Özellikle bitmek bilmeyen çay ikramları, misafirperverliğin boyutu ve yemek sonrası kurulan zengin sofralar karşısında yaşadığı şaşkınlığı dile getiren May, Türk insanının sıcaklığına da ayrı bir parantez açtı. Paylaşımı kısa sürede büyük ilgi görürken, takipçileri de yorumlarda kendi deneyimlerini paylaşarak sohbete katıldı.
Jessica May, Türkiye'de günlük yaşamın vazgeçilmez alışkanlıklarını esprili bir dille anlatmaya devam ediyor. Özellikle yemek sonrası içilen çayın adeta yazılı olmayan bir kural gibi görülmesine dikkat çeken oyuncu, "Yemek bittikten sonra hemen çaylar geliyor. Çay içmeden sofradan kalkmak neredeyse imkânsız.
Üstelik çoğu kişi bunun sindirime iyi geldiğini söylüyor" sözleriyle şaşkınlığını paylaştı. Brezilya'da böyle bir geleneğin olmadığını belirten May, bu alışkanlığın kendisi için oldukça ilginç olduğunu ifade etti.
Ev ziyaretlerinde karşılaştığı bir diğer kültürel farkın ise kapı önünde ayakkabı çıkarma geleneği olduğunu söyleyen May, Brezilya'da misafirlerin ayakkabıyla eve girmesinin doğal karşılandığını vurguladı.
Türkiye'de ise eve adım atmadan önce ayakkabıların çıkarılmasının başta kendisini şaşırttığını, ancak zamanla bu geleneğe alıştığını ve hatta oldukça hijyenik bulduğunu dile getirdi. Samimi anlatımıyla takipçilerini hem güldüren hem de kültürel farklılıkları düşündüren oyuncunun paylaşımı büyük ilgi gördü.
Jessica May, Türkiye'de günlük yaşamın farklı yönlerini anlatırken trafikteki korna kullanımına da değindi. Brezilya ile kıyaslandığında Türkiye'de sürücülerin kornayı çok daha sık kullandığını belirten May, "Burada korna çalmak neredeyse iletişim kurma yöntemi gibi" sözleriyle şaşkınlığını esprili bir dille ifade etti. Bu durumun başta kendisini şaşırttığını ancak zamanla alıştığını söyledi.
Türk mutfağına ise ayrı bir parantez açan oyuncu, özellikle kalabalık ve çeşit çeşit yemekle donatılmış sofralardan çok etkilendiğini dile getirdi. "Sofra o kadar dolu oluyor ki bazen tabağını koyacak yer bulamıyorsun" diyerek Türkiye'deki yemek kültürünün zenginliğine vurgu yaptı. Lezzet çeşitliliği ve paylaşım kültürünün kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirten May, Türkiye'ye dair gözlemlerini takipçileriyle paylaşmaya devam ediyor.
Jessica May, Türkiye'de en çok şaşırdığı konulardan birinin de kahvaltı kültürü olduğunu dile getirdi. Brezilya'daki sabah sofralarının oldukça sade olduğunu belirten oyuncu, "Bizde kahvaltı genelde kahve, küçük bir ekmek, tereyağı ve peynirle sınırlı. Türkiye'de ise masa baştan sona dolu oluyor" sözleriyle iki ülke arasındaki farkı anlattı.
Türk kahvaltısındaki çeşitliliğin kendisini ilk gördüğünde hayrete düşürdüğünü söyleyen May, peynirlerden zeytinlere, sıcak lezzetlerden reçellere kadar uzanan geniş yelpazenin adeta bir ziyafeti andırdığını ifade etti. Türkiye'de kahvaltının sadece bir öğün değil, aynı zamanda keyifli bir sosyal ritüel olduğunu vurgulayan oyuncu, bu kültürel zenginliği büyük bir hayranlıkla karşıladığını belirtti.
Jessica May'in yaptığı bu paylaşımlar, Türkiye'deki günlük yaşamı ve kültürel detayları eğlenceli bir perspektiften ele almasıyla dikkat çekti. Samimi anlatımı ve esprili dili sayesinde hem Türkiye'de yaşayanların hem de yurt dışındaki takipçilerinin ilgisini toplamayı başardı.
Bu tarz içerikler, Türkiye'nin hem geleneksel alışkanlıklarını hem de modern yaşam dinamiklerini yabancı bir gözle görmek isteyenler için farklı ve keyifli bir bakış açısı sunuyor. Kültürel farklılıkların mizahi bir dille aktarılması ise paylaşımları daha da ilgi çekici hale getirerek sosyal medyada geniş yankı uyandırıyor.