Gırgıriye müzikali sahnelenmeye başladığı ilk günden bu yana farklı skandallarla adından söz ettiriyor! Koltuk krizi, izleyici-yapımcı kavgası derken GÜNAYDIN son olarak provalar sırasında yaşanan bir kazayı gündeme getirmişti. Üzerine dekor düşen bir çalışan sigortasız olduğu için hastaneye götürülemediği öğrenilmişti.
50 KİŞİNİN SİGORTASIZ OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTI!
Dahası ekipte görevli 50 kişinin de yaralanan işçi gibi sigortasız çalıştırıldığı ortaya çıkmıştı. Bu skandal, sanat dünyasında Müjdat Gezen'in itibarını sarsmıştı! Her fırsatta "Hak, hukuk, adalet" sloganları atan Gezen'in gerçekte kendisi için çalışan emekçilerin canını hiçe saydığının ortaya çıkması tepkiyle karşılanmıştı.
TALİMAT VERDİ
Müjdat Gezen ifşa olunca yerle bir olan karizmasını düzeltmek için tüm çalışanlarına mesaj göndererek "Evraklarınızı hazırlayın SGK girişleriniz yapılacak" talimatı verdi.Sahne önünde emek övülür, sahne arkasında emekçi unutulur. Oyuncu alkış alır, kostümcü görünmez.
Teknik ekip gece yarısına kadar çalışır, ama adı afişte bile yazmaz. Daha kötüsü, bazı yerlerde hâlâ sigorta gibi en temel haklar lüks gibi görülür. Oysa sanat kurumları yalnızca oyun sergileyen yerler değildir; aynı zamanda örnek olması gereken yapılardır.
Hele ki yıllardır toplumsal mesaj veren, gençlere yol gösterdiğini söyleyen merkezler için Müjdat Gezen gibi bir isim için bu sorumluluk kat kat fazladır. Perde bir gün kapanır, dekor sökülür, alkış diner… Gerçek sanat, yalnızca sahnede oynanan değil; kuliste çalışan emekçiye de hakkını veren sanattır.
Bu yüzden kimse kimsenin hakkını yememelidir. Gezen'in geç de olsa yanlış yoldan dönmesinde bir katkım olduysa ne mutlu bana!
GÜNAYDIN yazarı Ömer Karahan, Müjdat Gezen'i geri adım atmaya iten süreci daha önce şu şekilde kaleme almıştı;
Sanatın sahnesi ışık ister, emek ister, disiplin ister. Ama galiba bazı sahnelerde en çok eksik olan şey vicdan. Müjdat Gezen'in yıllardır adını taşıyan, bir dönem sanatın okulu diye anılan kurumundaki 50 kişinin yer aldığı 'Gırgıriye' müzikalinde olaylar bitmiyor. Yok mekan, yok koltuk, yok bilet, yok performans üzerine günlerdir eleştiriler devam ederken bu sefer büyük bir skandal patlak verdi. Çarşamba akşamı sahnelenen oyunda bir metin yok. Doğaçlama değil, trajik bir gerçek var: Dekor çöktü, bir oyuncu yaralandı. Normal bir ülkede bu cümleden sonrası prosedürdür. Ambulans çağrılır, hastaneye gidilir, kayıt tutulur, sorumluluklar incelenir.
UCUZ EMEK DÜZENİ
Burada ne oluyor? Yaralı oyuncu hastaneye bile götürülmüyor. 'Oradaki imkanlarla' müdahale ediliyor. Sanki tiyatro değil de mahalle arası halı saha. Müjdat Gezen gibi bir ismin gölgesinde yürüyen bir kurumda, yaralanan bir oyuncunun hastaneye götürülmemesi başlı başına bir utançtır. Ama asıl mesele dekorun düşmesi değil. Asıl mesele, o dekorun altında kalan insanın sistemde hiç var olmaması.
İddia şu; Gırgıriye Müzikali'nde hem sahnede hem de teknikte yer alan Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne (MSM) bağlı olan 50 kişi sigortasız... Evet, yanlış okumadınız. Türkiye'de tiyatro dediğimiz yapı, hâlâ gönüllülükle profesyonellik arasında sıkışmış ucuz emek düzeninden beslenmeye devam ediyor.
DÜPEDÜZ SORUMSUZLUK
Perde açılıyor, alkış geliyor, sosyal medyada "ne güzel oyun" diye story atılıyor... Ama o sahnenin arkasında çalışan insanların yasal olarak hiçbir güvencesi yok. Bu artık romantik bir sanat fedakârlığı hikâyesi değil. Bu, düpedüz sorumsuzluk. Sanat kurumları yıllardır kendilerini kutsal bir alan gibi sunmayı seviyor. "Biz sanat yapıyoruz" cümlesi, nedense iş hukuku söz konusu olunca sihirli bir bahaneye dönüşüyor.
Oysa sanat, insanı yüceltmekle övünürken, insanın en temel hakkını yok sayamaz. Sigortasız çalıştırılan bir oyuncu ne demek biliyor musunuz? Yaralandığında geçmiş olsundan fazlasını alamayan insan demek. Sahneye çıktığında alkışlanan, ama düştüğünde sistemden silinen insan demek. Şimdi o ekip kazan kaldırmış. Çok geç bile kalmışlar. Çünkü mesele sadece bir müzikal değil.