2011 yılında hayatına kaybeden Defne Joy Foster'ın annesi Hatice Foster, yıllar sonra GÜNAYDIN'a çok özel açıklamalarda bulundu.
Astım ilaçlarını alkolle alması nedeniyle hayatını kaybettiği söylenen kızının ölümünü şüpheli bulduğunu belirten acılı anne, o geceye dair iddialarda da bulundu.
Kızınızın vefat ettiğini nasıl öğrendiniz? Bize o geceyi anlatır mısınız?
Ben İstanbul'da yaşamıyorum. Kızım İstanbul'daydı. Kızımın vefatını haberlerde gördüm. O gece kocasıyla Taksim'e gitmişler önce. Sonra iki kız arkadaşı, Defne'yi Fransız Sokağı'na çağırıyor. Eşi gelmiyor, Defne tek başına arkadaşlarının yanına gidiyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise Tolga Karel de dahil Kerem Altan'a gidiyor. Yani o gece Kerem'in evinde Tolga Karel de varmış. Defne'de alerjik astım var. İlaç kullanıyor bunun için. Bende de aynı rahatsızlık var. O gece alkolle birlikte bu ilacı da kullanmış.
İlaçla birlikte alkol alınca reaksiyon yaptı dendi ama ben de kızım da alkolle birlikte kaç defa kullanmıştık. Herhangi bir şey olmamıştı. Kerem Altan denilen adam kızımın ölümüne sebep oldu. Ben böyle düşünüyorum. Reaksiyon yaptı falan yalan, üstünü örtmek için söylediler. Kızım ölümünden kısa bir süre önce Türkiye'de bu terör örgütüne ilk FETÖ diyen kişiydi. Bence talimat verip kızımı öldürtmüş bile olabilirler.
"KIZIMIN ÖLÜMÜNÜ ÖRT BAS ETMEYE ÇALIŞTILAR"
Defne'nin ölümünden sonra Kerem, Amerika'ya taşındı. Ahmet Altan'ın oğlu olduğu için FETÖ kızımın ölümünün üstünü kapattı. O gecenin şahidi Tolga Karel de apar topar Amerika'ya taşındı. Çok enteresan geliyor bana bu durum. Ben kızımı kaybettim, ne Ahmet Altan ne de oğlu başınız sağ olsun bile demedi. Kızımın ölümünde büyük bir ihmal var. Güya sokaklarda doktor aramış. 112'yi arasa kızım kurtulacaktı. Tamamen kızımın ölümünü ört bas etmeye çalıştılar. Ama yaşadığım her gün 'Allah da onlara çektirsin' diyorum. Kerem zaten Amerika'ya gitti diye duydum. Kızım sadece alkol kullanıyordu, hiç uyuşturucu kullanmadı.
Kızınızla en son ne zaman konuşmuştunuz?
Öldüğü gün konuşmuştum. Beni aramıştı. 'Anneciğim nasılsın? Seni çok seviyorum. Bir şeye ihtiyacın var mı? demişti. Beni her gün arar, halimi hatırımı sorardı yavrum.
Torununuzla görüşüyor musunuz peki?
Üvey annesi (Beyza Dankal), önce kızımın kocasını aldı sonra oğlunu aldı, şimdi de Amerika'ya gittiler. Zaten kızımla evliyken damadımla (İlker Yasin Solmaz) ilişkisi varmış. Kızım yaşarken zaten kocası bu kadınla birlikteymiş. Defne'nin son günlerinde kalbi kırık gibiydi. Bana açık açık bir şey söylemedi ama ben hissediyordum. Ben Bodrum'dayım o zaman. Onların da Bodrum'da yaşadıkları dönemde torunumu bana göstermiyorlardı. Arabayla evime 5 dakika mesafede oturuyorlardı.
"TORUNUMUN YÜZÜNE HASRET KALDIM"
Şimdi evli olduğu kadın, torunum Can Kılıç'la ilişki kurmamı engelledi. Defne yaşarken torunuma ben bakıyordum. Öldükten sonra bu kadın yüzünden torunumu göremez oldum. Şimdi de torunumla beni telefonda bile görüştürmüyorlar. Beni tanımıyor torunum. Torunuma o kadın yüzünden ulaşamıyorum. Defne'nin kocası da kızımın davasıyla hiç ilgilenmedi, her şeyden uzak durdu. Bir tek ben kızım için adalet mücadelesi verdim. Defne çok çalışkandı. Evi, bankada parası, altınları vardı. Varlıklıydı. Hepsini kocası aldı. Kızım kocasına çalışmış resmen. Malı mülkü aldı, bari torunumla arama girmeselerdi. Torunumun yüzüne hasret kaldım.
Mahkeme süreci için neler söylemek istersiniz?
Mahkeme sürecinde hakim beni doğru düzgün konuşturmadı bile. Ben mahkemede isyan etmiştim, 'Siz evlat kaybının ne olduğunu biliyor musunuz?' dedim hakime. O da bana 'Sus' dedi. Beni mahkeme salonundan atmak da istedi.
Avukatımız Ersan Taştekin'di. Çok mücadele etti, kızımın ölümü tüm yönleriyle ortaya çıksın diye. Avukatı da yaşlı değildi, şüpheli şekilde öldü.
Çok sağlıklı yaşayan, hayat dolu biriydi. Ben açıkçası öldürülmüş olabileceğini düşünüyorum. Kızımın ölümünün üstü kapatıldı, ben davanın yeniden görülmesini istiyorum. Maddi olarak durumum yok ama. Eğer bu davayı gönüllü şekilde yürütecek güçlü bir avukat olursa, yeniden davanın görülmesini istiyorum. Ben ölmeden adalet yerini bulsun istiyorum. Benden sonra takip edecek kimse yok.