kapsamlı hale getirebilir. Çünkü Almanya hem mali kaynak hem de askeri kapasite açısından İngiltere ve Fransa'dan daha büyük imkanlara sahip.
ABD KRİTİK TOPLANTIYA DAVET EDİLMEDİ
Bu kapsamda cuma günü Keir Starmer ile Macron'un ev sahipliğinde onlarca ülkenin katılacağı çevrim içi bir toplantı yapılacak. Toplantıda savaş sonrası Hürmüz'ün nasıl korunacağı ele alınacak. ABD toplantıya davet edilmedi. Çin ve Hindistan'a ise davet gönderildi.