Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özel bir televizyon kanalında ABD-İran ve İsrail arasında başlayan ve ateşkes sürecine giren savaşla alakalı önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, "Türkiye'de risk fiyatlaması dün çok çarpıcı şekilde indi" ifadelerini kullanarak mazot ve benzin fiyatları hakkında da konuştu.
Bakan Şimşek şunları kaydetti:
KÜRESEL ENFLASYON BEKLENTİLERİ YÜKSELDİ
Ateşkese varılmış olması memnuniyet verici fakat bu şekliyle bile dursa tedarik zincirindeki kırılmaların savaş öncesine dönüşü iyimser tahminle aylar alacak. Küresel enflasyon beklentileri yükseldi çünkü maliyetler ve hammadde fiyatları artıyor.
Petrol şoku diye tanımlarsak, birçok ekonomi için de büyümenin aşağı yönlü düşünülmesini gerekecek bir şok ortaya çıkarttı. Dolayısıyla bir maliyet boyutu var ve büyüme üzerinde de olumsuz etkileri var.
Doların güçlenmesi bu dönemde önemli bir özellik oldu. Büyük resimde, eğer bu şok devam ederse, ateşkes bozulur ve tekrar petrol, doğalgaz, hammadde fiyatları yükselerek etkili olursa, büyümede düşüş enflasyonda yükseliş, küresel bir resesyon riskini de içerir. Ateşkes umarım sürdürülür, nihai bir anlaşma yapılır ve bu durumda da küresel ekonomideki bu beklentiler olumluya döner.
Gelişmekte olan ülkeler çok farklı karakteristiklere sahipler. Petrol ithal edenlere yaklaşım farklı ihraç edenlere farklı. Bu krizden nemalanan ülkeler de var. Ortalık yatışınca, hangi ülkenin makroekonomik politikaları sağlıklı, hangi ülkenin dengeleri güçlü buralara bakılacak.
Türkiye'de risk fiyatlaması dün çok çarpıcı şekilde indi. Bu şokun bölgede ve küresel olarak etkileri fiyatlanıyor. Risk iştahının tekrar dönme ihtimali var. Sağlanan ateşkes devam ederse etkiler geri çevrilemez olmayacak.
Etkisi bu krizin yayılımına ve süresine bağlı. Başlangıçta öngörülenden fazla oldu ancak 45 günün altında olması değerli. Başlangıçta o gün itibarıyla açıklanan hedefler çerçevesinde değerlendirildiğinde bu savaşın birkaç hafta, sürebileceğini düşündük.
Bir buçuk aya yakın sürede durdu. Öngörülerimizin çok dışına çıktı diyemem ama biz bir ay civarında düşünüyorduk tarafların açıkladığı hedefler doğrultusunda.
"ŞOKLARI YÖNETME KAPASİTEMİZ İYİ"
Bizim şokları yönetme kapasitemiz iyi. Biz geçen sene rüştümüzü ispat ettik. Geçen seneki savaş bugünkü gibi etkili olmadı ama o da etkiliydi. Ticaret savaşları da ciddi etki yarattı, zirai don da ciddi etkiler yarattı. Geçen sene program bütün bu şoklara karşı rüştünü ispat etti
Biz savaşın başladığı günün ertesinde bütün ekipleri topladık, riskleri ve neler yapılması gerektiğini tartıştık. Şok olduğu zaman ani tepkiler geliyor, o tepkilerin yönetilmesi Türkiye'ye dışarıdan bakış açısını belirliyor. O yüzden önce piyasaların işleyişini önceliklendirdik.
TÜRKİYE İYİ BİR PERFORMANS ORTAYA KOYDU
Bu coğrafyadan çok uzakta olan borsalardaki düşüşlere oranla ülkemizdeki borsa çok daha dayanıklı çıktı. Türkiye gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi performans ortaya koydu. Savaşın olduğu bölgede olmamıza ve petrol ithalatçısı olmamıza rağmen etkileri sınırladıysak bu proaktif yaklaşımın sonucudur.
Öncelikle bizim uyguladığımız bir program var ve önemli kazanımlarımız var. Eşel mobil sisteminin hizmete alınması da neyi önceliklendirdiğimizi gösteriyor.
EŞEL MOBİL AÇIKLAMASI
Benzin ve mazot gibi yükselişleri sınırlandırdık. Eşel mobil sistemini ortaya koymasak mazot 103 TL benzin ise 78 TL olacaktı. Halbuki şuan benzin 64 TL. Her şeyin bir getirisi götürüsü var.
Birçok ülke kamu çalışanlarını eve gönderdi. Dramatik tedbirler aldılar. Bizim ülkemizde aşırı bir fiyatlama riskinde öne çıkmadık. Siz zamanında tamponları güçlü bir şekilde inşa ederseniz dış şoklara karşı direncinizi artırıyorsunuz. Bağışıklık sisteminize yatırım yaparsanız hastalıklarla daha iyi başa çıkıyorsunuz. Tedbirlerin mantığı, esas itibarıyla piyasa sağlıklı işlesin, şokun etkilerini sınırlayalımdı.
Daha uzun sürerse (savaş) ayrı bir araç setiyle durumu değerlendireceğiz. Bu bir dış şok, bu 4 hafta sürer diye düşünsem de ona göre hesap yapmam. Bütün senaryolara göre çekmecemizde bir tepki fonksiyonumuz var.
Rezervin foksiyonu ne diye değerlendirme yapalım öncelikle. Bir ülkenin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek. İşin diğer boyutu, şoklarda tampon görevi görmesidir.
Uzun süre para politikasında yaşanan sorunlar ve rezervle ilgili gelinen nokta ile piyasamız tek taraflı çalışıyor. Çok güçlü bir TL talebi var ve Türkiye'ye döviz giriyor. Ya da bu seneki savaşta olduğu gibi risk iştahında azalma olduğu gibi sermaye çıkışı tek yönlü olabiliyor.
REZERVLERİMİZ GÜÇLÜ
Kur politikasını belirliyorsunuz ancak uygulaması kurumlar üzerinden gidiyor. Orada da arkadaşlar birçok konuyu gözetmek zorundalar. Bütün bu konular hassasiyetle takip ediliyor. Yaklaşık 162 milyar dolarlık bir rezervimiz var. Yeterlilikte geçmişten daha iyiyiz. Kur rejimiyle de ilişkili. Rezervlerde bir sorun yok. Rezervlerimiz güçlü. Nette de artıdayız.
Türkiye'den kaynaklı bir sorun olmadığı gibi makroekonomik temelleri sağlam olduğu için Bu fon akışı tersine çok hızlı dönüyor. Dün çok güçlü bir dönüş başladı. Biz kısa vadeli girişleri cezalandırıyoruz. Kısa vadeli para piyasasına gelenlerin Merkez Bankası daha pahalı hale getirecek enstümanları devreye aldı.
"PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞIN DOĞRUDAN ENFLASYONA ETKİSİ 1.1 PUAN"
Ayrı gezegende yaşamıyoruz. Dünyada olup bitenlerden Türkiye ekonomisi elbette etkileniyor ancak tamponlarımız ve şokları yönetme kapasitemiz güçlü. Piyasanın değerlendirdiğinden daha iyiyiz.
Etki kanalları çok farklı değil. Bir tanesi enflasyon üzerinden. Yılsonu için beklentilerde bir miktar bozulma görüyoruz. Ancak önemli bir şok yaşandı ve bunun elbette etkisi var. Petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan enflasyona etkisi 1.1 puan olarak görülüyor. Net bir rakam vermekte de zorlanıyoruz çünkü talep tepkisi de önemli. O nedenle etki aritmetik bir etki olmuyor.