Milyonların sevgilisi Esra Erol ve iş insanı Ali Özbir'in aşk yolculuğu, adeta bir romantik komedi filmini andırıyor. Bir ortak arkadaş vesilesiyle başlayan ve MSN ekranlarında saatler süren o yazışmalar, sabırla geçen o kadar yılın ardından Türkiye'nin konuştuğu o canlı yayın nikahına nasıl uzandı? İşte ünlü çiftin romantik tanışma hikayesi...
Bugün ekranların en sevilen ismi olan Esra Erol ile iş insanı eşi Ali Özbir'in sarsılmaz aşkı, aslında yıllar önce bir bilgisayar ekranının başında, satırlara dökülen kelimelerle filizlendi.
Takvimler 2005 yılını gösterdiğinde, ortak bir arkadaşları vesilesiyle yolları kesişen ikili, adeta bir romantik komedi filminin başrol oyuncuları gibi ilk adımlarını attılar.
O dönem henüz televizyon dünyasının ışıklarıyla tanışmayan ve bir şirketin halkla ilişkiler departmanında görev yapan Esra Erol, Ali Özbir ile uzun ve heyecan dolu bir flört dönemine girdi. Günümüzün hızlı tüketilen aşklarının aksine, onların köprüsü o yılların en popüler mesajlaşma araçları oldu. Saatlerce süren yazışmalar, samimi şakalaşmalar ve kalpten gelen itiraflarla örülü bu dijital bağ, tam altı yıl boyunca sabırla işlendi.
Yıllar süren bu bekleyişin ardından evlilik kararı alan çift, mutluluklarını milyonlarla paylaşmak için unutulmaz bir sürprize imza attı. Nikahlarını canlı yayında kıyma kararı alan ikili, izleyenleri hem güldüren hem de duygulandıran bir skeç hazırladı.
Ali Özbir, stüdyoya bir "damat adayı" olarak konuk olurken; Esra Erol ise telefonla yayına bağlanarak kendi eşine talip oldu.
İlk kez o an karşılaşıyorlarmış gibi birbirlerine yönelttikleri sorular ve paylaştıkları hayaller, Türk televizyon tarihinin en ikonik anlarından biri olarak hafızalara kazındı.
AŞKLARIYLA HAYRAN BIRAKAN BİR DİĞER ÇİFT: NESLİHAN ATAGÜL VE KADİR DOĞLU
İkili ilk kez 2013 yılında yayınlanan "Fatih Harbiye" dizisinin setinde bir araya geldi. Dizide partner olan çiftin kamera arkasındaki uyumu kısa sürede gerçek hayata da yansıdı.
Kadir Doğulu, Neslihan'ı ilk gördüğü anda "çarpıldığını" dile getirirken, Atagül ise eşine dair ilk izlenimlerini, "Merhameti, vicdanı, set ekibiyle kurduğu uyum ve disiplini beni çok etkilemişti" sözleriyle anlatıyor. Ancak ikisinin de kabul ettiği gibi, bu aşkın ilk adımını atan taraf Neslihan oldu.
HER ŞEY BİR MASAJLA BAŞLADI!
Doğulu, o günleri "Etrafında pervane gibi dolanıyordum, sonra kendimi toparladım ve uzaktan gözlemlemeye başladım. Bir gün çok yorgundum, koltukta oturuyordum, Neslihan omzuma ve boynuma masaj yaptı. İşte o an tamamen bitmiştim" diyerek hatırlıyor. Atagül ise bu anı "Aslında ilk ben tavladım" diyerek doğruluyor.
SETTE BAŞLAYAN BİR DİĞER AŞK: ÖZGE GÜREL VE SERKAN ÇAYOĞLU
Türk televizyonunun en gözde çiftlerinden Özge Gürel ve Serkan Çayoğlu, aşklarını 2022 yılında İtalya'da yaptıkları romantik düğünle ölümsüzleştirmişti. Ancak bu masalsı evliliğin başlangıcı çok daha eskiye, 2014 yılına uzanıyor. İkilinin yolları, o dönem milyonları ekran başına kilitleyen Kiraz Mevsimi dizisinin setinde kesişmişti.
Yıllar geçse de birbirlerine duydukları sevgi hiç eksilmedi. Çift, verdikleri röportajda aşklarının perde arkasını anlattı.
Serkan Çayoğlu, Özge Gürel'i ilk gördüğü anı hâlâ dün gibi hatırladığını söyledi. Ünlü oyuncu, "Bu delilik, nereye düştüm böyle demiştim. Seke seke gezen, enerjisi yüksek biri. Ama sıcak mı emin olamıyorsunuz; çünkü bir yandan da tersi pis duruyor. Benden çok farklı bir aurası vardı. Ne olduğunu anlamadan âşık oldum, onun da bana âşık olması için çok uğraştım." sözleriyle duygularını dile getirdi.
Peki Özge Gürel ne düşünüyor? Güzel oyuncu, aşklarının planlı bir şekilde gelişmediğini özellikle vurguluyor:
"Ben hiç o kadar öngörülü değildim. Bu dönüşüm benim için çok sonra oldu. Tam da olmaz dediğim bir anda âşık oldum. Bu ilişkide hiçbir şeyi zorlamamıza gerek kalmadı. Çünkü ayrı kalamıyorduk. Bir şekilde beraber kalmanın yolunu bulduk."
Çiftin birbirine duyduğu hayranlık hâlâ ilk günkü gibi. Özge Gürel, eşini anlatırken duygusal ifadeler kullandı:
"Dünyaya karşı satmaya çalışmadan, karşılığını umursamadan öyle içten bir samimiyeti ve merhameti var ki hayranlığım hiç geçmiyor. Film izlerken ağlıyorum diye bana gülüyor, gece üşümeyeyim diye yorganla dürüm yapmaya çalışıyor."
Serkan Çayoğlu ise eşine olan sevgisini şu sözlerle dile getirdi:
"Sinirlensin, mutlu olsun, üzülsün fark etmez; duygularından hiç kaçmaz. Özge bulunduğu yere aydınlık getiriyor. Çok güçlü, çok akıllı, çok güzel, çok merhametli. Ne yapıyorsa bir incelik katıyor."
Elbette onların da zaman zaman tartışmaları oluyor. Ancak Çayoğlu'na göre bu kavgalarda hep o geri adım atan taraf:
"Bunların uzun sürdüğü söylenemez ama genelde ilk yumuşama benden geliyor. Hatta sonunda hep haksız çıkıyorum. Haklı olsam da haksız çıkıyorum. Bizde kimin haklı olduğu değil, çözüme odaklanmak önemli."