Çok değil, 20 yıl sonra bir litre su, bir litre benzinden daha pahalı olacak. İklim değişikliği, çevre kirliliği ve israf yüzünden insanlar bir yudum suya muhtaç hale gelecek, savaşlar "sudan sebeplerle" çıkacak.
Durum böyleyken yakın çevremdeki semt çeşmelerini, sebilleri, hayratları dolaştım. Sadece yakın çevremde yani 5 kilometre çapında bir alanda iki çeşmeden 24 saat boyunca yüksek kalitedeki içme suyunun boşa akıtıldığına şahit oldum.
İlki, Sarıyer merkezinden Maden mahallesine çıkan varyant üzerindeki Hacı Hayrettin İlbey hayratıydı. Diğeri ise Çırçır'daki ünlü çeşmeydi. Her ikisinde de kapatacak musluk olmadığı için sular borular aracılığıyla gün boyunca boşa akıp duruyordu. Düşünebiliyor musunuz, bileğim genişliğindeki su 24 saat boyunca akıyor ve binlerce metreküp heba olup gidiyordu.
YAPAY ZEKA MUSLUĞUNU AÇARKEN
Müthiş bilgi; yapay zekadan değil, oyuncu dostum sevgili Ceyda Düvenci'den geliyor. Dikkatlice okumanızı tavsiye ederim:
"Yapay zekaya bir soru sorduğunuzda, o soruya cevap vermek için yaptığı araştırma süresince 6 litre suyu buhar olup uçurmasına sebep oluyorsunuz. Çünkü yapay zekalara ait bütün mekanik sistemler okyanus altında tutuluyor ve bu makineler çok çabuk ısınıyor, soğuyabilmeleri için deniz suyunun düşük ısısına ihtiyaçları var. Ve biz her soru sorduğumuzda okyanusun altındaki bu dev makineler ısınıyor çünkü araştırmaları lazım. Ve soğumaları için de okyanus devreye giriyor. O sular buhar oluyor soğutmak adına ve her bir soru eşittir 6 litre su.
Yapay zekaya soru sorarken bir kez daha düşünün. Gerçekten ihtiyacım olan bir soru mu? Bana lazım mı? Ben bunu iki tane kitap karıştırıp da öğrenebilir miyim? 6 litre suyu yok etmeye değer mi?"
GIDA İSRAFINA SON
Hürmüz Boğazı'nın kapanması gösterdi ki, dünyanın kritik ticaret yolları her an tıkanabilir ve bu durum en geç bir yıl içinde dünyanın önemli bir bölümünü açlığa, kıtlığa, yokluğa mahkum edebilir. Durum böyleyken gıda israfının önüne set çekilmesi daha da önem kazanıyor. Almanya'da bir zincir market, kabukları kararmaya yüz tutmuş ama henüz yenecek durumda olan muzların üzerine şöyle bir not yazmış: "Biz artık o kadar güzel görünmesek de gerçekten çok lezzetli ve sağlıklıyız. Lütfen beni al götür, katiyen para ödemeyeceksin çünkü ben insanların beni yemesini hak ettim."
Bizdeki marketlerin arka kapılarına şöyle bir göz atın. Çoğu yenecek durumda olan tonlarca sebze ve meyvenin nasıl "hunharca" çöpe atıldığını göreceksiniz.
Fiyatlar uçuyor, garibanın kursağına sebze meyve girmiyor. Acaba marketlerde özel reyonlar oluşturulup bu ürünler halka bedava sunulamaz mı?
"Ucuz vereceğime çöpe dökerim" mantığını çöpe dökmenin vakti gelmedi mi artık?
NE DEMİŞ?
İran TV: "İran, Arap ülkelerindeki Amerikan radarlarını yok ettikten sonra yağışlarımız arttı. 7 yıl sonra ilk kez barajlarımız taşıyor." (Yıllardır bu köşede yazdığım iklim savaşının resmi belgesi)
Gaf'let kürsüsü
İzmir'de mavi bayraklı plajlara evcil hayvanların girmesi yasaklanmış. Soldakine yasak, sağdakine serbest!