Yeşilçam'da 200'e yakın filmde rol alan ve Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray ve Bülent Ersoy gibi usta isimlerle kamera karşısına geçen Saadet Gürses, 7 yıl süren tedavinin ardından cilt kanserini yendiğini açıkladı. Uzun bir aradan sonra sağlığına kavuşan emektar oyuncu, şimdi ise tek isteğinin yeniden sinemaya dönmek olduğunu söyleyerek içini döktü.
Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Tarık Akan ve Kemal Sunal gibi usta sanatçılarla sinema filmlerinde yer alan Saadet Gürses, 1997 yılında yakalandığı cilt kanserini 7 yıl süren tedaviyle yendi.
35 yıllık meslek hayatında yaklaşık 200'e yakın filmde rol alan Gürses, hastalığa yakalandıktan sonra kendisine iş verilmediğini belirtti. Cilt kanserini yendiğini artık çalışabilecek durumda olduğunu söyleyen Gürses, "Belli bir süreden sonra maalesef iş vermez oldu sinema. Sinema iş vermeyince ben ve benim gibi birçok Yeşilçam oyuncusu borç batağına düştü. Çalışamadığımız için para kazanamıyoruz" dedi.
'MORAL OLARAK YARDIMCI OLACAKLARINI BEKLEDİĞİM İNSANLARDAN HİÇ HABER ALAMADIM'
Yeşilçam oyuncusu Saadet Gürses, "Sinemaya 5 yaşında başladım. Hülya Koçyiğit'in 'Çirkef' filminde kızını oynadım. 14 yaşındayken Koçyiğit annemi oynadı. Türkan Şoray'la 'Baraj' filminde oynadım, Tarık Akan'la aynı şekilde 'Bizim Kız'da oynadım. Gülşen Bubikoğlu ile 'Sıralardaki Heyecan'da oynadım, Bülent Ersoy'la aynı şekilde Sıralardaki Heyecan'da oynadım. 150-200'e yakın Türk sinemasında irili ufaklı rollerim var; tabii bunun yanında 10-15 tane de başrolüm var. Fakat belli bir süreden sonra sinema bana maalesef iş vermez oldu. Sinema iş vermeyince de ben ve benim gibi birçok Yeşilçam oyuncusu maalesef batağa düştü ve kurtuluşumuz zor oldu; borç batağı.
Çalışamadığımız için para kazanamıyoruz; para kazanamayınca bir şey almak gerekse, bir yerden alıp bir yere denkleştirip bir yerden alıp bir yere denkleştirelim diye uğraşırken hayat döngüsü tersine dönüyor. Ben yardım talebinde bulunmadım, sadece eşim dostum dediğim, canım dediğim arkadaşlarıma bir serzenişte bulundum. İstedim ki, 30 yıllık 40 yıllık dostlarım var arasında, çocukluk arkadaşlarım var; bir telefon açsınlar, 'Saadet ne oldu hayırdır, senin için ne yapabiliriz? Yanına gelelim be, moralin nasıl... Manevi olarak yardımcı olacaklarını beklediğim insanlardan maalesef hiç haber alamadım. Borç batağına düştüm; çünkü artık yetinemez oldum, hayat da pahalı... Bir hayırsever sosyal medyada benim videolarımı görerek yardım etti" dedi.
'BİR ALLAH'IN KULU DA ÇIKSIN DESİN Kİ 'ŞU KIZ DA İKİ ÜÇ KURUŞ KAZANSIN'
Gürses, "Sinemada maalesef hep kendi tuttuklarını oynatıyorlar; 40 yaşında bir kadını 42 yaşında annesini oynatıyorlar ama devranı öyle döndürüyorlar, asla bize rol vermiyorlar. Hep aynı sirkülasyon maalesef. Bütün dizilerde oynayan kişiler aynı. Yahu bir Allah'ın kulu da çıksın desin ki 'Şu kız da iki üç kuruş kazansın, şu kız da bir iki film çeksin'. Anlatamıyorum derdimi. Çok büyük bir hastalığı yendim, korkuyorum ki tekrar hastalanmaktan.
"STENTLE YAŞIYORUM"
Zaten kalp krizi geçirdim, stentle yaşıyorum. 'Üzüntü yasak' dedi doktorlar ama üzülmemek elde değil, her şey üzüntü. Burada kendime bir dünya kurdum; kardeşim ve kedilerimle birlikte yaşıyorum ve hayatımı idame ettirmeye çalışıyorum. Hayatımı idame ettiremezsem sonum biliniyor. Kimseye de kırgın değilim. Allah'a havale ediyorum sadece herkesi" dedi.
Usta oyuncunun yürek parçalayan açıklamaları kısa sürede gündeme gelirken, Gürses'in ortaya çıkan son hali ise hayranlarını derinden üzdü.
YEŞİLÇAM'IN DİĞER YILDIZI MERAL ZEREN DE SON HALİYLE HERKESİ ŞAŞIRTTI...
6 Haziran 1956'da İstanbul'da Diyarbakırlı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Zeren, çocuk yaşta başladığı sahne hayatıyla hem sinemaya hem müziğe adını altın harflerle yazdırdı. Zorluklar içinde geçen çocukluk yıllarına rağmen ilkokulu İstanbul'da tamamladı.
Ortaokulu yarıda bırakarak henüz 13 yaşındayken sahnelere çıkıp şarkıcılığa başladı. Dönemin ünlü yönetmenleri Atıf Yılmaz ve Memduh Ün tarafından keşfedilmesiyle sinema macerası başladı.
1971 yılında, Bülent Oran'ın senaryosunu yazdığı, Yılmaz Köksal'ın başrolünde yer aldığı Önce Sev Sonra Vur filmiyle oyunculuğa adım atan Meral Zeren, rol alabilmek için yaşını dört yıl büyütmek zorunda kaldı. Kıvrak zekâsı, etkileyici güzelliği ve doğal yeteneğiyle kısa sürede Yeşilçam'ın aranan isimlerinden biri oldu.
Selami Şahin'den Türk Sanat Müziği eğitimi aldı ve gazinolarda solist olarak sahneye döndü. Zeki Müren ve Ajda Pekkan gibi dev isimlerle sahne alarak sahne kariyerinin zirvesine ulaştı.
1979'da Kalbinden Atma Beni / Hercai adlı 45'liği çıkaran sanatçı, 1980 yapımı Banker Bilo ile Yeşilçam'daki son büyük çıkışını yaptı. 80'li yıllarda Kanlı Nigar ve Evet mi Hayır mı müzikallerinde rol alan Zeren, tiyatro sahnelerinde deneyim kazandıktan sonra 1985'te Duvardaki Kan dizisiyle televizyon ekranlarına güçlü bir dönüş gerçekleştirdi.
SAKAR ŞAİR'İN GARDIROP FUAT'ININ OĞLU DA ÜNLÜYMÜŞ!
Yeşilçam sinemasının unutulmaz yardımcı oyuncularından Ünal Gürel, özellikle Kemal Sunal ile birlikte rol aldığı komedi filmlerindeki performansıyla hafızalara kazındı.
BAKIN NERELİYMİŞ…
9 Mayıs 1935'te Adapazarı'nda dünyaya gelen Gürel, sanat hayatına tiyatro ile adım attı. Hacettepe Üniversitesi Şan Bölümü'ne başlayan sanatçı, ailesinin İstanbul'a taşınmasının ardından eğitimini sürdürürken, üniversitenin ikinci sınıfında babasının vefatı üzerine İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.
Tiyatronun kapılarını aralayan Ünal Gürel, 1960 ve 1961 sezonlarında Ankara Şehir Tiyatrosu'nda oyuncu olarak görev yaptı. Tiyatro dışında sinema filmlerinde de boy gösteren Gürel, 1964 yılında kamera karşısına geçti. İzleyiciler onu, "Yedi Bela Hüsnü"deki Karamürselli Deli Hamdi, "Sakar Şakir"deki Gardırop Fuat, "Tokatçı"daki Karbonat Erol ve "Dokunmayın Şabanıma"daki Fatsalı/Pastacı Osman rolleriyle hatırlıyor.
Ünal Gürel sadece oyuncu değil, aynı zamanda yetenekli bir yazardı. 1974 yılında "Boşver Arkadaş" filmiyle senaristliğe adım attı.
Bir yıl sonra "Minik Cadı"nı kaleme aldı ve 1983 yılında Kemal Sunal ile Nevra Serezli'nin başrolünü paylaştığı "Kılıbık" filmiyle Yeşilçam'a unutulmaz eserler kazandırdı. 1992 yılında ise televizyon dizisi "Mahallenin Muhtarları"nda berber rolüyle ekranlarda yer aldı.
Rüçhan Gürel'in babasına olan benzerliği ise görenlerin dikkatinden kaçmıyor. İzleyiciler onu, bir dönemin sevilen dizisi Kavak Yelleri'nde sergilediği performansıyla da hatırlayabilir.
66 yaşında, 8 Nisan 2002'de kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden Gürel, Feriköy Mezarlığı'na defnedildi. Her ne kadar Yeşilçam'da yardımcı oyuncu olarak yer alsa da, Kemal Sunal filmlerindeki karakterleriyle izleyicilerin hafızasında silinmez bir yer edindi.
Karakterleriyle güldüren, yazarlığıyla sanat dünyasına katkı sunan Ünal Gürel, sinema tarihinin görünmeyen yıldızlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
YEŞİLÇAM'IN EFSANESİ İHSAN YÜCE'NİN ASIL MESLEĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? MEĞER DAHİYMİŞ…
'Kibar Feyzo'da Hacı Hüso, 'Salako'da Reşit Ağa…' Yeşilçam'ın usta oyuncularından İhsan Yüce, sadece ekranda gördüğümüz karakterlerle değil, çok yönlü yetenekleriyle de sinema tarihine damga vurdu. Üstelik kökenleri de oldukça şaşırtan bir yerden… İşte detaylar!
Kemal Sunal'ın rol arkadaşı olan Yüce, 1929 yılında Elazığ'da dünyaya geldi ve 1991'de aramızdan ayrılana kadar Türk sinemasına sayısız eser bıraktı. Kafkasya Dağıstan göçmeni bir ailenin üçüncü çocuğu olarak doğan Yüce, küçük yaşlardan itibaren sanatla iç içe büyüdü. Gençliğinde özel sektörde muhasebecilik yapan usta, 1952 yılında İzmir Halk ve Çocuk Tiyatrosu ile sahneye adım attı.