Eski futbolcu Mesut Özil, önceki gece VAV TV'de yayınlanan Sahur Sevinci programına katıldı. Hasan Basri Karadeniz ve Prof. Dr. İrfan Gündüz ile sohbet eden Özil, futbolculuk döneminden hayallerine, eşi Amine Gülşe ve aile hayatına kadar samimi açıklamalar yaptı. İşte Özil'in programda söylediklerinden satır başları...
Almanya'da gurbetçi olarak bizi bir köşeye koymuşlardı. Yaşadığımız yerde daha çok yabancılar vardı. Multi kulti diye ifade ederlerdi. Biz o çok çeşitlilik içinde kültürümüzü birlik beraberlik sağlayarak yaşatmaya çalıştık. Sürekli aile büyüklerimizle bir araya gelip giderdik. Bunu sağlamakta da annem çok önemli rol oynadı. Küçük yaşta benim futbolcu olacağım belliydi. Annem bize hep şöyle derdi: "Bir gün şöhreti ve makamı kazandığında kişiliğini asla kaybetme. Kazandığın parayı kendine bilme, paylaşmayı bil. Sadece ailene, sevdiklerine değil dünyanın her yerinde yardıma ihtiyacı olanlarla paylaş." Ben de bu sözlere inanarak anneme de hayırlı evlat olmak amacıyla çalıştım. Bunları gönülden yaptığım için çok mutluyum. Beni bugün Mesut Özil yapan karakter olarak, kariyer olarak bir yere gelmemi sağlayan kişi annemdir.
ÇOCUKLARA AHLAKI ANNE VERİYOR
İki kızım var. Eşim evlatlarımızla daha çok vakit geçiriyor. Evlatları daha çok anne yetiştiriyor. O yüzden çocuklara o ahlakı disiplini sevgiyi anne veriyor. Bu şekilde aileyi daha iyi koruma altına almış oluruz. Aile yapısı çok önemli. Gençlere tavsiyem, erken evlenip çocuk sahibi olmaları, aile kurmaları. Ben ilk evladımı kucağıma aldığım zaman hayat o zaman başlamıştı. Evladın olduğunda bizi anlayacaksın derlerdi, gerçekten öyle oluyormuş. Şimdi onlar için yaşıyoruz.
Beni gurbetçiler çok iyi anlar. Almanya'da yabancı olarak Türkiye'ye gelince gurbetçi olarak görüyorlardı. Arada kalıyordunuz. Ama Türkiye'ye gelince ezanları bayrağı görünce gururlanıyorduk. Genç yaşta hep Türkiye'de yaşama hayalim vardı. Allah bana bunu nasip etti.
TÜRKİYE'NİN GÜCÜNÜ GÖRDÜM
Birkaç gün önce Bangladeş'e gittim. Dünyanın en büyük mülteci kampı, 1 milyon 200 bin insan... Pasaportları yok, sığınmışlar oraya. Kimisi doktor, kimisi futbolcu olmak istiyor. Onlara yardım etmek, moral vermek için oraya gittik. İyi ki gitmişim. Türkiye'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu orada bir kez daha gördüm. Okullar, hastaneler yaptırmışız. Türkiye'den geldiğimizi öğrendiklerinde yüzlerindeki tebessüm, yaşadıkları sevinç beni çok etkiledi. "Yine gelin, bizi unutmayın" dediler. Dünyanın her yerinde insanlar Türkleri bekliyor. Birlik ve beraberliğimiz bozulmasın, biz güçlü olduğumuz zaman dünyanın her yerine adaleti yayarız.
ANNEMİN DUASI SAYESİNDE ÇOK SAKATLIK YAŞAMADIM
Doğduğum büyüdüğüm yerde sadece Türkler yoktu. Mesleğim dolayısıyla daha çok dil öğrenip ülke gezebildim. Bu kültürü yaşamak sizi insan olarak öne çıkarıyor. Kariyerim öyle hızlı ilerledi ki, her zaman şükrettim. Ailemin ve annemin duası sayesinde çok büyük sakatlıklar yaşamadım. Çük şükür olumlu gitti. Hangi inançtan hangi ırktan olursan ol o takım ruhu önemliydi. Hangi takımda olursam olayım, takım arkadaşlarımla birlik beraberlik yaşadığımız zaman başarılı oluyorduk. Aile yapımda da görüyorum. Birbirinize sahip çıktığınızda başaramayacağınız bir şey yoktur. 20 sene futbol oynadım. Her dönemimde bu duyguyla hareket ettim. Hiç kibirli davranmadım.
Spor ve futbol dışında elimden geldiğince yardımlar yapmaya çalışıyorum. Dünyanın her yerinde teşekkür ediyorlar. Onların sevgisini hissetmek benim için en büyük hediye. Sahanın içinde başarılı olunca aktif dönemde herkes saygı gösterir ama futbol bittiği zaman unutulursun. Futbol oynarken star olmak kolay ama kalıcı olmak zor. Ben çok şükür futbol sonrası yaptığım hamleler sayesinde dünyanın her yerinde sevgi görüyorum. En son Bangladeş'te yaşadım.
GURBETÇİLER KENDİNİ ARTIK YALNIZ HİSSETMİYOR
2010 yılına kadar Almanya'da yaşadım. Camiler buradaki gibi değildi. Dairelerin içinde iki üç odalı camiler kurulmuştu. Gurbetçi olarak senden birisinin orada olacağını bilirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde Almanya'nın hemen her yerinde güzel camiler yapıldı. Allah razı olsun ondan. O yüzden çoğu gurbetçi Cumhurbaşkanımızı gönülden sever, sayar. Çünkü eskiden gurbetçiler, "Devlet yanımızda değil" diye hissederdi. Yalnız kalırdı. Cumhurbaşkanımız bu algıyı kırdı. Gurbetçilere sahip çıktı. Sadece Almanya'da değil yurtdışındaki tüm gurbetçilerin devlet olarak yanında olduğunu hissettirdi. O yüzden bizler çok mutluyuz. Şimdi Almanya'ya gittiğimde o camileri gördüğümde özelikle Cuma namazlarını kıldığımda çok mutlu oluyorum.
KEŞKE DAHA ERKEN AİLE KURSAYDIM
Futbolu bıraktıktan sonra daha çok kitap okumaya vakit ayırıyorum. Kur'an-ı Kerim okuyorum. Futbolcu olarak şöhret olup dünyanın her yerinde tanınıyorsunuz. Çok büyük paralar kazanıyorsunuz. Kötü yolda yürümediysem bu imanım sayesinde. Belki bazı hatalarım oldu ama Rabbim bana öyle bir şey nasip etti ki... Keşke daha erken aile kurabilseydim diyorum. Belki o hataları yapmamış olurdum. Ama hep şükrediyorum. Hep gündemde olan bir futbolcu futbol sonrası zorlanabiliyor. Ama ben de öyle olmadı. Ben bıraktığımda huzura kavuştum. Çünkü genç yaşta hiçbir şeyin ebedi olmadığını biliyordum.
ÖZİL'DEN KISA KISA
En kısa zamanda akademi kurma hayalim var. Gençleri kötü alışkanlıklardan kurtarıp, onlara yardım etmek isterim. Bir sene sonra akademim açılacak. Yetenekli oyuncuların ellerinden tutup vatanını, milletini güzel şekilde etmelerimi sağlamak hedefim var.
Rekabet hep güzledir. Galatasaray olmasa Fenerbahçe için keyifli geçmez. Tersi de aynı şekilde. Rekabet saha içinde kalmalı. Bazen bu rekabet saha dışına çıkıyor, bunlara gerek yok. Dünyanın her yerinde kavga var ırkçılık var. Kardeşliğimizi korumalıyız.
Kızlarım dışarıda benimle fotoğraf çektirmek isteyenleri görünce şaşırıyorlar. "Sen ünlü müsün?" diye soruyorlar. İnternetten beni araştırıyorlar. Bunları anlatmaya çalışıyorum. Hayırlı evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin Rabbim.