'Yürü Anca Gidersin', 'Delikanlım' ve 'Vazgeçtim' gibi şarkılarıyla kalplere dokunan Yıldız Tilbe, sadece güçlü yorumuyla değil esprili kişiliği ve açıklamalarıyla da magazin gündeminde sıkça yer alıyor. Son olarak sahne aldığı mekanda altın takılarıyla dikkat çeken Tilbe, yine esprili çıkışıyla geceye damga vurdu.
Arabesk müziğin güçlü ve kendine has seslerinden biri olan Yıldız Tilbe, tarzı ve enerjik performanslarıyla sık sık magazin gündemine geliyor.
Güçlü sesi, samimi yorumları ve sahnedeki enerjisiyle adından söz ettiren usta sanatçı, son olarak sahnede hayranlarıyla buluştu.
Hafızalara kazınan hit şarkılarını seslendiren Tilbe, sadece müzik ziyafeti çekmekle kalmadı kendine has esprili kişiliğiyle de yine magazin gündemine oturdu. Sahne tarzı ve boynundaki ile kolundaki dikkat çeken altınlarıyla göz kamaştıran ünlü sanatçı, takılarına yönelen meraklı bakışların ardından sahnede adeta espriyi patlattı. Kendisinden taviz vermeyen neşeli tavrıyla salonu kahkahaya boğan Tilbe, "Tek yıldız benim. En değerli benim. O takılara takılmayın" sözleriyle geceye damgasını vurdu.
Genç yaşlarında kendi ayakları üzerinde duran Tilbe, tezgahtarlık, pazarlamacılık ve çocuk bakıcılığı gibi farklı işlerde çalışarak hem ailesine destek olmuş hem de hayata dair önemli deneyimler kazanmış.
Peki siz diğer ünlü isimlerin oyunculuğun yanında hangi mesleklerde boy gösterdiğini biliyor musunuz?
Çakallarla Dans filminde Köfte Necmi karakteriyle hafızalara kazınan Timur Acar, Bursa'nın İznik ilçesi Aydınlar Mahallesi'nde bin 800 metrekare zeytinlik satın aldı.
2006-2009 yılları arasında ekranlarda yayınlanmaya başlayan Selena dizisi, 3 sezon boyunca herkesi ekran başına kilitlemişti.
Başta Sinem Kobal olmak üzere, Gizem Güven, Cansu Demirci, Hazal Kadak ve Hazal Şenel'in gibi genç isimlerin yer aldığı dizi, bitmesine rağmen uzun bir süre hafızalardan silinmemişti.
Oyunculuk kariyerinin yanında hayalini kurduğu kafeyi açarak farklı bir sektöre adım atan Şenel, sosyal medyada kısa sürede gündem oldu.
1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses'in hayatı, doğduğu anda bile kolay olmamıştır.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.