Yüz gerdirme işlemi için 200 bin dolar harcadığı iddialarıyla gündemden düşmeyen Ebru Gündeş, estetik sonrası imajıyla da şaşırtıyor. Ünlü şarkıcının son paylaşımında sadece yüzündeki değişim değil, baştan aşağı yenilenen sahne tarzı da dikkat çekti. İşte ünlü sanatçının çok konuşulan yeni stili ve o kareler...
Türkiye'nin en güçlü seslerinden olan ünlü şarkıcı Ebru Gündeş, müzik kariyerindeki yerini uzun yıllardır koruyor.
YÜZÜNÜ NEDEN GİZLEDİĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTI
Bir süredir gözlerden uzak kalan sanatçı geçtiğimiz günlerde sessizliğini bozarak "Şapkasız çıkmadığımız günler" notuyla paylaşım yapmıştı.
Usta sanatçının yüzünü neden kasket takarak gizlediği de ortaya çıkmıştı.
Ebru Gündeş'ten sahnede şaşırtan estetik itirafı: 10 yaş gençleşmiş miyim?
ESTETİKLERİNE 10 MİLYON TL HARCAMIŞ!
Son dönemde yüzüne yaptırdığı estetik dokunuşlarla gündemden düşmeyen Ebru Gündeş, operasyonun maliyetiyle dudak uçuklatmıştı. Bir magazin programında ortaya atılan iddiaya göre; ünlü sanatçının gençleşmek uğruna yaptırdığı yüz gerdirme işlemi için tam 200 bin dolar (yaklaşık 10 milyon TL) harcadığı ileri sürülmüştü.
ESTETİK SONRASI TARZI DA BAŞTAN AŞAĞI YENİLENDİ!
Geçtiğimiz günlerde yaptırdığı estetik işlemlerle adından söz ettiren ve operasyonlar için 200 bin dolar harcadığı ileri sürülen Ebru Gündeş, bu kez yeni stiliyle radara takıldı. "10 yaş gençleştim" diyerek yüzündeki değişimi paylaşan ünlü sanatçının, bu yenilik sonrası gardırobunda da büyük bir değişime gittiği görülüyor.
ŞAPKA DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Son dönemdeki konserlerinde alışılmış ağır abiye elbiseler yerine daha daha farklı kombinler tercih eden usta sanatçı, sahne kostümlerinde radikal bir değişikliğe gitti.
Artık daha çok maskülen takımlar tercih eden Gündeş'in, paylaşımlarına yansıyan şapka aksesuarı ise yeni imajının tamamlayıcısı oldu. Sahnedeki duruşunu modern parçalarla harmanlayan ünlü şarkıcının bu yeni hali, sosyal medyada en çok konuşulanlar arasına girdi. Estetik dokunuşların ardından gelen bu tarz değişikliği, takipçileri tarafından "yeni bir dönem başladı" şeklinde yorumlandı.
"Beraber söylemeye hazırlandığım çok güzel bir konser öncesi" notunu düşerek Instagram hesabından yaptığı paylaşıma kısa sürede binlerce beğeni ve yorum gelen Ebru Gündeş'in son hali takipçileri tarafından da çok beğenilmişti.
Öte yandan Gündeş, müzik dünyasında adeta efsaneleşmiş bir isim. Ancak onun hikayesi sahnedeki parlak kariyerinden çok daha önce başlamış...
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma öğrenememesine rağmen hayata tutunmak için çalışmak zorunda kalan Tatlıses, daha çocuk yaşlarda çeşitli işlerde çalışmaya başlamıştır.
Su satıcılığı yapmış, çığırtkanlık yaparak sinemalarda "Haydi buz gibi su!" diye bağırarak insanlara su satmaya çalışmıştır. Bu dönemde karşılaştığı zorluklar ve haksızlıklar onun hayatına yön vermiştir.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.