Cihangir Ceyhan, 6 Şubat 1989 yılında Adana'da ailesinin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi.Baba tarafından aslen Elazığlı, anne tarafından Diyarbakırlı olan Ceyhan, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul'da iki buçuk yıl kamera önü oyunculuk eğitimi aldı.
Eğitiminin ardından doğup büyüdüğü Adana'ya dönen Ceyhan, burada yer aldığı projesiyle dikkatleri üzerine çekti.
2019 tarihinde Fatma Funda Kurt ile evlenen Ceyhan, 6 Şubat 2020 tarihinde oğlu İlhan Cihangir'i kucağına aldı.
"HAYAT BENİM İÇİN HAVALI VE PARALI GEÇTİ"
Ceyhan, "2019'da İstanbul'a geldiğimden geçtiğimiz Ağustos ayına kadar sürekli çalıştım. Kafamda kendimle alakalı bir şeyleri muhakeme edebileceğim bir süreç yoktu önümde. Hayat benim için çok başarılı, keyifli, havalı ve paralı geçti. Ama buralarda şaşırmamak lazım. Geçtiğimiz beş aylık dönem kendimi iyileştirebileceğim, kendimle iletişim kurabildiğim bir dönem oldu" dedi.
Kariyer yolculuğunda kendini yeniden geliştirdiğini belirten Ceyhan, eğitim almaya başladığını da belirtti.
Başarılı oyuncu bu durum hakkında, "Alaylı bir oyuncuyum. Meslektaşım olan birinden şimdi de haftada iki gün oyunculuk üzerine eğitim aldığım, yeniden yazıp çizdiğim çok daha başa döndüğüm, mesleğin bende eskittiği şeylere tekrar dönüp bakabildiğim bir süreçteyim. Efsanevi bir şekilde bana iyi geldi ve beni iyileştirdi. Bildiğim şeylerin tamamından yanıldığım bir dönemde olduğum için insanın altı çizili cümleler söylememesi gerektiğini düşünüyorum açıkçası" sözlerini söyledi.
"YEMEĞİ DIŞARIDA YEMEM, İKİNCİ KIYAFETİ ALMAM"
Hayatında tutumlu olmaya özen gösterdiğini dile getiren ünlü oyuncu, harcamalarla ilgili yaklaşımını şöyle anlattı: "Yaşıyorken yemek lazım ama ailede birisi tutumlu olacaksa o ben olabilirim. Aile hayatımın içinde en çok parayı evlat okuttuğum için oğlum harcıyor. Dışarıda yemek yemeyi sevmem bana çok külfet gelir, bir şeyim varsa ikinciyi almayı da sevmem bu da külfet gelir. Ziyan kültürü yani gerek yok, yoksa fil gibi gider bütün mağazayı sömürürüz ama sonra ne olacak? Delirirsin yani gerek yok."
"GÜNDEN GÜNE BİR ADAMIN BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖRÜYORSUN"
Oğluyla ilişkisi üzerinden babalığa dair düşüncelerini de paylaşan Ceyhan, bu sürecin hem zor hem de öğretici olduğunu vurguladı: "Günden güne bir adamın büyüdüğünü görüyorsun yanında başka birisi oluyor. Kendini de check ediyorsun. İki sene önceki konuşma dilimle şu anki konuşma dilim başka bir yere gidiyor.
Karakteri oturmaya başlayınca sen de nasıl bir baba olduğunu anlamaya başlıyorsun. Babalığı herkese tavsiye ederim."
12 YIL BASKETBOL OYNADIM, BABAM BİR GÜN MAÇIMA GELMEDİ
Kendi babasıyla ilişkisine de değinen oyuncu, sert bir iletişim ortamında büyüdüğünü söyledi: "Sert olmanın hiçbir şey kazandırmadığını gördüm. Naif ve makul olmak iyidir. Babamla karşılıklı iletişim kurarak çözdüğümüz bir şey pek olmadı. O söyler dinlemezdi. Ben 12 yıl basketbol oynadım babam bir gün maçıma gelmedi."
KAVGADA ARAYA GİRERİM
Günlük hayatta olaylara kayıtsız kalamadığını anlatan oyuncu, yaşadığı bir anıyı şu sözlerle paylaştı: "Geçende spordan dönüyordum. Bir komşumuz var naif bir abi. Ters yönden gelen biriyle takışmış adamın gelmesini bekliyordu. Dayak yerdi o yüzden ben de onunla bekledim. Gelen çocuğu da gördüm sert bir çocuk belli. Onu parçalar yani normalde. Ayrılın gibisinden arabulucu oldum.
'İyi tamam komşum işin rast gelsin' diyip gidemem. Ben girdim 10 kişi ayağa kalksın falan benim için çok şehirli işler değil. Zor işler bunlar insan vebali almak falan. 37 yaşında bir abi varsa iyiye yöneltmiyorsa, kimseyi ekmek sahibi yapmıyorsa ne yapayım ben öyle abiyi? Ne konuşacağım ki ben onunla?"