Gönülçelen, Kısmet, Yarım Elma gibi projelerle adını geniş kitlelere duyuran ünlü oyuncu Günay Karacaoğlu, katıldığı bir televizyon programında geçmişine dair dikkat çeken ve oldukça kişisel açıklamalarda bulundu. 55 yaşındaki Karacaoğlu, oyunluğu neden seçtiğini ilk kez itiraf etti.
55 yaşındaki oyuncu Günay Karacaoğlu, çocukluk yıllarına uzandıkça aile içindeki bazı duygusal mesafelerin izini sürdüğünü ima ederken, kendisini görünür kılma arzusunun zamanla oyunculuk tutkusuna dönüştüğünü söyledi.
Karacaoğlu, "Büyüdüğüm ev gayet normaldi ama ben istenmeyerek doğmuş bir çocuğum. Hani klasik bir inanış vardır; 'tekne kazıntısı' çocuk çok şımartılır derler ya, bizde hikâye hiç öyle işlemedi. Hiç istenmediğim için ailemde hep bir 'Ben de buradayım' deme çabası içindeydim" dedi.
"SIRF ANNEM VE BABAM BENİ FARK ETSİN DİYE"
Ünlü oyuncu ardından, "Sırf annem ve babam beni görsün, fark etsin diye oyuncu oldum. Hatta bir dönem dansöz olmaya karar vermiştim, kendime 'Alev Yaldız' adını koymuştum" sözlerine yer verdi.
Günay Karacaoğlu, geçmişte yaptığı "Şişko ve kısa boylu olduğum için platonik aşk yaşamaya mecburdum" sözlerine yeniden değinerek bu ifadelerin yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirtti
Oyuncu, "Hiçbir zaman çok bakılan, peşinden koşulası bir tip değildim. Tombuldum ve kısa boyluydum; ondan sonra böyle bir durum oldu tabii ki ama bunu hiç dert etmedim" ifadelerini kullandı.
PEKİ ÜNLÜ İSİMLERİN İLK MESLEKLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç'ın ışıltılı sahnelerden ve pop müziğin zirvesinden önceki hayatı, aslında tam bir "hayat okulu" hikayesi.
İşte başarılı sanatçının çocukken yaptığı işten müzik dünyasının imparatorluğuna uzanan o yolculuğu!
KOCA MUSTAFAPAŞA'NIN DİSİPLİNLİ ÇOCUĞU
16 Şubat 1970'te İstanbul'da dünyaya gelen Serdar Ortaç, aslında Türkiye'nin dört bir yanından gelen zengin bir aile kültürünün içinde büyüdü. Kastamonulu bir baba ve Şanlıurfalı bir annenin oğlu olan Ortaç, İstanbul'un o dönemki samimi dokusunu koruyan Koca Mustafapaşa semtinde büyüdü.
Ancak onun çocukluğu, sadece oyun oynamakla geçmedi. Disiplinli bir aile yapısına sahip olan Ortaç, üretimin ve çalışmanın ne demek olduğunu henüz küçücük bir çocukken babasının yanında öğrendi.
Ortaç'ın akademik kariyeri Amerikan Dili ve Edebiyatı bölümüne kadar uzansa da, içindeki sanat aşkı ve üretim arzusu galip geldi.
RADYO DÜNYASINA ADIM ATTI!
Üniversiteyi yarıda bırakan Ortaç, 90'ların başında Türkiye'de yeni parlayan özel radyoculuk dünyasına adım attı. Radyoda yaptığı programlar sırasında, dinleyicinin hangi kelimeye nasıl tepki verdiğini, hangi ritmin insanları yakaladığını adeta titizlikle gözlemledi.
HİT YAZMANIN "MATEMATİĞİ"
Torna tezgahında öğrendiği o üretim disiplini, radyoculuktan gelen sezgisel güçle birleşince ortaya durdurulamaz bir "hit makinesi" çıktı. 1992 yılına gelindiğinde artık sadece başkalarının şarkılarını çalan bir radyocu değil, kendi besteleriyle müzik endüstrisini sarsmaya hazırlanan bir yıldız adayıydı.
Ancak bugün milyonların ayakta alkışladığı bu büyük ustanın, kameraların ışıklarıyla tanışmadan önce bambaşka bir hayatı vardı.
İLK MESLEĞİ ORTAYA ÇIKTI!
Birçoğumuz onu sadece beyaz perdenin tozunu yutan bir aktör olarak bilsek de, usta sanatçının geçmişi büyük mücadelelerle dolu.
Gerçek ismi Ali Haydar Şen olan usta oyuncu, bugün bile pek az kişinin bildiği o kutsal mesleği icra ediyordu.
ÖĞRETMENLİK, İŞPORTACILIK, DOLMUŞ ŞOFÖRLÜĞÜ...
Sinemanın büyülü dünyasına girmeden hemen önce tam iki sene boyunca Muş'ta sınıf öğretmenliği yapan Şener Şen, hayatının o döneminde sadece ders anlatmakla kalmadı gençlik yıllarında dolmuş şoförlüğünden işportacılığa kadar birçok farklı alanda alın teri döktü.
MEMİK DEDENİN GERÇEK MESLEĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Türk televizyon tarihinin en çok izlenen ve unutulmaz yapımları arasında yer alan Yabancı Damat dizisinde, Gaziantepli Memik Dede karakterine hayat vererek 7'den 70'e herkesin sevgisini kazanan usta sanatçı Arif Erkin, bu kez bambaşka bir konuyla gündeme geldi.
Ekranlarda sergilediği bilge ve sempatik tavırlarıyla hafızalara kazınan usta ismin hayatını kaybetmesi, sanat camiasında derin bir üzüntü yaratmıştı.