Bir dönemin en sevilen dizilerinden Bücür Cadı'nın "Şehriye Teyze"si ile ilgili beklenmedik kötü haber sevenlerini üzdü! Yıllardır ekranlardan uzak bir hayat süren Yeşilçam'ın zarif yıldızı Sezer Güvenirgil'in sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi gördüğü ortaya çıktı. Güvenirgil'in duygusal paylaşımı, hem geçmişin sıcak anılarını canlandırdı hem de hayranlarını endişelendirdi. İşte usta oyuncunun sevenlerini hüzne boğan o paylaşım ve bilinmeyen sağlık süreci...
Bir dönemin unutulmaz yapımlarından biri olan Bücür Cadı dizisinde canlandırdığı "Şehriye Teyze" karakteriyle hafızalara kazınan usta oyuncu Sezer Güvenirgil, sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldı.
Uzun süredir gözlerden uzak, sakin bir yaşam süren Güvenirgil'in hastanede tedavi gördüğü öğrenildi.
Usta oyuncu, hastane odasından yaptığı paylaşımda hem sağlık durumuna dair ipucu verdi hem de tedavisini üstlenen doktora teşekkür etti. Güvenirgil paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"Hayatımda tanıdığım en şefkatli ve hocalık vasfına en mükemmel şekilde sahip olan çok sevgili ve çok sevimli olan hocamla karşılaştırdı hayat beni. Çok şanslı olduğuma inanıyorum. Göstermiş olduğunuz hekimlik örneğine teşekkür ediyorum. Allah yokluğunuzu göstermesin."
Sezer Güvenirgil, yalnızca televizyon dizileriyle değil, aynı zamanda Yeşilçam'ın altın çağında da önemli bir yere sahip bir isimdi. 1960'lı ve 70'li yıllarda sinemanın aranan yüzlerinden biri olan sanatçı, güzelliğiyle de dikkat çekmişti.
1966 yılında Türkiye Güzellik Yarışması'nda üçüncü, aynı yıl Ses Dergisi'nin düzenlediği Sinema Artisti Yarışması'nda ise birinci seçilerek büyük bir çıkış yakalamıştı.
Oyunculuk kariyerine 1963 yılında başlayan Sezer Güvenirgil, kısa sürede sinema dünyasında kendine sağlam bir yer edindi. Birçok Yeşilçam filminde rol aldıktan sonra zamanla televizyon dizilerine yöneldi.
Sevenleri, sosyal medya üzerinden geçmiş olsun dileklerinde bulunarak dualarını eksik etmiyor. Sanatçının sağlık durumuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmamış olsa da, hayranları iyi haberlerin gelmesini umut ediyor.
90 YAŞINDA ZAMANA MEYDAN OKUYAN YILDIZ: İZZET GÜNAY!
İzzet Günay, 21 Ağustos 1934 tarihinde İstanbul'un Sarıyer ilçesinde dünyaya geldi. Babası Şirket-i Hayriye'de iskele memuru olarak görev yapıyordu. İlk öğrenimini Deniz Koleji'nde tamamlayan Günay, Haydarpaşa Lisesi'nde Seyfi Dursunoğlu ile arkadaşlık yaptı. Lise yıllarında amatör tiyatroya ilgi duymaya başlayan Günay, bu ilgisini Yeşilay Gençlik Kolu'nda sürdürdü.
İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğü'nde teknik ressamlık yaptıktan sonra bir süre dans hocalığı yaptı. Askerlik dönüşü linyit ticaretiyle ilgilendi. 1957 yılında, gazete ilanı ile Dormen Tiyatrosu'na katıldı ve burada profesyonel oyunculuğa adım attı. İlk olarak "Kara Ağaçlar Altında" adlı oyunda ufak bir rolde sahneye çıkan Günay, 1957-1963 yılları arasında birçok tiyatro oyununda rol aldı.
Sinema kariyerine 1958 yılında "Kırık Plak" adlı filmle başlayan İzzet Günay, 1964'te başrolünü üstlendiği "Varan Bir" filmi ile büyük çıkış yaptı.
Aynı yıl, 1. Altın Portakal Film Festivali'nde "Ağaçlar Ayakta Ölür" filmiyle "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı. 1970'li yıllarda sinemada önemli projelere imza atan Günay, sonraki yıllarda az sayıda yapımda yer aldı. Ayrıca Türkan Şoray ile başrollerini paylaştığı "Vesikalı Yarim" filmi, tüm Türkiye'nin hafızalarına kazınan "Halil" karakteriyle özdeşleşmesini sağladı.
Antika ve koleksiyonculuğa olan ilgisi, onu 1985 yılında antika dükkanı açmaya yöneltti. Pul biriktiriciliğinden başlayarak para, madalya ve madalyon koleksiyonculuğuna da ilgi gösterdi.
Birçok ödüle layık görülen Günay, 2002 yılında 39. Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü", 2013'te ise 20. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı.
İŞTE İZZET GÜNAY'IN SON HALİ!
Günümüzde ise İzzet Günay'ın 90 yaşına gelmesine rağmen adeta kendisine hayran bırakan son hali ise gündem oldu. İşte o son hali…
Yeşilçam'ın unutulmaz yıldızı, güzelliğiyle bir döneme damga vuran Bahar Öztan'ın arkasında bıraktığı hayat hikâyesi, sandığınızdan çok daha hüzünlü... Parıltılı ekranların ardında; hastalıklarla, ayrılıklarla ve sessiz mücadelelerle dolu bir yaşam... 61 yaşında hayata veda eden Bahar Öztan'ın gözlerden uzak son yılları, herkesin yüreğine dokunacak türden.
Ardından modelliğe ve oyunculuğa adım atan sanatçı, Elidor reklamıyla ilk kez ekranlarda boy gösterdi. Gamzeli Güzeli lakabıyla tanınan Öztan, yaklaşık 30 reklam filminde rol aldı. 1977 yılında "Çırılçıplak" filmiyle sinemaya adım atan Bahar Öztan, 1980'li yıllarda "Doktor Civanım", "Kanlı Nigar" ve "Orta Direk Şaban" gibi Yeşilçam'ın klasikleşmiş filmlerinde rol aldı.
Kemal Sunal ile başrolleri paylaştı. 1987'de şarkıcılığa da başlayan Öztan, yurt içi ve yurt dışında sahne aldı. 1991'de mimar Yavuz Çolak ile evlenen oyuncu, aynı yıl Bodrum'da bir butik otel açtı. 1996'da oğlu Yiğit'i dünyaya getirdi.
2001-2007 yılları arasında Amerika'da yaşadı. Türkiye'ye döndükten sonra birkaç dizi ve reklam projesinde yer aldı. Sanat hayatı boyunca 60'a yakın film ve dizide rol alan Bahar Öztan, Yeşilçam'ın en özel kadın oyuncularından biri olarak hafızalarda yer etti.
Bahar Öztan, sekiz yıl boyunca kolon kanseriyle mücadele etti; hastalık tekrar nüksettiğinde yeniden tedavi sürecine girdi. Fiziksel olarak yorgun, ruhen ise çökmüş hissettiğini belirtti ancak moralini yüksek tutmaya çalıştı çünkü bu hastalığın en büyük düşmanının stres ve üzüntü olduğunu vurguladı.
Bu zorlu yıllarda en büyük desteği, hem arkadaşı hem de doktoru gibi gördüğü 27 yaşındaki oğlu oldu. Üzüntüleri içine atmanın hastalığı tetiklediğini, hayatın üzülmek için çok kısa olduğunu ifade etti.
Oyunculuğa dönmeyi çok istese de hastalığın belirsizliği nedeniyle projelere katılamadı; özellikle bir polisiye yapımda yer almayı hayal etti.