Son Dakika: İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın nükleer silah geliştirip İsrail'e karşı kullanacağı yönündeki iddiasına karşın çeşitli raporlar kamuoyuna açık herhangi bir kanıtın bulunmadığını ortaya koydu. AP News, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile ABD istihbarat kurumlarının değerlendirmelerinin, İran'ın 2003'ten bu yana aktif bir nükleer silah programı yürüttüğüne dair kanıt ortaya koymadığını aktarırken, İsrail ve ABD'nin 2025'te düzenlediği saldırıların İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurduğu ve Tahran'ın yeniden zenginleştirmeye başladığına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığına dikkat çekti.
ABD merkezli uluslararası haber ajansı AP News'e göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'ın son iki savaş yaşanmasaydı nükleer silah geliştirip İsrail'e karşı kullanacağı yönündeki iddiasını destekleyen kamuoyuna açık herhangi bir kanıt bulunmuyor. Ajansın değerlendirmesine göre söz konusu iddia, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile ABD istihbarat kurumlarının mevcut değerlendirmeleriyle çelişiyor.
AP News'e göre Netanyahu, onlarca yıldır İran'ın tartışmalı nükleer programına ilişkin felaket senaryoları ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler'de görsel materyaller eşliğinde yaptığı sunumlarla dikkat çeken İsrail Başbakanı'nın söylemleri, ABD ile İran arasında bu ay geçici bir barış anlaşmasına varılmasının ve İsrail'de yıl sonuna doğru yapılması beklenen seçimlerin ardından daha da sertleşti.
İran ise sivil kullanım için gerekli seviyenin çok üzerinde, silah yapımına yakın düzeylerde uranyum zenginleştirmesine rağmen nükleer programının tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını savunuyor. ABD ve bazı Batılı ülkeler ise İran'ın 2003 yılına kadar askeri boyutu bulunan bir nükleer programa sahip olduğunu belirtiyor.
AP News'e göre, iki savaşın İran'ın nükleer faaliyetlerini sekteye uğratmasından önce dahi Tahran yönetimi kullanılabilir bir atom silahı üretmekten aylar hatta yıllar uzaktaydı. Ayrıca İran'ın böyle bir silah geliştirmeyi seçtiğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığı ifade ediliyor. Öte yandan İsrail'in de kendi nükleer silahlarına sahip olduğuna yaygın şekilde inanılıyor.
NETANYAHU: "İRAN ATOM BOMBALARINA SAHİP OLACAKTI"
Netanyahu, Pazar günü JNS Uluslararası Politika Zirvesi'nde İngilizce yaptığı konuşmada, "İran'ın bizi yok etme planını gerçekleştirmesini engelledik ve bugün bunu yapabilecekleri bir nükleer silaha, bir atom bombasına sahip olacaklardı. Eğer harekete geçmeseydik, İran atom bombalarına sahip olacaktı. Ve size bir şey söyleyeyim, onları kullanacaklardı." ifadelerini kullandı.
İranlı liderler uzun yıllardır İsrail'in ortadan kaldırılması gerektiğini savunurken, Netanyahu da 1990'lı yıllardan bu yana İran'ın nükleer programına karşı mücadeleyi siyasi kariyerinin temel hedeflerinden biri haline getirdi.
IAEA: HERHANGİ BİR SİLAH PROGRAMINA DAİR BULGU YOK
Birleşmiş Milletler'in nükleer gözlem kuruluşu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın nükleer silaha sahip olmayan ülkeler arasında bu seviyede uranyum zenginleştiren tek devlet olduğunu belirtti. IAEA Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, İran'ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun, istenmesi halinde potansiyel olarak 10 nükleer bomba üretmeye yetecek miktarda olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte AP News'e göre, IAEA'nın 2003 yılından bu yana İran'da aktif bir nükleer silah programına ilişkin kamuoyuna açık herhangi bir kanıt tespit etmediği vurgulanıyor. Kurumun denetimleri zamanla daha sınırlı hale gelmiş olsa da, herhangi bir silah programına dair bulgu rapor edilmedi.
ABD İSTİHBARATI: İRAN NÜKLEER SİLAH ÜRETMİYOR
Kullanılabilir bir nükleer silah geliştirebilmek için İran'ın uranyumu yüzde 90 saflık seviyesine kadar zenginleştirmesi gerektiği belirtiliyor. Ardından bombanın üretilmesi, küçültülmesi ve balistik füzelere entegre edilmesi gerekiyor. Uzmanlara göre bu süreç aylar veya yıllar sürebilir ve İsrail ya da ABD istihbaratı tarafından tespit edilme riski taşıyor.
İSRAİL'İN SALDIRILARI İRAN'IN ZENGİNLEŞTİRME FAALİYETLERİNİ DURDURDU
AP News'e göre İsrail, Haziran 2025'te İran'a yönelik "Yükselen Aslan Operasyonu" adı verilen ve 12 gün süren bir savaş başlattı. Çatışmalar sırasında ABD de İran'ın nükleer tesislerini hedef alarak santrifüjleri imha etti ve ülkenin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurdu. Zenginleştirme çalışmalarının yeniden başladığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmazken, bombardıman nedeniyle yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun enkaz altında kaldığı değerlendiriliyor.