Son Dakika: ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yeni stratejisi netleşiyor. Enerji tesislerinden köprülere kadar kritik altyapı hedef listesinde. ABD basınına göre bu hamle, Tahran'ı ekonomik olarak yıkmayı amaçlıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik yürüttüğü operasyonlarda yeni bir aşamaya geçiliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşma yapmak için İran'a verdiği süre 8 Nisan'da dolarken, The Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre iki ülke, İran ekonomisini uzun vadede felç etmeyi amaçlayan kapsamlı bir hedef listesi üzerinde çalışıyor.
ENERJİ TESİSLERİ SIRADAKİ HEDEF
İsrailli yetkililere göre Tel Aviv yönetimi, İran'ın petrol ve doğalgaz altyapısına yönelik saldırılar için Washington'dan onay bekliyor.
Bu hamlenin gerçekleşmesi halinde İran'ın, dünyanın en büyük enerji üreticilerinden biri olarak üretim kapasitesinin ciddi şekilde zarar görmesi bekleniyor.
BASRA KÖRFEZİ KÖPRÜSÜ
İran'ın güneyinde yer alan ve henüz tamamlanmamış olmasına rağmen stratejik bir yatırım olarak öne çıkan "Basra Körfezi Köprüsü", onlarca yıllık planlamanın ürünü olarak dikkat çekiyor. Basra Körfezi'ndeki en büyük ada olan Keşm'i ana karaya bağlaması planlanan proje, aynı zamanda uluslararası ticaret hatlarının da önemli bir parçası.
Henüz tamamlanmamış olsa da devasa beton temelleriyle yüz milyonlarca dolarlık bir yatırımın simgesi olan köprünün hedef alınması, İran'ın bölgesel lojistik ağlarına ağır darbe vurabilir ve ülkenin uzun vadeli ekonomik planlarını sekteye uğratabilir.
URMİYE GÖLÜ KÖPRÜSÜ
Ülkenin kuzeybatısında, "Shahid Kalantari Köprüsü" olarak bilinen "Urmiye Gölü Köprüsü" ise iki büyük eyalet arasındaki ulaşımı dramatik şekilde kısaltan kritik bir geçiş noktası. Zorlu coğrafi koşullarda inşa edilen bu yapı, Tebriz ile Urmiye arasındaki mesafeyi neredeyse yarı yarıya azaltıyor.
Çok katlı yapısıyla Orta Doğu'nun en uzun viyadüklerinden biri olan bu hat, Tahran trafiğinin yükünü taşıyan ana arterlerden biri. Böyle bir yapının hedef alınması durumunda, sadece fiziksel yıkım değil, aynı anda binlerce sivilin bulunduğu bir noktada büyük can kaybı ve başkentte ulaşımın tamamen kilitlenmesi gibi sonuçlar doğabilir.
"KARUN 4 KEMERLİ KÖPRÜ"
İran'ın en uzun kemer köprüsü olan "Karun 4 Kemerli Köprü" ise stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Bir baraj rezervuarının hemen üzerinde yer alan bu köprü, bölgesel ulaşımın yanı sıra enerji altyapısıyla da iç içe geçmiş durumda.
Uzmanlara göre böyle bir noktaya yapılacak saldırı, yalnızca köprüyü değil, çevresindeki hidroelektrik sistemi de riske atarak su baskınlarına ve aşağı havzada yaşayan yerleşimler için ölümcül sonuçlara yol açabilir.
El Cezire'nin haberine göre bu köprülerin her biri, yalnızca mühendislik projeleri değil, aynı zamanda İran'ın ekonomik, çevresel ve toplumsal altyapısının temel taşları. Bu nedenle olası bir saldırı, askeri hedeflerin ötesine geçerek doğrudan sivil yaşamı ve ülkenin uzun vadeli kalkınma planlarını etkileyebilecek geniş çaplı sonuçlar doğurabilir.
SANAYİ TESİSLERİNE SALDIRILAR ŞİMDİDEN BAŞLADI
Wall Street Journal ise, son günlerde enerji dışındaki ekonomik hedeflere yönelik saldırıların arttığını belirtiyor.
İsrail'in İran'daki en büyük çelik ve petrokimya tesislerini hedef aldığı, ayrıca önemli bir köprünün vurulduğu aktarıldı.
Uzmanlara göre bu saldırılar, İran'a "savaşın maliyetinin giderek artacağı" mesajını vermeyi amaçlıyor.
PETROL FİYATLARI VE KÜRESEL ETKİ
Çatışmaların enerji altyapısına sıçraması, küresel piyasaları da etkiledi. Petrol fiyatları 2022'den bu yana en yüksek seviyelere çıkarken, Basra Körfezi'nde mahsur kalan tankerler nedeniyle arz endişeleri büyüyor.
Uzmanlar, İran'ın Körfez'deki enerji hedeflerine yönelik saldırılarının uzun vadeli fiyat artışlarına yol açabileceği görüşünde.
İRAN'DAN MİSİLLEME: KÖRFEZ VE İSRAİL HEDEFTE
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin saldırılarını artırması halinde bölgedeki sivil altyapıyı hedef alacaklarını açıkladı. Nitekim İran'ın son günlerde Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kuveyt'te enerji tesislerine saldırılar düzenlediği bildirildi.
Ayrıca İsrail'in güneyindeki sanayi bölgeleri de İran'ın hedefleri arasında yer aldı.
"EKONOMİK YIPRATMA SAVAŞI"
Uzmanlara göre tarafların altyapı ve ekonomik hedeflere yönelmesi, çatışmayı klasik askeri mücadeleden çıkarıp uzun süreli bir ekonomik yıpratma savaşına dönüştürüyor.
DİPLOMASİ ÇABALARI SONUÇ VERMEDİ
ABD ile İran arasında arabuluculuk girişimleri sürse de şu ana kadar somut bir ilerleme sağlanamadı. İran'ın, Hürmüz Boğazı'nı açma karşılığında geçici ateşkes önerilerini reddettiği belirtiliyor.
Uzmanlar, Tahran yönetiminin ekonomik zarar riskine rağmen askeri ve siyasi hedeflerinden geri adım atmaya hazır görünmediğini ifade ediyor.
SALDIRILAR İRAN EKONOMİSİNİ NASIL ETKİLEYECEK?
Yıllardır uygulanan yaptırımlar nedeniyle zorlanan İran ekonomisi, savaşla birlikte daha da zayıfladı. Ülkede gıda fiyatlarının hızla arttığı ve birçok fabrikanın saldırılar nedeniyle üretimi durdurduğu bildiriliyor.
Özellikle petrokimya sektörü, İran'ın en önemli gelir kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu sektör, petrol dışı ihracat gelirlerinin yaklaşık %25'ini oluşturuyor.