Türk ses ve sahne sanatçısı ve "Para Para Para" şarkısıyla akıllarda yer edinen 94 yaşındaki Rüçhan Çanay, geçtiğimiz Perşembe günü hayatını kaybetmişti. Usta sanatçı sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
Çamay'ın kızı oyuncu Melike Demirağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rüçhan Çamay'ın Türkiye'nin ilk caz şarkıcılarından biri olduğuna işaret ederek, "16-17 yaşlarında sahneye çıkmış bir sanatçıyı uğurluyoruz. Sanat hayatı çok boyutlu devam etti. Benim için hem anne hem öğretmen hem arkadaştı." dedi.
"KENDİNİ İYİ BİR İNSAN OLMAK İÇİN EĞİTTİ"
Demirağ, annesini maneviyatının çok yüksek bir insan olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Bu hayatın bir son olacağına hiçbir zaman inanmazdı. Hayattan sonra da bir yaşamın olduğuna inanırdı. İnsanlığa hizmet için çok çalıştı. Kendini iyi bir insan olmak için eğitti. İyi bir müzisyen ve yorumcu olmanın ötesinde iyi bir insan olmayı çok önemserdi. Bütün insanlara doğru bildiklerini aktarmaya çalıştı.
"İNSANLARIN İYİLİĞİNİ İSTERDİ"
Dilek Yaraş onun hayat hikayesini 'Kayıp Diva' adıyla kitaplaştırmıştı. O kitapla da bütün insanlara seslendi. Bütün insanların güzelliğini ve iyiliğini isteyen bir sanatçıyı kaybettik. Allah rahmet eylesin. Ruhuna güzellikler diliyorum. O gitti bize de hasreti kalacak."
RÜÇHAN ÇAMAY KİMDİR?
Rüçhan Çamay, 30 Mayıs 1931 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Annesi Mebrure Hanım (Hasekin), babası Asım Bey'dir (Çamay). Annesi ve babası o henüz bir yaşındayken ayrıldı.
Rüçhan Çamay, müzik kariyerine 12 yaşında Ankara Radyosu'nda başlamış ve daha sonra caz müziği sahnesinde adını duyurmuştur. ABD ve Avrupa'da verdiği konserlerle uluslararası alanda tanınan sanatçı, aynı zamanda "televizyonda şarkı söyleyen ilk Türk sanatçı" unvanını kazanmıştır. Türkiye'nin caz müziği sahnesine katkı sağlayan önemli isimlerden biri olarak kabul edilen Çamay, 1981 yılında sahne hayatına veda etmiştir.
Çamay, sanatıyla olduğu kadar hayatını da kaleme alan "Kayıp Diva – Rüçhan Çamay'ın Hayatı" adlı kitabıyla da anılarını yaşatmıştır. 2007 yılında İstanbul Caz Festivali'nde Yaşam Boyu Onur Ödülü'ne layık görülen sanatçı, müziğin ve cazın Türk kültüründeki önemini bir kez daha ortaya koymuştur.