Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün uyguladığı ambargonun üzerinden 50 yıl geçti. Bugün, 2026 yılının dünyasında ekonomiler yeniden petrol şoku ile sınanıyor. Üstelik bu kez OPEC'ten kopuşlar, 1970'li yıllardan daha fazla birbirine bağlı finansal bağlar ve 50 yıl öncesine göre çok daha güçlü bir Çin var. Enflasyon endişeleri ile sıkı para politikalarına dönüş endişeleri piyasalarda tahvil faizlerini yukarı doğru itiyor.
TÜM DÜNYADA PETROLE BAĞIMLILIK SÜRÜYOR
Dünya, 1970'li yıllarda enerji ihtiyacının yüzde 50'sini petrolden karşılıyordu. Bu oran 2026 yılı itibari ile yüzde 30'lara kadar geriledi. Ancak, petrol arzı ya da tedarikinde yaşanabilecek bir aksama küresel büyüme oranlarını düşürmeye, enflasyon oranlarını zıplatmaya hala muktedir.
Buradan bakıldığında Hürmüz Boğazı dünya petrol ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği yegane güzergah. Boğazın kapanmasını takip eden süreçte petrol fiyatları hızla yukarı doğru çıkmaya başladı. Petrol fiyatlarının yükselmesi sürekli artan maliyetler dünyanın geleneksel enerjiye olan bağımlılığını yeniden sorgulattı.
Ülkelerin petrole dayalı olarak birbirilerine olan bağımlığını azaltmaya yönelik girişimleri gelecek yıllarda dünya ekonomilerinin gündeminde sıkça yer bulacak gibi görünüyor. En dar noktası 33 - 39 km olan boğaza takılan gemilerin ve petrolün farklı bölgelere ulaşamaması dünyayı kilitlenme noktasına getirirken yeşil enerji gibi alternatif enerji arzlarının varlığı önem kazandı.
ÇİN'DEN DEVASA PETROL STOKU
Çin, resmi petrol varlığını açıklamıyor. Ancak, yapılan tahminler doğrultusunda Pekin'in İran uygun fiyatlara günde yaklaşık 1,4 milyon varil petrol ithal ettiğini ve bunun toplam ithalatının yaklaşık %12'sini oluşturduğu ifade ediliyor. Çin herhangi herhangi bir arz şokunda kendini krizden korumak için yıllara yayılacak şekilde devasa bir petrol stoku oluşturdu. Her ne kadar Çin'in elinde devasa stoklara yönelik tam bir veri elde edilmese de Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi'ne göre, yaklaşık 1,4 milyar varil gibi bir rezervin varlığı söz konusu.
Savaşın başlamasının ardından Pekin, gerekli tedbirleri alarak kendi rafinerilerine ihracatı durdurma talimatı verdi. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre dünyanın diğer üreticilerine göre çok daha fazla elektrikli araç satan Çin, yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yöneldi. Enerji düşünce kuruluşu Ember, 2024 yılında Çin'in elektriğinin yaklaşık %31'inin rüzgâr, güneş ve hidroelektrik enerjisinden üretildiğini tahmin ediyor.
OPEC ÇATIRDADI
1950 yılında Rusya'nın ucuz petrol politikalarını kırmak, fiyat ve arz dengesini sağlamak amacı ile kurulan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Birleşik Arap Emirlikleri gibi önemli bir üreticiyi kaybetti. Birleşik Arap Emirlikleri uzun zamandır OPEC kotalarından rahatsızlık duyduğunu ifade ediyordu. Petrol üretimini günde 3,5 milyon varilden 5 milyon varile çıkarmak isteyen BAE, Suudi Arabistan ile süregelen sorunları da ortaya koyarak örgütten ayrıldı.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri Boru Hattı Altyapı Geliştirme Çalışmalarını hızlandırıyor. Ulusal petrol şirketi ADNOC'a göre projenin 2027 yılına kadar faaliyete geçmesi planlanıyor. Projenin Hürmüz Boğazını baypas eden günlük sevkiyat kapasitesini 3,6 milyon varilin üzerine çıkararak ikiye katlaması planlanıyor. İran savaşına devam ederek tankerlerle petrolünü karayolu ve demiryoluyla Hindistan ve Çin'e sevk etmeye devam ediyor. OPEC tarafının zayıflaması fiyatlarda daha fazla rekabeti beraberinde getirecek.
TAHVİL FAİZLERİ SERT SIÇRASI
Petrol piyasalarındaki gelişmeler finansal piyasalar üzerinde de baskıya neden oldu. Savaş kaynaklı enflasyon endişeleri tahvil faizlerinde hızlı yükselişe neden oldu. Geçtiğimiz hafta Cuma günü ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi 10 baz puan artarak %4,6 ile son bit yılın en yüksek seviyelerini gördü. Geçtiğimiz hafta açıklana n ABD enflasyon verileri enerji şokunun ABD ÜFE ve TÜFE verileri üzerinde nasıl bir baskıya neden olduğu da ortaya çıktı.
RUSYA'NIN GÖLGE FİLOSU
Rusya, küresel piyasa dalgalanmaları karşısında iç arz istikrarını korumak ve yükselen enerji fiyatlarını dizginlemek amacıyla 1 Nisan'dan itibaren benzin ihracatını yasaklamayı planlıyor. Batı yaptırımları ile mücadele eden Rusya adeta arka kapılardan dolanarak doğal gaz ve petrol ihraç etmeye ve gelir elde etmeye devam ediyor.
G7 ülkelerinin Aralık 2022'de Ukrayna'ya yönelik saldırıya yanıt olarak uygulamaya koyduğu petrol fiyat tavanı aşmak için Rusya gölge bir filo oluşturarak elindeki doğal gaz ve petrolü satıyor. Filonun çoğu yaşlı ya da sigortasız gemilerden oluşuyor. Sahipliklerin saklanması için bayrak değişimi yapılıyor. AB gölge gemiler içinde bazı yaptırımları hayata geçirmeye çalıştı. Ancak bu gemiler Avrupa limanlarına gelmiyor, diğer gemilere sevkiyat limanlarda değil, açıkta yapılıyor.
Öte yandan Sibirya'dan başlayıp Moğolistan sınırını geçerek Çin'e ulaşması planlanan Sibirya'nın Gücü 2 Doğalgaz Boru Hattı da unutulmamalı. Böylelikle Sibirya'nın doğalgaz rezervleri Çin'e taşınacak. Proje her ne kadar günümüzde petrol piyasalarını etkileyecek durumda olmasa da Rusya ve Çin'in enerji ithalatında ve ihracatında batıdan kopmaya çalışarak yeni bir alan açma arzusunun kuvvetli bir göstergesi.
TAHVİL FAİZLERİ SERT SIÇRASI
Petrol piyasalarındaki gelişmeler finansal piyasalar üzerinde de baskıya neden oldu. Savaş kaynaklı enflasyon endişeleri tahvil faizlerinde hızlı yükselişe neden oldu. Geçtiğimiz hafta Cuma günü ABD 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi 10 baz puan artarak %4,6 ile son bit yılın en yüksek seviyelerini gördü. Geçtiğimiz hafta açıklana n ABD enflasyon verileri enerji şokunun ABD ÜFE ve TÜFE verileri üzerinde nasıl bir baskıya neden olduğu da ortaya çıktı.
Uzak Doğu'da da tahvil piyasalarında sert artışlar gözlendi. Japonya'da 10 yıllık devlet tahvil getirisi cuma günü yüzde 2,7 artışla son 10 yılın en yüksek değerine ulaştı. Japonya'da da üretici fiyatlarında güçlü duruş Nisan ayında %4,9 ile devam etti. Yükselen enerji fiyatları ve azalan stoklarla maliyet baskıları BoJ'un faiz arıtırım ihtimallerini güçlendirdi.
Almanya'nın 10 yıllık Bund tahvil getirisi %3,1'in üzerine çıkarak Mayıs 2011'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fransa 10 yıllık tahvil getirisi, 15 Mayıs 2026'da %3,80'e yükselerek önceki seansa göre 0,13 puanlık bir artış gösterdi.
Bu tabloya bakıldığında piyasaların uzun vadede faizlerin yüksek kalacağına ilişkin beklenti içinde olduğu söylenebilir. Öte yandan beklentilerin üzerinden gelen enflasyon verilerinin faiz indirim olasılıklarını yavaş yavaş rafa kaldırıyor.
ENFLASYON VE STAGFLASYON ENDİŞESİ
Petrol stoklarının azaldığı ve arz sıkıntılarının devam etmesi beklenirken artan maliyetlerin ülkelerin enflasyon düzeyleri üzerindeki etkisi kendini göstermeye başladı. Arap petrol üreticilerinin Arap-İsrail Savaşı sırasında ABD ve Batılı ülkelere yönelik petrol ambargosu uygulaması sonrasında yaşanan ekonomik şok dünyayı stagflasyon girdabına soktu.
Enerji maliyetlerinin artmasına bağlı olarak dünya ekonomileri ücret-maliyet-fiyat sarmalına girdi. Günümüzde petrol fiyatlarının artışına bağlı olarak durgunluk ve enflasyonun bir araya gelebileceği bir senaryo çiziliyor. Ancak, 1970'li yıllar ekonomisinde Nixon Şoku'nun da etkili olduğu unutulmamalı.