Son Dakika: ABD-İran görüşmelerinin çökmesi sonrası Washington düğmeye bastı. Donald Trump'ın onay verdiği plan kapsamında Hürmüz Boğazı abluka altına alınacak, gemilere müdahale edilecek ve çıkarma birlikleri devreye girecek. ABD'de ise yorum net: "Trump'ın başka seçeneği yok."
ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran görüşmelerinin çıkmaza girmesinin ardından savaşta yeni ve tartışmalı bir adım attı. CNN'e göre Trump, İran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla Hürmüz Boğazı'nda abluka uygulanması talimatı verdi.
ABLUKANIN TEMEL AMACI
Ablukanın temel amacı, İran'ın petrol gelirlerini keserek ekonomik olarak çöküşe zorlamak. Aynı zamanda Tahran'ın, boğazdan geçen petrol tankerlerinden geçiş ücreti alarak gelir elde etme planının da önüne geçilmesi hedefleniyor.
ABLUKANIN KAPSAMI
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM ise ablukanın kapsamına ilişkin detay verdi. Açıklamada, İran limanlarına giren ve çıkan gemilere müdahale edileceği, ancak İran dışındaki limanlara giden gemilerin seyrüsefer özgürlüğünün engellenmeyeceği belirtildi.
"TRUMP'IN BAŞKA SEÇENEĞİ YOK"
Hürmüz'de tansiyonu daha da yükselten bu abluka planının ardından, Washington'da "geri dönüşü olmayan bir yola girildiği" yorumları yapılmaya başlandı. ABD'li bazı yetkililere göre Trump için artık Hürmüz Boğazı'nı açmaktan başka gerçekçi bir seçenek kalmadı.
Eski ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Nikki Haley de bu görüşü açıkça dile getirdi. CNN'e konuşan Haley, ABD'nin geri adım atmasının İran'a daha büyük bir koz vereceğini savundu. Haley'e göre, boğazın kapalı kalması Tahran'ın hem ekonomik hem de askeri kapasitesini artırmasına yol açabilir.
Bu değerlendirmelere göre Trump yönetimi, İran'ın bölgedeki etkisini kırmak ve petrol gelirlerini kontrol altına almak istiyorsa, doğrudan ya da dolaylı yollarla boğazın yeniden açılmasını sağlamak zorunda. Aksi bir senaryoda ise İran'ın, küresel enerji geçişinin en kritik noktalarından biri üzerindeki hakimiyetini sürdürmesi kaçınılmaz görünüyor.
PLAN CİDDİ RİSKLER BARINDIRIYOR
Ancak bu stratejinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor. Hürmüz'de askeri baskının artırılması, ABD unsurlarını İran'ın olası misillemelerine daha açık hale getirebilir. Aynı zamanda Çin gibi büyük güçlerle diplomatik gerilim ihtimali de Washington'un önündeki en kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Uzmanlara göre Trump'ın attığı abluka adımı, aslında daha büyük bir hedefin parçası: İran'ı masada taviz vermeye zorlamak. Ancak gelinen noktada bu hamlenin, krizi çözmekten ziyade daha da derinleştirme riski taşıdığı yorumları yapılıyor.
"AÇMAK İSTİYOR AMA KAPATMAKLA TEHDİT EDİYOR"
CNN'in bir diğer analizine göre, Trump'ın Hürmüz stratejisindeki en dikkat çekici unsur, ortaya çıkan çelişki oldu. Washington bir yandan Hürmüz Boğazı'nın açılmasını isterken, diğer yandan aynı geçiş hattını tamamen kapatma tehdidinde bulunuyor.
Analize göre bunun temel nedeni, İran'ın boğazı tamamen kapatmaktan ziyade kontrollü şekilde kullanması. Tahran yönetimi, bazı petrol tankerlerinin geçişine izin verirken gemi başına milyonlarca doları bulan ücretler talep ediyor. Bu sayede hem küresel arzı tamamen kesmeyerek büyük bir askeri karşılığı tetiklemiyor hem de savaş finansmanı için ciddi gelir elde ediyor.
ABD İÇİN HÜRMÜZ'DE KRİTİK AÇMAZ
Dikkat çeken bir diğer unsur ise İran'ın kendi petrol akışını sürdürmesi. Verilere göre Tahran, savaş sürecinde günlük petrol ihracatını artırmayı bile başardı. Bu durum, ABD açısından kritik bir açmaz yaratıyor: Boğaz tamamen kapatılmazsa İran gelir elde etmeye devam ediyor, ancak tamamen kapatılırsa bu kez küresel enerji krizi derinleşiyor.
TRUMP ABLUKA PLANINI NEDEN ŞİMDİ DEVREYE ALIYOR?
İşte bu noktada Trump yönetiminin bugüne kadar bilinçli şekilde "tam abluka" kartını kullanmadığına dikkat çekiliyor. ABD donanmasının İran tankerlerine uzun süre müdahale etmemesinin arkasında da petrol fiyatlarını kontrol altında tutma isteği yatıyor. Çünkü bölgeden çıkan her varil petrol, küresel fiyatların daha da sert yükselmesini bir ölçüde engelliyor.
Nitekim Washington yönetimi, savaşın ekonomik etkilerini sınırlamak için farklı adımlar da attı. Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesi ve hatta daha önce yaptırım uygulanan bazı petrol akışlarının geçici olarak serbest bırakılması bu politikanın parçası olarak değerlendiriliyor.
HÜRMÜZ'DE "YIPRATMA SAVAŞI" RİSKİ
Sürece ilişkin bir diğer dikkat çeken değerlendirme ise The Wall Street Journal gazetesinden geldi. Gazeteye göre Donald Trump'ın Hürmüz'de abluka kararı, çatışmayı yeni ve son derece riskli bir aşamaya taşıyor.
Analizde, bu adımın artık doğrudan askeri hedeflerin vurulduğu bir süreçten çıkılarak, Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol mücadelesine dayalı uzun süreli bir "yıpratma savaşına" dönüşebileceği vurgulanıyor. Bu süreçte asıl belirleyici unsurun ise "kimin daha fazla ekonomik ve askeri acıya dayanabileceği" olacağı ifade ediliyor: İran mı, yoksa küresel piyasalar mı?
ABLUKA NASIL UYGULANACAK?
ABD yönetiminin planına göre donanma, İran'a ödeme yaparak geçiş sağlamaya çalışan gemileri durduracak, deniz mayınlarını temizleyecek ve kontrollü bir geçiş koridoru oluşturmaya çalışacak. Ancak uzmanlara göre bu plan kağıt üzerinde mümkün olsa da sahada sürdürülebilirliği oldukça tartışmalı.
Özellikle bölgenin coğrafi yapısı, ABD güçlerini savunmasız bırakabilecek en kritik unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. İran kıyılarına son derece yakın olan boğazda; mayınlar, insansız hava araçları ve hızlı saldırı botları ciddi tehdit oluşturmaya devam ediyor. Nitekim İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun elindeki hızlı hücum botlarının önemli bir kısmının hala aktif olduğu belirtiliyor.