Güzelliğiyle olduğu kadar oyunculuğuyla da Türkiye'nin en sevilen isimlerinden biri haline gelen Fahriye Evcen'in keşfedilme hikâyesi adeta bir film senaryosunu andırıyor. Bugün milyonların tanıdığı, sayısız dizi ve sinema projesinde başrol üstlenen Evcen'in hayatını değiştiren o an, tesadüflerin gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor. İşte o ilginç tesadüf!
1986 yılında Almanya'nın Solingen kentinde dünyaya gelen Fahriye Evcen, çocukluğunu Almanya'da geçirdi.
Almanya Düsseldorf Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde eğitim görürken, ailesiyle birlikte Türkiye'ye tatile geldiği bir dönemde hayatının dönüm noktasını yaşayacağını asla tahmin etmiyordu.
Tatil sırasında Oya Aydoğan'ın sunduğu bir televizyon programına seyirci olarak katılan Evcen, güzelliği ve zarafetiyle Aydoğan'ın dikkatini çekti.
İbrahim Mertoğlu'nun desteğiyle televizyon dünyasına ilk adımını atan Evcen, "Asla Unutma" adlı dizide yardımcı bir rolle ekrana geldi. Ardından "Hasret" dizisinde oynayarak kısa sürede dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.
Fakat asıl çıkışını, 2006 yılında yayın hayatına başlayan ve dört sezon boyunca ekranlara damga vuran "Yaprak Dökümü" dizisindeki "Necla Tekin" karakteriyle yaptı. Bu dizi sadece Evcen'in oyunculuk kariyerini değil, onu Türkiye'nin tanıdığı bir yıldız haline getirdi.
Oyunculuğa adım attıktan sonra Almanya'daki eğitimini yarıda bırakan Evcen, Türkiye'ye annesiyle birlikte yerleşti. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümünden mezun olarak akademik hayatını da Türkiye'de tamamladı. Bu yönüyle sadece ekranlarda değil, eğitim hayatında da başarısını sürdüren bir isim oldu.
Ve bugün, milyonların sevgilisi olan Fahriye Evcen, o gün başlayan yolculuğuna başarılarla dolu adımlarla devam ediyor.
PEKİ SEDA SAYAN'IN NASIL KEŞFEDİLDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Türk televizyonlarının "Sabahların Sultanı" olarak hafızalara kazınan Seda Sayan, bugüne dek şarkıcılık, oyunculuk ve sunuculuk kariyerindeki başarılarıyla adından sıkça söz ettirmeyi başardı. Ancak onun yıldızlığa giden yolculuğu hiç de kolay olmadı. Peki Seda Sayan'ı kim keşfetti? Ünlü sanatçı nasıl şöhrete kavuştu? İşte bir düğün salonundan Maksim Gazinosu'na, oradan ekranların en sevilen yüzlerinden biri olmaya uzanan hikâyesi…
Asıl adı Aysel Gürsaçer olan Seda Sayan, 30 Aralık 1962 tarihinde İstanbul Eyüpsultan'da dünyaya geldi. Müzik kariyerine düğün salonlarında şarkı söyleyerek başladı. Ardından uvertürlük yaparak küçük gazinolarda sahneye çıkan Sayan, assolist Cemal Coşar ile bir dönem şan çalıştı. Ancak onun kaderini değiştiren iki önemli isim vardı: Biri dönemin popüler organizatörü Turgut Akyüz, diğeri ise dev yapımcı Türker İnanoğlu.
Türker İnanoğlu'nun önerisiyle Seda Sayan'ı sahneye çıkartan Aslan, onu Harika Avcı ile birlikte eğiterek Maksim Gazinosu'nda assolist yaptı. Bu adım, hem Seda Sayan'ın hem de Türk gazino tarihinin dönüm noktalarından biri oldu.
Fakat bu hikâyeye ilginç bir detay daha eklendi: Ünlü şarkıcı Kibariye'nin yaptığı bir açıklamaya göre, Seda Sayan'ı ilk o keşfetmişti. Kibariye'nin ifadesiyle, bir gün bir butiğe kazak almaya gittiğinde orada tezgahtarlık yapan Sayan'la karşılaşmış.
Güzelliği karşısında "41 kere maşallah" dediğini belirten Kibariye, "Sen buraya yakışmıyorsun, sesin var mı?" diye sormuş. Azıcık şarkı okuyan Seda Sayan'ın sesinden etkilenen Kibariye, onu alt kadroya almış. Böylece Sedoş'un sahneyle ilk ciddi teması gerçekleşmiş.
Seda Sayan sahnelerde elde ettiği başarıyı albümleriyle perçinledi. 1983 yılında Aysel Gül adıyla çıkardığı ilk albüm "Yandı Pilav Tavası"ndan bu yana onlarca albüm ve hit şarkıya imza attı. "Ah Geceler", "Bebeğim", "Gecelerce Ağlarsın Unutma" gibi parçalarla geniş bir hayran kitlesine ulaştı.
Oyunculuğa da el atan Seda Sayan; Yorgun, İmparator, Sırtımdan Vuruldum, Akasya Durağı ve Jet Sosyete gibi yapımlarda rol aldı. Fakat onu halkın evine sokan asıl şey televizyon sunuculuğuydu. "Sabah Sabah Seda Sayan", "Sabahların Sultanı Seda Sayan"gibi programlarla ekranların vazgeçilmez ismi oldu.