Hani bazen, keşke şu olayı beynimden silebilsem deriz ya… Artık bu cümle, sadece duygusal bir serzeniş olmaktan çıkabilir. Kyoto Üniversitesi'nden bir grup bilim insanı, bugüne kadar yalnızca filmlerde gördüğümüz bir şeyi gerçeğe dönüştürdü: Beyindeki anıları silmek.
'Men in Black' filmindeki hafıza silici o meşhur flaşa çok benzeyen bir yöntemle. Japon araştırmacılar, optogenetik adı verilen bir teknikle, nöronlar arasındaki iletişimde kritik rol oynayan bir proteini hedef aldı.
Bu protein, kısa süreli hafızadaki bilgilerin uzun süreli hafızaya geçişini yani anıların yerleşmesini sağlıyor.
Fareler, öğrendikleri yeni bir görevi önce uyanıkken, sonra da uyku sırasında iki kez ışın yedi. Sonuç ne mi oldu?
Görevle ilgili anılar tamamen silindi. Bu teknolojinin potansiyelini düşününce akla hemen romantik ayrılıklar, utanç verici anlar ve lise dönemindeki o talihsiz saç modelleri geliyor.
Ama tabii bilim insanları şimdilik, bu yöntemin insanlarda kullanılması için etik ve güvenlik konularının uzun yıllar tartışılacağını vurguluyor.
Bir zamanlar tıp kitaplarında nadir bir psikiyatrik vaka olarak anılırdı; şimdi ise Instagram akışımızın, havalimanı gümrük sıralarının ve şu ucuz bileti kaçırma kampanyalarının sessizce teşvik ettiği bir yaşam biçimi.
Çağın hastalığı bu: Dromomani. Kimse durmak istemiyor. Hepimizin pasaportunda sayfalar hızla tükeniyor, valiz tekerleklerimiz bizden daha çok kilometre yapıyor. Ben bu hastalığı yoğun olarak hissedenlerden biriyim. Bana sık sık "Peki nasıl dinleniyorsun?" diye soruyorlar.
Cevabı basit: Gittiğim yerlerde erken uyuyarak, plajda kitap okuyarak, bir şehirdeki sabah kahvesini başka bir şehirdeki akşam günbatımına yetiştirerek… Kimi için yolda olmak yorgunluktur, benim için ise yolda olmak dinlenmektir. Çünkü sabit kalmak, zihnimi daha çok yorar.
MİRAS TURİZMİ Mİ?
Miras turizmi dediğimiz şey, aslında 'tatil bahanesi'nin yeni versiyonu. Önceden "Biraz kafa dinlemeye gidiyorum" denirdi. Miras turizmi, insanların atalarının kökenlerini keşfetme amacıyla yaptığı seyahatler olarak giderek daha popüler hale geliyor.
2025 yılına kadar, özellikle 25-34 yaş arası gezginler, kendi aile kökenlerini keşfetmek için daha fazla seyahat etmeyi planlıyor.