ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, kısa sürede küresel dengeleri etkileyen çok boyutlu bir krize dönüştü. İngiltere'nin öncü uluslararası ilişkiler ve ekonomi dergisi, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran hamlesinin yalnızca Tahran'ı değil, aynı zamanda yükselen güç Çin'i baskı altına almayı hedeflediğini belirtirken, Pekin'in bu süreci Napolyon Bonapart'a atfedilen "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme" stratejisiyle uzaktan izlemeyi tercih ettiğini ve savaşı ABD için "ciddi bir stratejik hata" olarak gördüğünü vurguluyor.
İngiltere merkezli The Economist'e göre ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bir ayı geride bırakan savaş, artık yalnızca bölgesel bir çatışma olmaktan çıkarak çok boyutlu bir küresel krize dönüştü. Küresel dengeleri sarsan süreç, derginin son sayısında kapağa taşındı.
Dergi, kapağında "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme" ifadesine yer verirken, Çin'in İran savaşı stratejisinin arka planını ortaya koydu.
ABD'NİN HEDEFİ SADECE İRAN DEĞİLDİ
İran'a karşı başlatılan savaşın başlangıçta "rejimi zayıflatma ve nükleer hedeflerini engelleme" amacı taşıdığı vurgulandı. Ancak bu stratejinin yalnızca Orta Doğu ile sınırlı olmadığı, küresel sonuçlar doğurmasının beklendiği ifade edildi.
Çin, savaşın zayıflattığı bir ABD ile müzakere etmenin daha kolay olacağını düşünüyor. Pekin'in, gümrük tarifeleri ve ihracat kısıtlamalarını azaltacak bir anlaşma için zemin hazırladığı ifade edildi.
"CİDDİ BİR AMERİKAN HATASI"
The Economist'e göre, İran'a karşı başlatılan savaşın Ortadoğu'yu dönüştürmesi ve Çin'i caydırması beklenirken, Pekin'de hâkim görüş bunun tam tersine işaret ediyor. Çinli diplomatlar, akademisyenler ve eski yetkililer, çatışmayı "ciddi bir Amerikan hatası" olarak değerlendiriyor. Çin'in sürece müdahil olmamasını ise Napolyon Bonapart'ın Austerlitz Savaşı'ndaki "Düşman hata yaparken müdahale etme" sözüyle açıklıyorlar.
TARİHİ STRATEJİ: RAKİBİN HATASINI İZLEMEK
Napoleon Bonaparte'a atfedilen "Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme" sözü, Çinli karar alıcıların mevcut tutumunu özetleyen bir ilke olarak öne çıkıyor.
Dergi, Pekin yönetiminin bu strateji doğrultusunda hareket ederek ABD'nin hamlelerinin uzun vadeli sonuçlarını beklemeyi tercih ettiğini ve bu sürecin küresel güç dengelerini yeniden şekillendirebileceğini belirtiyor.
UZAYAN SAVAŞ SENARYOSU ABD'Yİ DOĞU ASYA'DAN UZAKLAŞTIRABİLİR
Çinli değerlendirmelerde, savaşın uzaması ihtimali öne çıkıyor. İran'da kaos ya da rejimin direnmesi durumunda ABD'nin yıllarca Ortadoğu'ya odaklanmak zorunda kalabileceği belirtildi. Ayrıca müttefik ülkelerin, artan enerji maliyetleri ve Washington'un öngörülemez politikaları nedeniyle endişe duyduğu vurgulandı.
ÇİN ÖZ YETERLİLİK STRATEJİSİNDE HAKLI ÇIKTIĞINI DÜŞÜNÜYOR
The Economist'e göre savaş, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ekonomik büyüme pahasına da olsa güvenlik ve öz yeterlilik politikalarına verdiği önemi doğrular nitelikte görülüyor. Pekin'in 1,3 milyar varillik stratejik petrol rezervi oluşturduğu, enerji kaynaklarını çeşitlendirdiği ve İran petrol ticaretini pragmatik biçimde sürdürdüğü belirtiliyor.
NADİR ELEMENTLER VE TEKNOLOJİ YENİ BASKI ARACI OLABİLİR
Çin'in, ABD'ye karşı yeni baskı unsurları geliştirdiği ifade ediliyor. İngiltere merkezli The Economist'e göre Pekin, nadir toprak elementleri, kritik çipler, ilaç bileşenleri ve lojistik alanlarında alternatif baskı noktaları oluşturmayı hedefliyor. Xi Jinping'in kuantum hesaplama ve robotik gibi alanlarda üstünlük kurmak istediği vurgulanıyor.