Başarılı performansıyla kariyerinde hızlı bir yükseliş yakalayan Yağmur Yüksel, oyunculuğunun yanı sıra özel hayatı ile de sıklıkla merak ediliyor. Genç yaşına rağmen dikkatleri üzerine toplayan Yüksel, son olarak Instagram hesabından yaptığı paylaşım ile gündeme geldi. Piyano çaldığı anları takipçileriyle paylaşan güzel oyuncu, sevenlerinden tam not aldı.
Yağmur Yüksel, oyunculuk sektörüne ilk adımını 'Kan Çiçekleri' dizisiyle atarak kısa sürede adını geniş kitlelere duyurmayı başarmıştı.
Ekranlardaki doğal oyunculuğu ve enerjisiyle dikkat çeken genç oyuncu, kariyerinde emin adımlarla ilerleyerek başarı basamaklarını tırmandı.
Genç yaşına rağmen sergilediği performansla izleyiciden tam not alan Yüksel, kısa sürede projelerin aranan isimlerinden biri haline geldi.
İŞTE O ANLAR!
Yağmur Yüksel piyano performansıyla büyüledi | Video
Gerek tarzı gerekse samimi paylaşımlarıyla takipçilerinin beğenini kazanan oyuncu, geçtiğimiz günlerde 24. yaş gününü kutlamıştı. Doğum günü pozuna kısa sürede binlerce beğeni ve tebrik mesajı gelirken, Yüksel'in mutluluğu gözlerden kaçmamıştı.
AŞKINI İLAN ETMİŞTİ!
Sadece kariyeriyle değil, özel hayatıyla da ilgi odağı olan genç oyuncu, geçtiğimiz aylarda özel yaşamına dair yaptığı açıklamayla magazin gündemine damga vurmuştu. Yağmur Yüksel, sevgilisi Oktay Ekinci ile olan ilişkisini sosyal medya üzerinden duyurarak aşkını ilan etmişti.
İLK MESLEĞİYLE ŞAŞIRTAN DİĞER İSİM: İBRAHİM TATLISES
1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses'in hayatı, doğduğu anda bile kolay olmamıştır.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma öğrenememesine rağmen hayata tutunmak için çalışmak zorunda kalan Tatlıses, daha çocuk yaşlarda çeşitli işlerde çalışmaya başlamıştır.
Su satıcılığı yapmış, çığırtkanlık yaparak sinemalarda "Haydi buz gibi su!" diye bağırarak insanlara su satmaya çalışmıştır. Bu dönemde karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar onun hayatına yön vermiştir.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.
Adana'da doğup büyüyen Tayfur, çocukluk yıllarından itibaren ailesine destek olmak adına birçok işte çalışmıştı.
EĞİTİM-ÖĞRETİM HAYATINA ARA VERMEK ZORUNDA KALDI
Maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitim-öğretim hayatına ara vermek zorunda kalan sanatçı, geçimini sağlamak için küçük yaşından itibaren ter dökmeye başlamıştı.
Hayatın ona sunduğu bu zorlayıcı yollardan asla pes etmeden ilerleyen Tayfur, farklı işlerde çalışarak deneyimlerine deneyim eklemişti.