Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen imza gününde Hülya Koçyiğit'i ailesi bir an bile yalnız bırakmazken, usta oyuncunun yaptığı o açıklama gönülleri fethetti. Uzun kuyrukların oluştuğu gecenin sonunda yaşananlar, usta sanatçının hayranlarını hem şaşırttı hem de bir kez daha mest etti.
Türk sinemasının usta ismi Hülya Koçyiğit'in iki ciltlik 'Film Gibi Hayatlar' kitabı ile usta yazar Doğan Hızlan'ın 'Karalama Defteri' adlı eserinin tanıtımı, Rami Kütüphanesi'nde gerçekleşti. Yoğun katılımla düzenlenen gecede Koçyiğit'i eşi Selim Soydan, kızı Gülşah Alkoçlar ve damadı Ender Alkoçlar yalnız bırakmadı.
Söyleşi sonrası kitaplarını imzalayan Koçyiğit, "Çok heyecanlıyım, nasıl gururlandım, nasıl mutlu oldum tarifi yapılamaz. Bana bunu layık gördüğünüz için minnettarım" sözleriyle duygularını dile getirdi.
Uzun imza kuyruğunun oluştuğu gecede en özel an ise Koçyiğit'in 5 yaşındaki hayranının kitabını imzaladığı anlar oldu. Usta sanatçı, sevenlerinin yoğun ilgisiyle bir kez daha gönülleri fethetti.
HALİL ERGÜN İLE YAŞADIĞI GERGİNLİK DE GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE SON BULMUŞTU!
Türk sinemasının unutulmaz filmleriyle hafızalara kazınan Hülya Koçyiğit, zarafeti ve içten tavrıyla yıllardır izleyicinin sevgisini kaybetmeden yoluna devam ediyor. Usta oyuncu, yıllara meydan okuyan duruşu, doğal güzelliği ve sade şıklığıyla bugün hala hayranlarının takdirini topluyor.
Törende karşı karşıya gelen ikili, objektiflere samimi poz verirken, "Her şey bir yanlış anlaşılmaydı" sözleriyle yıllardır konuşulan küslüğe noktayı koydu.
Gecenin en çok konuşulan anı ise iki efsanenin sıcak selamlaşması oldu.
Öte yandan Türk sinemasının "dört yapraklı yonca"sının en önemli temsilcilerinden Hülya Koçyiğit, unutulmaz kariyerinin yanı sıra ailesine verdiği değerle de dikkat çekiyor. Kızı Gülşah Soydan Alkoçlar'dan dünyaya gelen iki torunu ve onların aileleriyle birlikte kalabalık ve sevgi dolu bir yaşam süren usta oyuncu, özel hayatındaki mutluluğuyla da örnek gösteriliyor.
YARIM ASRI GERİDE BIRAKTILAR
Hülya Koçyiğit, sanat kariyerindeki başarılarının yanında yarım asrı geride bırakan evliliğiyle de büyük takdir topluyor.
Usta oyuncu, yıllara meydan okuyan birlikteliğiyle yalnızca sahnede değil, özel hayatında da örnek gösterilen isimler arasında yer alıyor.
Bugünlerde iki torunu ve onların dört çocuğuyla büyük anneannelik sevincini yaşayan Hülya Koçyiğit, aynı zamanda sunduğu programlarla izleyiciyle buluşmaya devam ediyor. Usta sanatçı, 1968 yılında hayatını birleştirdiği eşi Selim Soydan'la tanışma hikayesini ise bir dönem verdiği röportajda şu sözlerle anlatmıştı…
BÜYÜK AŞKIN HİKAYESİ!
Hülya Koçyiğit ile Selim Soydan, 5 Temmuz 1968'de attıkları evlilik adımıyla başlayan ve bugün hâlâ aynı uyumla süren birliktelikleriyle, yıllara direnen unutulmaz bir aşkın simgesi olarak anılıyor.
Hülya Koçyiğit ile Selim Soydan'ın yolları ilk kez Büyükada'da kesişti ve o karşılaşma, ikisi için de zamanla derinleşecek güçlü bir gönül bağının ilk adımı oldu.
Selim Soydan, takım kampı için bulunduğu Büyükada'da dönemin Yeşilçam'ının en genç ve en parlak yıldızlarından Hülya Koçyiğit'le karşılaştığı o anı hiçbir zaman unutamadı. Bu tesadüfi buluşma, onun için hayatının yönünü değiştiren bir başlangıç olurken, kalbi de o günden sonra bambaşka bir ritimle atmaya başladı.
Çift, 5 Temmuz 1968'de nikah masasına oturmuş. O gün öyle kalabalık bir nikah olmuş ki, Hülya Koçyiğit ve Selim Soydan, nikah memurunun karşısına tam bir saat sonra çıkabilmişler.
Bakın diğer ünlü çiftler nasıl evlenmiş!
ZEYNEP TUĞÇE BAYAT VE CANSEL ELÇİN
Güzel oyuncu Zeynep Tuğçe Bayat ve meslektaş eşi Cansel Elçin ise 2020 yılında hayatlarını birleştirerek aşklarını resmiyete taşıyan ünlü çiftlerden biri oldu. Hülya Koçyiğit ve Selim Soydan'ın yarım asrı aşan büyük aşk hikayesi gibi, Bayat ve Elçin'in evliliği de sanat dünyasının sevilen birliktelikleri arasında yerini aldı.
Şimdilerin en beğenilen ve takip edilen çiftleri arasında gösterilen Zeynep Tuğçe Bayat ve Cansel Elçin, sadece kariyerleriyle değil, özel hayatlarıyla da sık sık gündeme geliyor.
Son olarak ünlü çiftin nasıl tanıştığı merak konusu oldu. Bir televizyon programına katılan Zeynep Tuğçe Bayat aşklarının başlangıcını bakın nasıl anlatıyor...
"AŞIRI GICIK OLUYORDUM"
Aynı diizde bir dönem rol alan ve Cansel Elçin'le ilk kez orada tanışan Bayat, "Aşırı gıcık oluyordum Cansel'e sette. Ufak bir rolüm vardı. Ben hukuk fakültesi son sınıfta okuyordum. Çok küçük yaştan itibaren oyuncu olmak istiyordum" ifadelerini kullandı.
Bayat, Elçin'in kendisine numarasını verdiğini ve daha sonra onu kaydettiğini de samimiyetle anlattı. Bayat, yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: "Numarasını bana verdi, dizi bitiyordu. Son sahneyi çekiyorduk, 'Yolun başındasın, numaramı al, işine yarar' dedi. Aldım ceketin cebine attım. Üç ay sonra cebimde buldum, buruşturup attım.