Gençlik yıllarında ringe çıkıp boks şampiyonluklarıyla adından söz ettiren Adem Taşay, daha sonra adım attığı sinema dünyasında adeta iz bıraktı. Özellikle Kemal Sunal'ın başrolde olduğu "Kılıbık", "Yedi Bela Hüsnü", "Kiracı" ve "Tarzan Rıfkı" gibi unutulmaz komedi filmlerindeki yan rolleriyle hafızalara kazınan emektar oyuncu, milyonları ekrana kilitledi. Kastamonu'nun bir köyünden çıkıp Türk sinemasının altın çağına damga vuran bu efsane ismin, başarılarla dolu kariyerinin ardından gelen hüzünlü vedası ise sinema dünyasında derin bir boşluk bıraktı. İşte Yeşilçam'ın sessiz kahramanı Adem Taşay'ın hafızalardan silinmeyen acı sonu...
Türk sinemasının altın çağına adını yazdıran, ancak yaşam mücadelesi perdenin arkasında oldukça hüzünlü biten bir isim Adem Taşay... 1 Ocak 1954 tarihinde Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesine bağlı Karacakaya köyünde hayata gözlerini açan Taşay, gençlik yıllarında yumruklarıyla adından söz ettiren şampiyon bir boksördü.
Ringlerde kazandığı başarıların ardından rotasını sinemaya çeviren emektar isim, kısa sürede Yeşilçam'ın aranan simalarından biri haline geldi.
Özellikle Kemal Sunal sinemasının gedikli oyuncularından olan Taşay; "Kılıbık" filmindeki antrenör, "Kiracı"daki Metin ve "Yedi Bela Hüsnü"de hafızalarımıza kazınan tekne kaptanı Apo karakterleriyle milyonların kalbinde taht kurdu.
24 Ocak 1997 günü Bayrampaşa'daki evinde başından vurulmuş halde cansız bedeni bulunan usta oyuncunun bu trajik kaybı, arkasında hala aydınlatılamayan pek çok soru işareti bıraktı.
O günden beri gizemini koruyan bu meşum olayla aramızdan ayrılan Adem Taşay, geride başarılarla dolu bir spor kariyeri ve onlarca unutulmaz film bırakarak hafızalardaki yerini koruyor.
HAYATI DRAM DOLU OLAN BİR BAŞKA YEŞİLÇAM OYUNCUSU: MESUN ENGİN...
Yeşilçam'ın bir dönemine damga vuran, ışıltılı sahnelerin aranan yüzü Mesut Engin'in hayat hikayesi, başarıdan en dibe uzanan trajik bir yolculuğun özeti gibi.
Kısa sürede jönler arasına adını yazdıran Engin, Sevmek, Yazık Oldu Yarınlara, Ah Bu Gençlik ve Deli Kız filmleriyle popülerliğini pekiştirdi. Sadece sinemada değil, mankenlik ve fotomodellik dünyasında da fırtınalar estirdi.
HAYATINI ALTÜST EDEN O KAZA
1976 yılında geçirdiği feci trafik kazası, Mesut Engin için sonun başlangıcı oldu. Sağ el bileğinin sinirlerinin kesilmesiyle büyük bir yıkım yaşayan sanatçı, içine girdiği bunalımı aşmakta zorlandı. Bu süreçten sonra yer aldığı Lekeli Kadın, Ve Recep Ve Zehra Ve Ayşe, Kaşık Düşmanı ve Sonsuz Sokaklar gibi filmlere rağmen eski günlerine dönmekte zorluk çekti.
1980'li ve 90'lı yıllarda Kara Para, Ay Işığı Operasyonu, Zavallı Kız ve Kanlı Para gibi projelerde boy gösterse de talihsizlikler yakasını bırakmadı.
"DEDE" LAKABIYLA SOKAKLARDA BİR YAŞAM MÜCADELESİ
Özel hayatında ardı ardına gelen felaketler, Mesut Engin'i evsiz bıraktı. İş hayatındaki başarısızlıklar, boşanma ve ardından evinde çıkan yangınla her şeyini kaybeden efsane isim, sokaklarda yaşamaya başladı.
Çevredeki esnafın "Dede" diyerek yardım ettiği sanatçı, uzun yıllar boyunca açlık ve soğuğun yanı sıra ciddi hastalıklarla da pençeleşti. Düşler de Ölür, Kara Gün ve Son Defa gibi filmleriyle hafızalarda kalan jönün sokaklardaki hali, onu Taksim'de bitkin halde bulan tiyatrocu dostlarının yardımıyla son buldu.
DARÜLACEZE'DE SON PERDE
2009 yılında Darülaceze'ye yerleştirilen Mesut Engin, burada verdiği son röportajda zamanın acımasızlığına yenik düştüğünü ve yaşama sevincini yitirdiğini dile getirmişti.
Uzun süren sokak hayatının vücudunda bıraktığı hasarlar ve geçirdiği hastalıklar nedeniyle bitkin düşen Yeşilçam'ın unutulmaz ismi, 19 Aralık 2011 tarihinde aramızdan ayrıldı. Geriye ise Ölüme Köprü'den Polis Dosyası'na kadar uzanan onlarca film ve yürek burkan bir hayat hikayesi kaldı.
GEÇİRDİĞİ KAZAYLA HAYATI ALTÜST OLAN BİR DİĞER YEŞİLÇAM OYUNCUSU: FERİDUN ŞAVLI
Türk sinemasının gelmiş geçmiş en sevilen serilerinden biri olan Hababam Sınıfı, bize sadece kahkahayı değil, her biri ayrı birer değer olan "güzel insanları" da miras bıraktı.
YEŞİLÇAM'IN BURDUR'DAN GELEN GÜLEN YÜZÜ
6 Ağustos 1953'te Burdur'da dünyaya gelen Feridun Şavlı, sinema kariyerine sadece Hababam Sınıfı'nı sığdırmadı. 1970'li yılların o samimi atmosferinde; "Ah Nerede", "Yüz Numaralı Adam", "Neşeli Günler" ve "Sınıfta Şenlik Var" gibi dönemin en popüler yapımlarında rol alarak izleyicinin sevgisini kazandı.
O dönemde popülerliği öyle bir noktaya ulaştı ki, reklam filmlerinin de aranan yüzlerinden biri haline geldi. Ancak sinemanın parıltılı dünyası, 1978 yılına gelindiğinde onun için yerini sakin bir hayata bırakacaktı.
KADERİN EN AĞIR SINAVI: O KAZADAN SONRA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMADI
Feridun Şavlı, sinemadan uzaklaştıktan sonra yaşamına yeni bir yön vermeye çalışırken, kader ona en sert yüzünü gösterdi. Geçirdiği korkunç bir trafik kazası, tüm hayatını altüst etti.
BİR KOLUNU KAYBETTİ AMA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞTI
İzmir-Manisa otoyolunda geçirdiği o talihsiz kazada, Domdom Ali'miz bir kolunu kaybetti. Usta oyuncu moral olarak büyük bir çöküş yaşamasına rağmen, ailesinin desteğiyle yaşama tutunmaya çalıştı.
Ancak Şavlı'nın talihsizlikleri maalesef kolunu kaybetmesiyle de sınırlı kalmadı. Geçirdiği kazadan birkaç yıl sonra, henüz 41 yaşındayken kalbi bu yorgunluğa daha fazla dayanamadı. 1995 yılında geçirdiği bir kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Şavlı, geride gözü yaşlı bir aile ve milyonlarca sevenini bıraktı.