Önceki akşam Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yaptığı iki açıklama siyaset kulislerini sarstı ama asıl bomba CHP'nin içine düştü.
"Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek itirafçı oldu..."
Gürkan Hacır'ın programında verilen bu iki haberin arka arkaya açıklanması, üstüne de Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye geçeceğinin duyurulması CHP yönetimini de tabanını da şoke etti.
Özellikle Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek'in itirafçı kuyruğuna girmesi, diğerleriyle kıyaslanmayacak yeni bir süreci işaret ediyor.
Çünkü biri aracısız ilişkisi nedeniyle, diğeri de babası Muhittin Böcek'in karakutusu olmasıyla direkt CHP Genel Başkanı Özgür Özel'le bağlantılı.
İkisi de "rüşvet, irtikâp ve ihaleye fesat" karıştırmak suçlamasıyla gözaltında. İkisi de özel hayatları, çok tartışılan rezillikleriyle gündemde ve söyleyecekleri her şey Özel'in siyasi yolculuğunu da etkileyecek nitelikte.
Şu ana kadar verdikleri ifadeler, kurdukları ilişkiler, ortaya dökülen belge ve bilgiler dikkate alındığında bu ikilinin itirafları en alt düzeyde kalsa bile CHP için sarsıcı olacak. Böyle giderse o çok tartışılan "mutlak butlan" kararı bile anlamsızlaşır.
Gökhan Böcek'in itirafıyla ilgili ilk sinyali gazeteci Sinan Burhan açıkladı:
"Babam Muhittin Böcek, daha önce 'Genel merkezin maddi istekleri olabilir, yardımcı ol' demişti. Veli Ağbaba seçim döneminde kullanılmak için bir otobüs almamı istemişti. Sonra bu otobüsü aldıklarını söyledi. Veli Ağbaba'nın bilgisi ve talebi dâhilinde 1 milyon euroyu genel merkeze götürdüm. 6. katta Veli Ağbaba'nın bahsetmiş olduğu kişiye teslim ettim."
Daha neler söyleyecek bilemeyiz ama bütün bunları, ortaya saçılan rezillikleri ne 100 yıllık CHP taşıyabilir ne de sivil siyaset... Sırada Özkan Yalım'ın itirafları var. Özgür Özel'i de en çok bu itirafların zorlayacağını düşünüyorum.
Bu gerçeğe rağmen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, hâlâ çıktığı her miting meydanında "Bizim belediye başkanlarımız tertemizdir" dese de müteahhit Adem Soytekin gibi bizzat mahkeme huzurunda "Rüşvet verdim" diyen itirafçıları "iftiracı" olarak suçlasa da artık mızrak çuvala sığmıyor.
İdeolojik açıdan en tutucu CHP'liler bile artık, "jet"giller rezaletinden euro dolu baklava kutularına, transfer edilen milyonlardan bedavaya alınan villalara ve kıyak ihalelere kadar ortaya saçılan kepazeliklerin konuşulmasından bıktı. Artık CHP'liler fısıltıyla da olsa kendi aralarında, "Organize işler bunlar..." demeye başladı.
Bu yüzden artık meydanlar tıklım tıklım dolmuyor, Silivri'ye parti "git" dese de ayakları gitmiyor, anketlerde yüzde 10'lara varan oy kaybı devam ediyor.
Neden? Sırf bir kişinin hizmet etmeden ele geçirmek istediği "o makam" için, kurduğu kirli "sistem" için...
İş öyle bir noktaya vardı ki, Atatürk'ün koltuğunda oturmakla övünen Özgür Özel, CHP'lilerin birinci hedefi oldu. Baksanıza ihraç edilse de 40 yıllık CHP'li Berhan Şimşek, olup bitenlere dayanamıyor, bugüne kadar CHP tarihinde hiçbir genel başkana yapılmayan ağır bir suçlamada bulunuyordu:
"İnkâr ve çıkar ilişkileri, tarih önünde mutlaka çözülür. Özkan Yalım, Gökhan Böcek'in itirafçı olduğu altyazısı geçiyor, sıra büyük yerde oturan, küçük sazanda. Kod adı, uçurumu gördüğünde kuş, suyu gördüğünde balık olan Ö.Ö'dür."