Orta Doğu'daki ateşkes ile petrol fiyatlarında düşüş sürüyor. Brent Petrol, Trump'ın ABD-İran müzakerelerinin süreceği sinyalinin ardından sert düşüşüne devam etti. Küresel petrol arzı tarihteki en büyük düşüşünü yaşarken, ABD'nin Hürmüz ablukasının ardından yeni rota arayışları sürüyor. Aynı zamanda IMF, 3 kritik senaryoyu açıkladı.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan Orta Doğu'daki enerji sevkiyatı krizi, 6. haftada tarafların ateşkes ilan etmesiyle sona erdi. Dünya ticareti tam normale dönecek derken, İslamabad'da müzakerelerin sonuçsuz kalmasıyla ABD, İran'ın kontrolündeki Hürmüz Boğazı'nı ablukaya aldı. ABD Başkanı Trump'ın 2 hafta içinde yeniden ateşkes görüşmeleri yapılabileceğinin sinyalini vermesiyle oluşan hava, petrol fiyatlarında düşüşün devam etmesini sağladı.
PETROLDE ATEŞKES UMUDU BASKISI
ABD'de Mayıs teslimatlı ham petrol vadeli işlemleri yüzde 0,88 düşüşle 90,4 dolara geriledi. Uluslararası gösterge Brent petrolün Haziran teslimatlı vadeli kontratları ise yüzde 0,31 kayıpla varil başına 94,47 dolara düştü.
PETROL ARZINDA TARİHİ DÜŞÜŞ
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Petrol Piyasası Raporu'na göre petrol arzı geçen ay Ortadoğu'daki enerji altyapısına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerine uygulanan kısıtlamalar nedeniyle sert düştü.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun günlük üretimi 9 milyon 360 bin varil azalarak 42 milyon 390 bin varile geriledi. Günlük üretim Suudi Arabistan'da 3 milyon 150 bin varil, Irak'ta 3 milyon varil, Kuveyt'te 1 milyon 350 bin varil, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 1 milyon 270 bin varil, Bahreyn'de 130 bin varil ve İran'da 60 bin varil azaldı. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle OPEC+ grubunda görülen sert üretim kayıpları, Kazakistan'ın başını çektiği bazı üye ülkelerdeki üretim artışlarıyla kısmen dengelendi.
ENERJİ ŞOKU DAHA DA KÖTÜLEŞEBİLİR
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da ülkeleri enerji kaynaklarını stoklamak ve şoku daha da kötüleştirebilecek ihracat kontrolleri uygulamaktan kaçınmaya çağırıyor.
IEA'nın raporuna göre küresel petrol talebinin bu yıl günde 80 bin varil azalacağı öngörülürken, önceki aylık raporda ise yıllık bazda 640 bin varil artış bekleniyordu.
IEA da dün yayımladığı raporda, "Kıtlık ve yüksek fiyatlar devam ettikçe talep düşüşü yayılacak" derken özellikle nafta, LPG ve jet yakıtı için petrol tüketimindeki en büyük kesintilerin şu ana kadar Orta Doğu ve Asya Pasifik'ten geldiğini bildirdi.
IMF'DEN 100 DOLAR UYARISI
IMF'nin hazırladığı en iyimser senaryo, çatışmanın kısa süreceği ve petrol fiyatlarının 2026'nın ikinci yarısında normalleşerek yıl genelinde ortalama 82 dolar seviyesinde kalacağı varsayımına dayanıyor.
"Orta yol" olarak adlandırılan senaryo ise daha uzun süreli bir çatışmayı öngörüyor. Bu tahmine göre, petrol fiyatlarının bu yıl varil başına 100 dolar, 2027'de ise 75 dolar civarında kalacağı, küresel büyümenin ise yüzde 3,4'ten yüzde 2,5'e gerileyeceği tahmin ediliyor.
100 DOLAR ÜSTÜ RİSKİ KAPIDA
Morgan Stanley, jeopolitik risklere rağmen petrol fiyatlarında uzun vadeli görünümünü koruyarak Brent petrolün 2026'nın ikinci çeyreğinde 110 dolarla zirve yapacağını öngördü.
JPMorgan ise varil başına 15–20 dolarlık ek artış yaşanabileceğini ve fiyatların yeniden kriz zirvelerine yaklaşabileceği konusunda uyardı. Olası bir 15–20 dolarlık artış ile petrol fiyatlarında Mart ortasında kaydedilen yaklaşık 120 dolarlık kriz zirvelerine yeniden taşıyabilir.
YENİ ROTALAR GÜNDEMDE
Hürmüz Boğazı'nda kriz devam ederken yeni rotalar da gündeme geliyor. Bir yandan İsrail, EastMed petrol hattı ile dünya petrol ticaretinin yüzde 40'ını kontrol edecek yeni iki rota oluşturmaya ve bu rotaların merkezine de kendini konumlandırmaya çalışırken, diğer yandan Türkiye jeopolitik konumunu kullanarak yeni enerji merkezi olmaya doğru ilerliyor.
Uzmanlar yeni çözüm arayışlarının Türkiye'yi öne çıkardığını söylerken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar Türkiye'nin merkezde olduğu 3 enerji projesi şu şekilde açıklamıştı:
"Yeni enerji mimarisine ihtiyaç olduğu bu krizle birlikte ortaya çıktı. Siyasi karar verildiğinde teknik olarak yapılabilecek, ticari olarak yapılması gereken yeni hatlar olması gerekiyor. Üç önerimiz var: Birincisi, yıllardır konuştuğumuz bir konu, Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye'ye ve Avrupa'ya gidişini hayata geçirmek gerekiyor. Yüzde yüz olması gereken bir proje. İkincisi, Irak-Türkiye boru hattının Basra'ya kadar uzaması çok çok ehemmiyetli bir şey. Bir de bu sadece Türkiye ve Irak için değil, bu petrol boru hattının yapılması dünya küresel piyasalar için de önemli bir şey. Üçüncüsü, Katar'dan Türkiye'ye doğal gaz boru hattı kesinlikle yapılması gereken bir proje. Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye ulaşacak büyük bir proje olur. "