Trend
  • facebook-logo
  • Nsosyal logo
  • instagram-logo
Trend Galeri Trend Magazin Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

Henüz reşit olmadan hayatın en ağır kayıplarından birini yaşayan ve kucağında bebeğiyle zorlu bir mücadeleye atılan bir isim o… Nihal Menzil, hayat hikayesinden tesadüflerle başlayan kariyer yolculuğuna uzanan süreci samimi bir dille anlattı. Bir döneme damga vuran ve Dünya Kupası'nı bile geride bırakan efsane dizi Asmalı Konak'a dair anılarını yıllar sonra yeniden paylaşan oyuncu, dikkat çeken ifadeler kullandı: "4 aydır kira ödeyemediğimden ilk söylenen rakamı kabul ettim." Sektördeki tekelleşmeden ve geçmişte yaşadığı set kırgınlıklarından ekranlardaki estetik çılgınlığına kadar pek çok konuda içten açıklamalar yapan Menzil, "İki tane oyuncu var, evlendiler de piyasa onlardan kurtuldu!" sözleriyle ise merak uyandırdı. Nihal Menzil, Günaydın YouTube kanalında bu haftaki konuğum oldu. Hayat hikayesinden kariyer sürecine, merak edilenlerini anlattı.

YASEMİN DURNA
Giriş Tarihi: 23.05.2026 13:42 Güncelleme Tarihi: 23.05.2026 14:30
Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

Usta oyuncu Nihal Menzil, Sabah Günaydın YouTube kanalında "Biyografi'k" programının yeni bölüm konuğu oldu. Menzil, oyunculuk yolculuğunu ve sektördeki deneyimlerini Yasemin Durna'ya anlattı. Hayatındaki o büyük dönüm noktasından bahseden oyuncu, mesleğe adım atışını "Ben sigorta poliçesi satmaya gittim, oradan oyuncu olarak çıktım" ifadeleriyle anlattı. Bir döneme damga vuran Asmalı Konak için sokakların boşaldığını ve insanların televizyon başına kilitlendiğini belirten Menzil, dizinin başarısını "Dünya Kupası maçını bile reytinglerde geride bıraktık" diyerek anlattı. Meslek hayatının kendisine öğrettiklerine de değinen oyuncu, geçmişte bir şarkıcıyla yaşadığı set krizine dikkat çekerken, "Hem yeteneğin yok hem gelip benim omzuma basıp yok sayıyorsun. Adını bile zikretmem" diyerek net bir çıkış yaptı. İşte Nihal Menzil röportajının detayları...

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

-Nasılsınız, neler yapıyorsunuz?

Şu anda yani televizyon adına yaptığım bir şey yok. Bir projeyle anlaşmıştık aslında yeni yıldan önce. Bu iki senedir benim başıma geliyor. Bir projeyle anlaşıyorum. Tam yılbaşı üstü bir şey oluyor. Bir kadro değişikliği, ekip değişikliği falan bir anda bağlı kaldığınız yerden hani sözleşmeniz, senaryonuz, üstünüze dikilen kıyafetler hepsi çöp olup kalabiliyor. Böyle bir şey yaşıyorum iki senedir. Herhalde bu döngüyü kıracağız.

REŞİT OLMADAN EŞİMİ KAYBETTİM, KUCAĞIMDA BEBEĞİMLE KALDIM

-Oyunculuk hikayenizi dinlemek istiyorum ilk etapta ama zorlu bir hayat hikayeniz olmuş, ona da kısaca değinmek isterim.

Ben bir asker çocuğuyum. Türkiye'de neredeyse gezmediğim il kalmadı. Çünkü ilkokul, ortaokul, lise hep böyle parçalanmış vaziyette okuduk. Bundan şu an memnunum. Çünkü Anadolu'daki Türk kadınının her bölgeye ait olan karakteristik bir takım izlerini öğrendim. Gitmediğim bölgelerinkini bilemeyebilirim ama gittiğim bölgelerdekileri farkında olmadan özümsemişim, farkında olmadan incelemişim ya da çok beğenmişim bilmiyorum artık. Oyunculuğumda çok faydası oldu. Bana diyorlar ki "Nihal abla çok güzel oynuyorsun" falan. Diyorum ki "Ben bu topraklarda bir sürü kadın hikayesi dinledim. Bir sürü kadın hikayesine şahit oldum. Bir sürü karakter gördüm. Onlar bir şekilde oynadığınız karakterlere yapışıyor. Bir yerden geliyor buluyor sizi." İşte bu serüven, Haydarpaşa Sağlık Koleji'ne kadarki kısım herkesin normal olduğu gibi sadece şehir değiştirerek geçti. İkinci sınıftayken de, o dönemlerde anne baba ne derse o olur, bir evlilik gerçekleşti. Bir evladım oldu. 12 Eylül'de de eşim bir trafik kazasına öldü. Feci bir ölümdü. 12 Eylül'de ben daha 18'imi doldurmamıştım. 3 ay sonra reşit olmuş oldum. O kadar küçüktük yani. Kucağımızda bebek…

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

HAYATIN BANA CİDDİ ANLAMDA SÜRPRİZİ OLDU

-Oyunculuk öncesinde pek çok iş yaptığınızı okudum. Tezgahtarlık, sekreterlik, anketörlük, kitap pazarlaması, radyo programcılığı, haber spikerliği, vokalistlik… Sonrasında sigorta poliçesi satarken bir tesadüf sonucu oyunculuk teklifi almışsınız. Hikayeyi dinleyebilir miyiz?

Eskiden geçim derdi yüzünden tek iş yapamıyorduk. Mesela ben tezgahtarlık yapıyorum, aynı zamanda gidiyorum okullarda anket yapıyorum ekstra para kazanmak için. Ya da gidiyoruz işte poliçe satıyoruz. O poliçe sattığım dönem bizlere adresler veriliyor. "Gidin bu poliçeyi tanıtın." diye. Bir gün ofis müdürümle birlikte gittik. Yer ajans çıktı. Oturduk biz. Adam araba almış, iki tane kaskomuz var. Onun tanıtımını yaparken kapı açıldı. Bir beyefendi girdi. Dedi ki "Ağabey nasıl kadınlarla çalışıyorsun ya? Yönetmen saçını başını yoluyor." dedi. Öyle deyince ben bir irkildim Böyle biz bir bakıştık bizim müdürle. Sonra dinliyoruz. Ama adam konuşurken sürekli bana bakıyor, "Ne yapacağız?" diyor. O zamanlar cep telefonları yok, çağrı cihazı var. 133'den mesaj geçiyorlar ya da kadını evinden arıyor. Hiç cevap vermiyor kadın. Sonra "Bayanı alalım o zaman" dedi beni göstererek. Ajansın sahibi de dedi ki "Hanımefendi oyuncu değil, sigortacı." Adam geldi, çömeldi. Elimi tuttu, "Ya ablam bak, laf yok söz yok. Müzik altı. Gel, yönetmen çok sinirli. Seti patlattı bu kadın. Bizi kurtar." dedi. Ofis müdürüm de bana, "Git kız artist olursun" dedi. Gırgırına konuşuyoruz her şeyi. Bir gün önce bana "Nihal abla, yarın böyle bir şey yaşayacaksın ve oyuncu olacaksın." desen, gülerim sana. Çünkü hayatın ciddi anlamda büyük bir sürprizi o anda benim için.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

MİLLETİN İÇİNDE BENİ AZARLADI, YERİN YEDİ KAT DİBİNE GİRDİM!

Neyse ofis çantamı müdüre verdim. Ben ekiple gittim. Sonra arabadan in, arabaya bin falan o sahneleri çektik. Konuşma yok, ben de rahatım. Derken hastaneye giriyoruz. Hikayede de şöyle bir şey var: Kadının çocuğu hastalanıyor. Doktora gidiyorlar. Doktor muayene ediyor. Diyor ki "Acil ameliyat olması lazım." Anne de tamam diyor. Sonra ameliyathaneye çıkışı olacak. Doktor diyor ki "Maalesef kaybettik." Benim de anne olarak ağlamam gerekiyor. Doktor çıktı, "Maalesef kaybettik" dedi. Ben de müzik bekliyorum. Böyle acıklı bir müzik çalacak, ben de ağlayacağım. Hani biz o güne kadar ne duyduk? Soğan doğuruyorlar, ağlatıyorlar. Acıklı müzik çalıyor falan. Ben böyle duruyorum. Ondan sonra yönetmen yukarıdan bir geldi. Dedi ki "Ablacığım, güzel gülüyorsun ama ağlaman gerekiyor. Niye ağlamıyorsun sen?" dedi. Milletin içinde beni azarladı. O kadar utandım ki, yerin yedi kat dibine girdim. Yutkundum. Tekrar kayıt dediler. Kendimi nasıl tuttuysam, kayıtla birlikte ben gerçekten ağladım. Bak 30 yıllık meslek hayatımda hep ilaçla ağladım ben. Ağlayamam. Bana ağla desen ağlıyorsun şimdi. İki kez kendiliğimden ağladım. Biri odur. Biri de Asmalı Konak'ta bir anne oğul sahnemiz vardı. O dönem kendi sıkıntım vardı, onun üstüne denk gelmişti, bir de orada ağladım. Başka da hiç gerçek ağlamadım.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

250 LİRA KAZANINCA POLİÇE SATMAYI BIRAKTIM, OYUNCU OLDUM

Sonra işte o gün çekimi yaptık. Ben gittim. Bir hafta sonra bana telefon geldi. Dediler ki "Nihal Hanım ofise gelir misiniz? Ödemeniz var." Ben gittim. Paramı aldım. 250 lira para ama güzel para o dönemde. Kaç tane poliçe sattım, ben bu parayı kazandım diye hesap yapmaya başladım ofiste. Sonra şaka maka derken ufak ufak yan işleri bırakıp ben sürekli çağrıldım. Sıcağı sıcağına diye bir canlandırma programına gitmeye başladım. Bir seneye yakın onlara gittim. Ondan sonra küçük küçük diziler, roller çıktı. Onlara gittim. Sonra radyoyu bıraktım, poliçe satmayı bıraktım. Tamamen oyunculuğa kanalize oldum.

BAZI DİZİLER "ÇOK İYİ REYTİNG ALIYOR" DİYORLAR, DÜNYA KUPASI'NI BİR TEK ASMALI KONAK GEÇTİ

-Televizyon projelerinize gelelim. Öncesinde işler var ama dikkatleri İkinci Bahar ile üzerinize çekiyorsunuz. Reyting rekorları kıran ilk işlerinizden bir tanesi. Hikayesini sizden dinlemek isterim.

Ondan önce ben Üvey Baba'ları falan çekmiştim. Üvey Baba yayınlandığında da reytingi olan bir diziydi, onun bir kitlesi vardı. Ama İkinci Bahar'ın her kesimden kitlesi vardı. Hatta Asmalı Konak Türkiye'nin geneliydi. Düşünebiliyor musunuz, %82'lik oranla ATV'nin kırdığı bu rekoru? Hani bazı diziler diyor ya "Bizim dizi çok reyting alıyor." Tamam, yaptınız ama biz Dünya Kupası'nı bile geçmiştik reyting olarak. Bir tek ATV'de Asmalı Konak bunu başarmıştı.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

-Üvey Baba dizisiyle başlayıp hepsini konuşalım. Hala sosyal medyada kesitleri dönen bir iş. Nasıl bir projeydi sizin için?

Benim için bir kere orada Şemsi İnkaya faktörü vardı. Öyle bir ustayla oynamak... Onun dışında çok güzel bir hikaye. Kadro da güzeldi. O başroldeki kızımız Lamia da çok yakışmıştı o role. Yani şunu söylemek istiyorum, o projede herkes rolüne çok yakışmıştı.

-Sonrasında İkinci Bahar geliyor…

Evet. Biz İkinci Bahar'ı 8 bölüm çekebildik. Reklamcılar birliği bir karar almış. Bizim dizi pahalı gelmiş, reklam vermediler. Diziyi yayından kaldırdılar. İlk sene benim eşimi Settar Tanrıöğen oynamıştı. Sonra bir yıl geçti aradan. Bir gün bir telefon geldi, dediler ki "Nihal Hanım biz diziyi tekrar çekmeye karar verdik. Bir gelin görüşelim" falan. O arada öğrendim, Settar Bey ile anlaşamamışlar. Paradandır büyük bir ihtimalle. Bir de Haldun Boysan'dı galiba. Onun yerine Melahat karakteriyle Meral Okay girmişti. Bir de benim eşimi Tarık Papuççuoğlu oynadı. Onun dışında ful bütün kadroyu toparladılar eksiksiz. Ve 37-38 bölüm falan çektik biz onu. Hatta Sezen Aksu son bölümde konuk olmuştu. Ben iki bölüm falan yoktum galiba. Ya iki ya üç bölüm yoktum. Tabii orada da çok fazla marka isim var, usta var yani. Türkan Şoray, Şener Şen, Güven Hokna… Yani isimler inanılmaz. Mesela Tan Sağtürk. Tan'ı herkes gerçekten yabancı bir çocuk zannediyormuş. Herkes o kadar önüne cuk oturmuştu.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

-Kariyerinizde çok proje var ama ses getiren işlerden konuşmaya devam edelim isterim…

Şöyle bir netlik getireyim kendi mesleğimle alakalı. Farkındaysanız damga vurmuş diziler benim kadrosunda baştan beri olduğum diziler. Maalesef Türkiye'de herkes aynı şansa sahip değil. Bunun da sebebi cast direktörleriyle menajerlerin aynı kişiler olması. Dolayısıyla kendi oyuncularına yer vermekten bizlere fazla sıra gelmiyor. Bütün sorun bu aslında.

SEKTÖRDE MAFYALAŞMA VAR, YAPABİLECEĞİMİZ HİÇBİR ŞEY YOK!

-Tekelleşme mi var diyorsunuz o noktada sektörde?

Her türlü cümleyi kurabilirim. Yani mafyalaşma bile diyebilirim buna. Onu benim değiştirme gücüm yok. Böyle geldi böyle gidiyor. Yani hiç yapabileceğimiz bir şey yok. Bir ara şey dedik, acaba ayrılsalar... E ayrıldım, ben seninle ortaksam ayrıyken derim ki "Sen menajer ol ben cast direktörü olayım." Yine aynı işi götürmüş oluruz. Yani resmi olarak ayrılsalar da önemli değil. Kafalar başka olmalı.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

4 AY KİRA ÖDEYEMEDİM, ÇOK KÖTÜ GÜNLER GEÇİRDİM!

Neyse, İkinci Bahar'da Meral Okay ile biz tanıştık. Dizi bitti ama arada bir telefonlaşıyoruz. Aradan kaç sene geçti, bir gün bir telefonda konuşurken yine böyle işsizlikten şikayet ediyoruz. Ben de o zaman Şişli'de oturuyorum. Bir gayrimüslim hanımefendi "Nihal Hanım kirayı yatıracak mısın?" diyor. Düşünebiliyor musun? Dört ay kira verememişim. Yani o kadar kötü günler geçiriyorum. "Çok moralim bozuk. Ama kendimi düşürmemeye, ayakta kalmaya, mücadele etmeye çalışıyorum ama ne yapacağımı bilmiyorum" falan dedim. "Düzelir müzelir" dedik, birbirimize iyi dilekler diledik, kapattık. Aradan bir ay geçtikten sonra Meral beni aradı. Ama Meral'in beni aradığı zaman şöyle bir durum vardı. Tiyatronun okullara bilet satış işini görev olarak almıştım. Ne yapayım, oyunculuk çıkmıyor başka yan işler yapacaksın. Yapacak bir şey yok. Onun görüşmesine gidiyordum, arkadaşımın arabasındayım. Şişli'den Avcılar'a gideceğim. Tam Dolapdere'de trafik tıkandı ve Meral telefonda "Nihal, benim bir projem var. Onu tekrar hayata geçiriyoruz." dedi. "Kim var başrollerde?" dedim. Dedi ki "Özcan Deniz, Nurgül Yeşilçay, Selda Alkor. Menderes Samancılar da Meral'in eşinin arkadaşı olduğu için onu da düşünüp bir rol yazmış. Kahya rolü. Dedi ki "Bir de Kahya'nın hanımı var. Onun için senin ismini verdim, git konuş." Yani bunu niye altını çizerek söylüyorum? Öyle bir cast direktörü beni bulup çıkarmadı. Bunu demeye çalışıyorum. Orada Meral Okay'ın imzası vardır. Hakkını ödeyemem yani. "Ay Meral yarın gidebilir miyim?" dedim. "Bak tek senin adını verdim, git konuş." dedi. "Peki" dedim. Ben telefonu kapattım ama arkadaşıma o kadar utandım ki. Kaç gün öncesinden konuşmuşuz, tam yola çıkmışız. Direksiyonu kırdı, "Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar, bu senin nasibin, dönüyoruz" dedi. Cendere yoluna döndük, ANS'ye gittik, ben yukarı çıktım. Bana diyorlar ki "Bu rakamı iste, şu rakamı iste." Ne rakamı bırak, 4 aydır kira ödeyememişim! İlk söylenen rakamı kabul ettim, 39 bölüm imzayı attım, gittim Kapadokya'ya.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

BİR ANDA ÜSTÜME ÇULLANDILAR, YERDEN SÜRÜKLENEREK KALKABİLDİM!

-Çok sevilen ve reytinglerde üstüne çıkılamayan bir işti Asmalı Konak. O döneme dair neler var hatıralarınıza?

Bir gün otobüs dolusu talebeler geldi, 23 Nisan'dı galiba. Anneler, babalar, hepsinin eline vermişler birer cep telefonu ve fotoğraf makineleri. O otobüslerden inmişler, ben de köy kahvesinde kahvemi içtim, oradan yukarıya döneceğim. O kadar çocuğun altında kaldım, bir anda çullandılar üstüme. Zabıtalar kolumdan tutup çektiler, yerden sürüklenerek kalktım. Çok seviliyordu, yediden yetmişe.

-Sizce bu başarının sırrı neydi?

Puzzle'ın parçalarını biliyorsunuz değil mi? Bir tanesi eksik olsa bir şeyden ya reyting eksik deniyor ya oyuncular uymamış deniyor veya ışığı kötüydü deniyor veya yönetmen iyi değildi. Herkes bir bahane bulabilir. Orada her şey çok iyiydi. Senaryo, oyuncu, yönetmen, kanal, yapımcı… Herkes o kadar çok birbirine cuk oturdu ki. Eksik bir parça yoktu o puzzle'da, o yüzden.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

-Bugün yayınlansa sizce aynı başarıyı elde eder mi?

Şimdi şuna dayanarak söylüyorum; hala insanlar YouTube'dan izliyorlar ve hala bana mesaj atıyorlar. Belki bugünün çocuğu izler mi izlemez mi bilmiyorum. Biraz değişti zevkler. Ama senin, benim neslim aynı zevkle izler. Bak Muhteşem Yüzyıl, Asmalı Konak. Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu… Bin kere yayınladılar ama izleniyor. Onlardan vazgeçmek zor. Sonunu biliyorsun. Kare kare sahneleri biliyorsun. Ya benim lafımla konuşuyor karşıma çıktığı zaman. Benim repliklerimi söylüyor. Ben unutmuşum, o hatırlıyor. O kadar benimsenmiş. Ama dediğim gibi belki yeni nesil çocuklar diyeceğim ama severler belki de ya.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

BİR ŞARKICI BENİ CİDDİ ANLAMDA ÇOK KIRDI, ADINI BİLE ZİKRETMEM

-Peki, kariyerinizde rol aldığınız veya almadığınız için hiç pişmanlık duyduğunuz bir iş oldu mu?

Benim zaten reytingi yüksek olanlarda ne kadar kaldığım, ne kadar işe sahiplenip oynadığım burada görülüyor zaten. Ama bazen hayat şartları sizi istemediğiniz birileriyle oynamayı veya birileriyle çalışmayı zorunlu kılabiliyor. Sonuçta kiranız var, bir gideriniz var. Yani sebebi bu, para. Mecburen oradan alacağım rakama ihtiyacım olduğu için gittiğim işler oldu. Üzenler olmadı mı? Oldu. Kalbim kırık. Bir dönem şarkıcı furyası vardı. Mesela bir tanesi, inanın beni ciddi çok kırdı. Şöyle düşünmek lazım; siz şarkıcısınız, sahne sanatçısınız. Bazıları evet oyunculuk da yapıyor. Ben de alaylıyım, konservatuar ya da özel bir eğitimden geçmedim. Eğer onları dışlarsam kendimi zaten direkt dışarı koymam lazım. Yeteneğin varsa yaparsın. Hem yeteneğin yok, hem mesleğin şarkıcı, hem de gelip benim omzuma basıp yok sayıyorsun. Çok acı bir şey. Ne oldu? Ben o işi yaptım. Bir daha Allah muhtaç etmesin bak ciddi söylüyorum. Birinin bir şeyine mecbur kalmak çok kötü.

İKİ TANE OYUNCU VAR, EVLENDİLER DE PİYASA ONLARDAN KURTULDU!

Böyle bir soru geldi diye anlattım. Ben bunun adını bile zikretmiyorum. Çünkü oyunculuk adına çok kırıcı. Sırf o değil, onun gibi oyuncu olup da oyuncu olduğunu düşünen iki tane daha var. Şu anda Allah'tan evlendiler. Evlendiler de piyasa onlardan kurtuldu biraz. Yani sinemamızın duayen oyuncularından birine yaptığı küstahlığı sana anlatamam.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

-Daha yeni nesil mi?

Yani çok günümüz değil de bir önceki nesil diyelim. Bana da aynısını yaptı. Geçiyor oraya yatıyor. Ben rol yapıyorum. Sen bana bakacaksın, benim gözümün içine bakacaksın. Sen benim gözümün içine bakmazsan ben nasıl senin duygunu alır da oynarım ya? Ama ne oldu? O Yeşilçam'ın ustası yapımcıya şikayet etti. Ondan sonra biraz bir düzeldi ama dizi bitti kaldırdılar.

-"Bir daha asla onunla çalışmam" diyebileceğiniz bir isim var mı peki?

Ay yok öyle konuşmam ben. Niye büyük konuşayım? Yani dediğim gibi hayat mücadele. Yani kiramı ödeyememişsem cebimde param yoksa orada da bana uygun bir şey çıkmışsa gidip oynarım. Ben işimi yaparım, alırım paramı. Beni ilgilendirmez. Ama diğerine gösterdiğim, duyduğum saygı, sevgiyi ona duyar mıyım? Duymam.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

-O zaman kırgın kaldığınız isimler var sektörde?

Yok, benim öyle bir kırgınlığım yok kimseye. Dediğim gibi onlara da aslında kırgınlık değil kızdım. Niye işini ciddiye almıyorsun? İşinle alakalı disiplinin yok. İş disiplini başkadır. Ben geldiğimde de söyledim ya biraz eski kafalıyım, eskiler gibi düşünüyorum. Bak ben çekim yapılırken sahnem varsa ortadayım, yoksa kedi gibi çekilirim kenara. Elimde telefon bile göremezsin. Hiç lüzumsuz bir şeye burnumu sokmam. Yani huzur arayan bir tipim. Huzurlu yaşarım. Huzursuzluk yapan birini yazarım aklıma. Ama dediğim gibi asla diye bir kelimeyi hayatımda kullanmamaya çalışıyorum. Çünkü asla dediğin şey bir gün güne karşına dönebiliyor. Asla demem. Dediğim gibi paraya ihtiyacım olabilir, projeyi sevebilirim, hikayeyi sevebilirim. Ne bileyim yönetmen çok iyi bir dizi çekiyordur bir karede olmak isteyebilirim. Asla demem. Yani bir kişi için koca şeyi yakmam.

BAZI DİZİLER VE OYUNCULUKLAR ÇOK KÖTÜ

-Yeni dönemdeki dizileri, senaryoları ve oyunculukları nasıl buluyorsunuz?

Bizim ülkemizin çok iyi oyuncuları var. Çok iyi yönetmenleri var. Çok iyi senaristleri de var. Ama ortalığı karıştıran da bir grup var. O grubun adını ben vermeyeceğim. O kendi kendini bulsun. Senaristin işine karışıyor. Senaryoyu değiştiriyor. Veya yönetmen çok iyi, senarist bocalıyor çok müdahale edildiği için. Hikayenin aksı değişiyor. Ya olur mu? Bir ayda dört yönetmen değiştiğini gördüğüm bir dizi oldu. İnsan aptala dönüyor. Çünkü her yönetmenin tavrı farklı. Derler ya her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır diye. Yönetmen de öyle. Günümüzde her diziyi izleyemiyorum. İzlediğim bazı diziler var. Başarılı da buluyorum. Kadroları da çok iyi. Ama bazıları çok kötü. Hikaye bazen iyi oluyor, bazen oyunculuklar. Birilerinin üstünden gitmeye çalışıyorlar. Tabii bu da nereden kaynaklanmaya başladı biliyor musunuz? Dizilerimiz yurt dışına satılıyor ya. Diyelim ki sen güzel kızsın, hoş kızsın. İşte "Bunun beş tane dizisini isterim." Eskiler öyle yapıyorlarmış. Beş tane film başrol. Tamam da bu kız güzel kız. Şahane, alkışlayalım. Şarkıcılık yapsın, mankenlik yapsın. Ama oyuncu değil yani ona o kadar yüklenmeyin. Ya da farklı bir rol verin. O, o rolün o dizinin mesuliyetini almasın.

Nihal Menzil’den Asmalı Konak ve sektör itirafları: 4 ay kira ödeyemedim, çok kötü günler geçirdim!

EKRANDA YETENEKSİZ OYUNCULAR VAR

-Var yani böyle ekranlarda şu an yeteneksiz oyuncular…

Yok mu? Ya onların da suçu yok. Para veren düşünmeli ama para veren de "Ben yurt dışına satıyorum" diyor. Hadi buyur buradan yak.

OYUNCU ESTETİK YAPTIRMAMALI, MİMİKLERİNİ KAYBETMEMESİ LAZIM

-Estetikli oyuncular hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ya bana göre oyuncu estetikli olmamalı. Şimdi zorunlu şeyler hariç. Ben bir trafik kazası geçirdim 1987 yılında. Bütün diz kapaklarım, öndeki 7 dişim kırıldı. Benim dişlerim kaplama. Mesela evet bu da bir estetik. Burun kemiğim kırıldı. Burnuma dokunduğunda delik hala. O kemiği almak gerekiyordu, çıkıntı oldu. Ya da nefes alamıyorsundur, et vardır. Bunlar başka bir şey. Ama yüz gerdirme, botoks, dolgu… Botoks başkaymış, dolgu başkaymış. Her ikisi de senin yüzünün şeklini değiştiriyor. Oyuncunun mimiklerini kaybetmemesi lazım. Yaptırıyorsa da bana ne canım. İsteyen istediğini yaptırır. Ama bana göre yaptırmamalı. Bir de "Ufak dokunuşlar" diye bir cümle kuruyorlar, "Ufak dokunuş ne?" diyorum. Botoksun adı ufak dokunuşmuş (gülüyor).

#ASMALI KONAK #SABAH GÜNAYDIN #SABAH GÜNAYDIN TV #SABAH GÜNAYDIN YOUTUBE
  • Yaşam Haberleri
  • Veri Politikası
  • Gündem Haberleri
  • Rüya Tabirleri
  • Haberler
  • Son Dakika Haberler
  • Namaz Vakitleri
  • Bilmeceler
  • Yayın Akışı
  • Türkiye Haritası
  • Gizlilik Bildirimi
  • Künye
  • E-Gazete
  • Arşiv
  • RSS
  • Haber
    1. Gündem
    2. Dünya
    3. Son Dakika
    4. Yerel Haberler
    5. Tüm Manşetler
    6. Zaman Tüneli
    7. Ansiklopedi
  • Spor
    1. Ziraat Türkiye Kupası
    2. Futbol
    3. Spor Toto Süper Lig
    4. Şampiyonlar Ligi
    5. UEFA Avrupa Ligi
    6. Milli Takım
    7. Canlı Skor
    8. Basketbol
    9. Voleybol
    10. Tüm Sporlar
    11. Transfer
    12. Spor Magazin
  • Ekonomi
    1. Güncel Piyasalar
    2. Canlı Borsa
    3. Altın Fiyatları
    4. Dolar Kuru
    5. Euro Kuru
    6. Emlak
    7. Sarı Sayfalar
    8. Gazete İlanlar
  • Resmi İlanlar
  • Sigorta
  • Finans
    1. Borsa
    2. Döviz
    3. Altın
    4. Kripto Para
    5. Tahvil-Bono
  • Apara
  • Tarım
  • Hayatın İçinden
    1. Yaşam
    2. Teknoloji
    3. Turizm
    4. Memur
    5. Kadın
    6. Güzellik
    7. Moda
    8. Otomobil
    9. Eğitim
    10. Namaz Vakitleri
    11. Hava Durumu
    12. Yemek Tarifleri
    13. Rüya Tabirleri
    14. Erkek & Kız İsimleri
    15. Ramazan
    16. Yol Durumu
  • Eğlence
    1. Günaydın Magazin
    2. Kültür Sanat
    3. Medya
    4. Astroloji
    5. Oyun
    6. Televizyon
    7. Güzel Sözler
    8. Şans Oyunları
    9. Bulmaca
  • Multimedya
    1. Galeri
    2. Sabah TV
    3. Diziler
    4. ABİ
    5. Kuruluş Orhan
    6. Aynı Yağmur Altında
  • Ekler Bölgeler
    1. Ekler
    2. Cumartesi
    3. Pazar
    4. Günaydın
    5. Kitap
    6. Ankara Başkent
    7. Yerel Haberler
    8. Sabah Türkiye
  • Yazarlar
    1. Sabah
    2. Spor
    3. Günaydın
    4. Perspektif
    5. Cumartesi
    6. Pazar
    7. Bölgeler
    8. Tüm Yazarlar
    9. Çizerler
    10. SİZİNKİLER
    11. PİJAMA AİLESİ
    12. HAYATA DAİR
  • Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası
  • A Haber Canlı Yayın AHaber Canlı İzle
  • APara Canlı Yayın APara Canlı İzle
  • Aspor Canlı Yayın Aspor Canlı İzle
  • Atv Canlı Yayın Atv Canlı İzle
  • A2 Canlı Yayın A2 Canlı İzle
  • Vavtv Canlı Yayın Vav TV Canlı İzle
  • Üyelik İşlemleri Üyelik İşlemleri
    1. Üye Girişi
    2. Üye Ol
    3. Çıkış
    4. Bildirimleri Aç / Kapat
  • Künye / İletişim
  • Bize Ulaşın