Yeşilçam'ın altın çağında hem zarafeti hem de sesiyle fırtınalar estiren Meral Zeren, uzun süren sessizliğini bozdu. Kemal Sunal ile başrolü paylaştığı Salako filmindeki "Emine" karakteriyle milyonların sevgilisi olan usta sanatçı, son görüntüleriyle sosyal medyanın gündemine oturdu. Zamanın izlerini üzerinde taşıyan Zeren'i görenler, "Yıllar ne çabuk geçmiş" demekten kendini alamadı. İşte usta oyuncunun değişim rüzgarına kapılan yeni imajı...
Türk sinemasının altın çağında zarafeti, duru güzelliği ve kristal sesiyle fırtınalar estiren Meral Zeren, uzun süren sessizliğini bozdu.
Kemal Sunal ile başrolü paylaştığı Salako filmindeki unutulmaz "Emine" karakteriyle hafızalarımıza kazınan usta sanatçı, sosyal medyada paylaşılan görüntüleriyle oldukça dikkat çekti.
6 Haziran 1956'da İstanbul'da dünyaya gelen Zeren'in hayat hikayesi, aslında azmin ve yeteneğin somut bir örneği. Henüz 13 yaşındayken ortaokul sıralarından sahnelere adım atan sanatçı, Atıf Yılmaz ve Memduh Ün gibi efsane yönetmenler tarafından keşfedildiğinde kaderi değişti. 1971 yılında sinemaya adım atabilmek için yaşını 4 yıl büyüten Zeren; zekası ve doğal oyunculuğuyla kısa sürede Yeşilçam'ın vazgeçilmez yüzlerinden haline geldi.
Meral Zeren sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda Selami Şahin'den ders almış güçlü bir sesti. Zeki Müren ve Ajda Pekkan gibi dev isimlerle aynı sahneyi paylaşan sanatçı, 80'li yıllarda hem Banker Bilo gibi kült filmlerle sinemada hem de görkemli müzikallerle tiyatroda fırtınalar estirdi. 1985 yılında Duvardaki Kan dizisiyle televizyon dünyasına da imzasını atan usta isim, sanatın her dalında "ben de varım" dedi.
Bugün 69 yaşında olan usta sanatçının son hali, sevenlerinde büyük bir nostalji rüzgarı estirdi.
Sosyal medyada geniş yankı uyandıran bu görüntüler, Yeşilçam'ın o büyülü atmosferini ve gerçek sanatçıların yıllar geçse de unutulmadığını bir kez daha kanıtladı.
SAKAR ŞAİR'İN GARDIROP FUAT'ININ OĞLU DA ÜNLÜYMÜŞ!
Yeşilçam sinemasının unutulmaz yardımcı oyuncularından Ünal Gürel, özellikle Kemal Sunal ile birlikte rol aldığı komedi filmlerindeki performansıyla hafızalara kazındı.
BAKIN NERELİYMİŞ…
9 Mayıs 1935'te Adapazarı'nda dünyaya gelen Gürel, sanat hayatına tiyatro ile adım attı. Hacettepe Üniversitesi Şan Bölümü'ne başlayan sanatçı, ailesinin İstanbul'a taşınmasının ardından eğitimini sürdürürken, üniversitenin ikinci sınıfında babasının vefatı üzerine İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.
Tiyatronun kapılarını aralayan Ünal Gürel, 1960 ve 1961 sezonlarında Ankara Şehir Tiyatrosu'nda oyuncu olarak görev yaptı. Tiyatro dışında sinema filmlerinde de boy gösteren Gürel, 1964 yılında kamera karşısına geçti. İzleyiciler onu, "Yedi Bela Hüsnü"deki Karamürselli Deli Hamdi, "Sakar Şakir"deki Gardırop Fuat, "Tokatçı"daki Karbonat Erol ve "Dokunmayın Şabanıma"daki Fatsalı/Pastacı Osman rolleriyle hatırlıyor.
Ünal Gürel sadece oyuncu değil, aynı zamanda yetenekli bir yazardı. 1974 yılında "Boşver Arkadaş" filmiyle senaristliğe adım attı.
Bir yıl sonra "Minik Cadı"nı kaleme aldı ve 1983 yılında Kemal Sunal ile Nevra Serezli'nin başrolünü paylaştığı "Kılıbık" filmiyle Yeşilçam'a unutulmaz eserler kazandırdı. 1992 yılında ise televizyon dizisi "Mahallenin Muhtarları"nda berber rolüyle ekranlarda yer aldı.
USTA OYUNCUNUN OĞLU DA OYUNCUYMUŞ MEĞER! İŞTE O İSİM…
Usta oyuncu Ünal Gürel'in oğlu Rüçhan Gürel, babasının adını taşıyan tiyatro okulunda eğitmen olarak görev yaptı. Hem oyunculuk kariyeri hem de eğitmenliğiyle sanat dünyasında kendi izini bırakıyor.
Karakterleriyle güldüren, yazarlığıyla sanat dünyasına katkı sunan Ünal Gürel, sinema tarihinin görünmeyen yıldızlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
YEŞİLÇAM'IN EFSANESİ İHSAN YÜCE'NİN ASIL MESLEĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? MEĞER DAHİYMİŞ…
'Kibar Feyzo'da Hacı Hüso, 'Salako'da Reşit Ağa…' Yeşilçam'ın usta oyuncularından İhsan Yüce, sadece ekranda gördüğümüz karakterlerle değil, çok yönlü yetenekleriyle de sinema tarihine damga vurdu. Üstelik kökenleri de oldukça şaşırtan bir yerden… İşte detaylar!
Kemal Sunal'ın rol arkadaşı olan Yüce, 1929 yılında Elazığ'da dünyaya geldi ve 1991'de aramızdan ayrılana kadar Türk sinemasına sayısız eser bıraktı. Kafkasya Dağıstan göçmeni bir ailenin üçüncü çocuğu olarak doğan Yüce, küçük yaşlardan itibaren sanatla iç içe büyüdü. Gençliğinde özel sektörde muhasebecilik yapan usta, 1952 yılında İzmir Halk ve Çocuk Tiyatrosu ile sahneye adım attı.
Genellikle baba, muhtar gibi sıcak ve samimi karakterlerle izleyici karşısına çıkan Yüce, filmlerinde toplumsal ve sınıfsal temaları da ustalıkla yansıttı.
SADECE OYUNCU DEĞİLMİŞ!
Ancak İhsan Yüce, yalnızca bir oyuncu değildi. 'Kibar Feyzo'nun senaryosunu kaleme alarak senarist yönünü de ortaya koyan Yüce, aynı zamanda yönetmen, arkeolog, ressam ve heykeltıraş olarak da yeteneğini gösterdi.