Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları 2: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin hızlı bir demografik dönüşüm sürecinden geçtiğini ve yaşlı nüfusun artışıyla birlikte bakım ve sosyal destek sistemlerinin yeniden yapılandırılmasının zorunlu hale geldiğini söyledi.
YAŞLI NÜFUS HIZLA YÜKSELİYOR
Yılmaz, Türkiye'de yaşlı nüfus oranının 2000 yılında yüzde 5,7 seviyesindeyken 2023'te yüzde 10'u aştığını, 2025 itibarıyla ise yüzde 11,1'e yükseldiğini belirtti. Yaşlı nüfusun 2000 yılında yaklaşık 7,9 milyon kişi iken 2025'te 9,5 milyonun üzerine çıktığını ifade etti.
TÜİK projeksiyonlarına göre bu artışın devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, yaşlı nüfus oranının 2030'da yüzde 13,5'e, 2040'ta yüzde 17,9'a, 2060'ta yüzde 20'ye ve 2080 ile 2100 yıllarında yaklaşık üçte bir seviyesine ulaşmasının beklendiğini aktardı. Bu tabloya paralel olarak ortanca yaşın da 2000'de 24,8 iken 2025'te 34,9'a yükseldiğini söyledi.
TEK YAŞAYAN YAŞLILAR ARTIYOR
Yılmaz, Türkiye'de yaşlı bireylerin önemli bir kısmının yalnız veya yalnızca eşleriyle yaşadığını belirterek, yaklaşık 7 milyon 46 bin hanede en az bir yaşlı bulunduğunu, bunların yaklaşık 1,8 milyonunun tek başına yaşayan yaşlılardan oluştuğunu ifade etti.
Bu eğilimin "yerinde yaşlanma" yaklaşımını öne çıkardığını söyleyen Yılmaz, evde bakım ve toplum temelli hizmetlerin güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiğini vurguladı.
YAŞLILIK POLİTİKALARI ÖNCELİKLİ HALE GELDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'u "Yaşlılar Yılı" ilan etmesiyle birlikte yaşlılık politikalarında kapsamlı bir dönüşüm başladığını hatırlatan Yılmaz, 2025'in "Aile Yılı", 2026-2035 döneminin ise "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edilmesiyle birlikte demografik dönüşümün daha stratejik bir çerçevede ele alındığını belirtti.
Yaşlılık politikalarının da bu kapsamda öncelikli hale geldiğini söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:
"AK Parti Hükümetimizin iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yaşlılık politikaları farklı yaşlı gruplarının ihtiyaçlarını dikkate alan, hak temelli ve bütüncül bir yaklaşımla geliştirilmiş; hizmet modelleri çeşitlendirilerek yaygınlaştırılmıştır. Bu doğrultuda yaşlı bireylere yönelik yürütülen çalışmalar; yaşlılarımızın aileleriyle birlikte, kendi yaşam çevrelerinde ve aktif yaşlanma anlayışı doğrultusunda hayatlarını sürdürmelerini esas almaktadır."
YAŞLI BAKIM SİGORTASINDA SON DURUM
Yılmaz, bakım hizmetlerinin kalitesini artırmak için standartlaştırma çalışmalarının sürdüğünü ve daha erişilebilir, sürdürülebilir bir sistem hedeflendiğini belirtti. Ayrıca teknik düzeyde "bakım sigortası" konusunun da tartışıldığını ve kurumlar arası istişarelerin devam ettiğini ifade etti.
YAŞLILIK SİGORTASI NEDİR?
Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile benzer bir mantıkla çalışacak olan bu sistemde, bireylerin 18-65 yaşları arasında "yaşlılık primi" ödemesi planlanıyor. Bu modelin temel prensibi, kişinin yaşlanmadan önce sisteme katkı sunarak gelecekte hizmet alma hakkı kazanmak. Sigorta sistemi, prim ödeyen kişi bakıma ihtiyaç duyduğu anda aktif hale gelerek gerekli desteği sağlayacak.
PRİMLER DEVLETTEN
Planlanan modele göre, 18-65 yaş aralığında prim ödemesi yapılacak. Vatandaşların belli bir oranda katkı payı ödeyeceği yaşlılık sigortası için primlerin büyük bölümünün devlet tarafından karşılanacak. Belirli bir süre prim ödenerek sisteme dahil olunacak. Bu sürenin en az 10 yıl olması düşünülüyor.
Bakıma ihtiyaç duyulması halinde sigorta sistemi devreye girerek gerekli destek sağlanacak.
Yaşlı bakım sigortası neyi kapsayacak?
Yaşlı Bakım Sigortası'nın, "hemşire, hasta bakıcı fizik tedavi gibi evde bakım hizmetlerini, huzurevi veya yaşlı bakım merkezlerinde konaklama, beslenme, kişisel hijyen ve giyinme gibi günlük yaşam destekleri ile demans, alzheimer, parkinson benzeri nörolojik hastalıkların takibi, psikolojik danışmanlık ve terapi hizmetleri ile medikal cihaz ve ekipman desteklerini" kapsaması planlanıyor.