ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran savaşına gerekçe olarak sunduğu "yakın tehdit" iddiaları Senato'daki ifadelerde zayıfladı. Üst düzey istihbarat yetkilileri, İran'ın nükleer programını yeniden başlattığı ya da kısa vadede ABD'yi vurabilecek kapasiteye ulaştığı yönündeki söylemleri desteklemezken, "yakın tehdit" değerlendirmesinden de kaçındı. Bu durum, hem yönetimin savaş gerekçelerine yönelik şüpheleri artırdı hem de istihbarat ile siyasi söylem arasındaki çelişkileri gözler önüne serdi.
ABD merkezli CNN'e göre, Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri İran savaşının başlamasından üç hafta sonra ilk kez çarşamba günü kamuoyuna ifade verdi. Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, CIA Direktörü John Ratcliffe ve FBI Direktörü Kash Patel'in de aralarında bulunduğu isimler, Senato İstihbarat Komitesi'nde yönetimin savaş ve istihbarat değerlendirmelerine ilişkin çelişkili açıklamaları nedeniyle sert sorularla karşılaştı.
Habere göre, bu kritik ifade süreci, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in savaş nedeniyle istifa etmesinden yalnızca bir gün sonra gerçekleşti. Kent istifa ederken yönetimin İran'ın "yakın bir tehdit" oluşturduğu yönünde kamuoyunu yanılttığını ima etmişti.
NÜKLEER PROGRAM İDDİALARI DESTEK BULMADI
ABD merkezli CNN'e göre, duruşmanın en dikkat çeken başlıklarından biri Trump yönetiminin İran'ın nükleer programına ilişkin iddiaları oldu. Trump, İran'ın saldırılar sonrası nükleer programını yeniden başlattığını öne sürerken, Beyaz Saray danışmanı Steve Witkoff ise İran'ın kısa sürede bomba yapım kapasitesine ulaşabileceğini iddia etti.
Ancak Gabbard'ın hazırladığı açılış konuşmasında, haziran ayındaki operasyon sonrası İran'ın nükleer zenginleştirme programının yok edildiği ve yeniden inşa çabası görülmediği ifade edildi. Habere göre, Gabbard bu kritik bölümü kürsüde okumazken, daha sonra sorular üzerine istihbarat değerlendirmesinin halen bu yönde olduğunu doğruladı.
KITALARARASI BALİSTİK FÜZE TEHDİDİ KONUSUNDA DA GERİ ADIM
Habere göre, Trump'ın İran'ın yakında ABD'yi vurabilecek kıtalararası balistik füzeler geliştirdiği yönündeki iddiası da istihbarat tarafından desteklenmedi. Gabbard, İran'ın böyle bir kapasiteyi en erken 2035 civarında geliştirebileceğine dair önceki değerlendirmeyi yineledi.
Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Tom Cotton'ın daha kısa süreli tehdit iddialarını gündeme getirmesine rağmen, CIA Direktörü Ratcliffe bu konuda net bir zaman çizelgesi vermekten kaçındı. Ratcliffe, yalnızca İran'ın engellenmemesi halinde uzun vadede bu kapasiteye ulaşabileceğini söyledi.
"YAKIN TEHDİT" TARTIŞMASI DERİNLEŞTİ
Duruşmanın en kritik tartışma başlıklarından biri İran'ın "yakın bir tehdit" olup olmadığı sorusu oldu. Trump yönetimi savaşın gerekçesi olarak bu argümanı öne sürse de, istihbarat yetkilileri bu değerlendirmeyi açık şekilde desteklemedi.
Gabbard, tehdidin "yakın" olup olmadığını belirlemenin başkana ait olduğunu savunarak doğrudan bir değerlendirme yapmaktan kaçındı. CNN'e göre, bu yaklaşım Senatör Jon Ossoff tarafından eleştirilirken, istihbarat kurumlarının bağımsız tehdit analizi yapmasının görevleri olduğu vurgulandı.
İRAN'IN KARŞILIK SENARYOLARI DA BİLİNİYORDU
Habere göre, Trump'ın İran'ın Körfez ülkelerine saldırı ihtimalinin öngörülmediği yönündeki iddiası da duruşmada destek bulmadı. İran'ın bu tür bir karşılık verebileceğini kamuoyunda zaten dile getirdiği belirtilirken, Gabbard bu konuda da doğrudan yanıt vermekten kaçındı.