Morgan Stanley'ye göre Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek uzun süreli bir kapanma, küresel petrol piyasasını destekleyen 9,3 milyon varillik "tamponu" devre dışı bırakabilir. Bu durum, özellikle Haziran sonrasına sarkacak bir abluka halinde Brent petrolün 130–150 dolar bandını test etmesine yol açabilir. ABD'nin yüksek ihracatı ve Çin'in zayıf talebiyle oluşan geçici denge ise giderek kırılgan hale geliyor. İşte detaylar...
Morgan Stanley'nin yayımladığı yeni değerlendirme, Hürmüz Boğazı'nda olası bir kapanmanın küresel petrol piyasası üzerindeki etkilerine dair kritik uyarılar içeriyor.
Rapora göre, boğazın kapalı kalma süresinin Haziran ayını aşması durumunda, piyasaları şimdiye kadar ayakta tutan yaklaşık 9,3 milyon varillik arz "tamponunun" etkisini kaybedebileceği belirtiliyor.
PİYASAYI AYAKTA TUTAN GEÇİCİ DENGE
Analizde, özellikle Martijn Rats liderliğindeki ekip, küresel petrol piyasasında şimdiye kadar oluşan dengenin iki ana faktöre dayandığını vurguluyor:
Banka, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın Temmuz ayına sarkması halinde, petrol piyasasında sert bir fiyat düzeltmesinin kaçınılmaz olabileceğini belirtiyor.
BRENT PETROL İÇİN SENARYO TAHMİNLERİ
Raporda yer alan fiyat projeksiyonları ise şu şekilde özetleniyor:
KIRILGAN DENGE VE YÜKSEK OYNAKLIK RİSKİ
Analiz, mevcut küresel petrol piyasasının görünürde dengeli olsa da aslında geçici bir "tampon etkisi" ile ayakta durduğuna işaret ediyor. Hürmüz Boğazı'nda olası bir uzun süreli kesinti ise bu dengeyi bozarak Brent petrol fiyatlarında 150 dolara kadar uzanabilecek sert bir yükseliş senaryosunu gündeme taşıyor.
Orta Doğu'da kalıcı barış ihtimaline yönelik artan iyimserlik, enerji piyasalarında savaş kaynaklı risk priminin zayıflamasına neden oldu. Özellikle petrol fiyatlarında görülen geri çekilme, küresel enflasyon baskılarının hafifleyebileceğine dair beklentileri güçlendirdi.
Uzmanlar, bölgede tansiyonun düşmesinin yalnızca petrol fiyatlarını değil; navlun, gübre ve diğer emtia maliyetlerini de aşağı çekebileceğini belirtiyor. Jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte enerji piyasalarında daha dengeli bir görünüm oluşabileceği ifade ediliyor.
BRENT PETROLDE SERT DÜŞÜŞ
Geçtiğimiz hafta Brent petrol fiyatları değer kaybederken, düşüşte ABD ile İran arasında anlaşma sağlanabileceğine yönelik beklentiler etkili oldu. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının normale dönebileceği düşüncesi, arz kesintisi risklerini azaltarak fiyatlar üzerindeki savaş priminin geri çekilmesine yol açtı.
TRUMP'IN AÇIKLAMALARI SONRASI PETROL YENİDEN YÜKSELİŞE GEÇTİ
Ancak piyasadaki iyimser hava uzun sürmedi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın ABD'nin sunduğu barış teklifine verdiği yanıtı "tamamen kabul edilemez" şeklinde değerlendirmesi sonrası petrol fiyatları haftanın ilk işlem gününde yeniden yükselişe geçti.
Asya piyasalarında Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 3,1 artışla varil başına 104,43 dolara çıkarken, ABD Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 3,1 yükselerek 98,33 dolar seviyesine ulaştı.
Trump'ın açıklamaları, Körfez bölgesindeki jeopolitik risklerin kısa vadede devam edeceği yönündeki endişeleri artırdı. Washington yönetiminin İran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl boyunca durdurmasını, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını imha etmesini ve kritik nükleer tesislerin sökülmesini talep ettiği öne sürüldü.
İRAN'DAN YAPTIRIM VE GÜVENLİK ŞARTI
Pakistanlı arabulucular üzerinden iletilen İran'ın karşı teklifinde ise yaptırımların kaldırılması, Hürmüz Boğazı çevresindeki ABD deniz varlığının sona erdirilmesi, güvenlik garantileri verilmesi ve bazı nükleer faaliyetlerin sürdürülmesine izin tanınması taleplerinin yer aldığı belirtildi.
GÖZLER HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA
Yatırımcıların odağında ise küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı bulunuyor. Çatışmaların başlamasından bu yana büyük ölçüde kapalı kalan boğazın yeniden tam kapasiteyle açılması, enerji arz güvenliği açısından kritik görülüyor.