Yeşilçam'ın unutulmaz yapımlarından Şabanoğlu Şaban filminde; Kemal Sunal, Şener Şen ve Adile Naşit gibi dev isimlerle kamera karşısına geçen, canlandırdığı Nigar karakteriyle hafızalara kazınan Ayben Erman, son görüntüsüyle yeniden ilgi odağı oldu. Döneminin zarafetiyle büyüleyen usta oyuncunun yıllara meydan okuyan duruşu, sevenlerini hayran bıraktı. İşte güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeyen Ayben Erman'ın görenleri şaşırtan o değişimi…
Kariyerine 1958 yılında 'Ayşe'nin Çilesi' filmiyle adım atan usta oyuncu Ayben Erman, sinema dünyasındaki yolculuğunu 'Güngörmüşler', 'Şabanoğlu Şaban', 'Gazino Bülbülü' ve 'Şendul Şaban' gibi unutulmaz yapımlarla taçlandırdı. Yeşilçam'ın en sevilen simalarından biri haline gelen Erman, yer aldığı sayısız projeyle Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
1977 yapımı Şabanoğlu Şaban filminde sadece oyunculuğuyla değil, büyüleyici güzelliği ve hafızalara kazınan bakışlarıyla da fırtınalar estiren Ayben Erman, yıllar sonra yeniden gündemde. Usta oyuncunun zamana meydan okuyan asil duruşu ve değişmeyen enerjisi, hayranları tarafından büyük bir beğeniyle karşılandı.
2019 yılında aramızdan ayrılan usta sanatçı Ayşen Gruda'ya duyduğu derin özlemi her fırsatta dile getiren Ayben Erman, son günlerde zamana meydan okuyan zarafetiyle yeniden ilgi odağı oldu. Ablasının yokluğunu yüreğinde taşıyan ünlü oyuncu, yılların değiştiremediği güzelliği ve asil duruşuyla hayranlarından tam not aldı.
YILLAR İÇİNDEKİ DEĞİŞİMİYLE GÖRENLERİ ŞAŞIRTTI!
Uzun süredir ekranlardan uzak, sessiz bir yaşam süren usta oyuncunun son hali, sosyal medya dünyasında büyük yankı uyandırdı. Yıllar içindeki değişimiyle herkesi hayrete düşüren sanatçı için takipçileri; "Zaman sanki ona hiç uğramamış" ve "Zarafeti ve güzelliği hâlâ ilk günkü gibi" şeklinde hayranlık dolu yorumlarda bulundu.
YEŞİLÇAM'IN UNUTULMAZ 'KÖTÜ' ADAMI TURGUT ÖZATAY'IN HAYATININ NASIL SONLANDIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? İŞTE YÜREK BURKAN O DETAY...
30 Aralık 1926'da Manisa'nın Alaşehir ilçesinde doğan Özatay, 26 Haziran 2002'de İstanbul'da yaşamını yitirdi. Kariyeri boyunca tam 497 filmde rol alarak Türk sinemasında en çok film çeviren üçüncü oyuncu unvanını kazandı.
1950'li ve 1960'lı yıllarda jön rollerinde kamera karşısına geçen oyuncu, kısa süre sonra Yeşilçam'ın vazgeçilmez "kötü adamı"na dönüştü.
Özatay, özellikle Cüneyt Arkın ve Kemal Sunal filmlerinde canlandırdığı karakterlerle milyonların hafızasında yer etti. "Korkusuz Korkak"ta Ayı Abbas, "Üç Kağıtçı"da minibüsçü Hasan, "Atla Gel Şaban"da Davut ve "Zehir Hafiye"de Manyak Mahmut rolleri, onun en çok hatırlanan performansları arasında yer aldı.
Tehditkâr bakışları, tok sesi ve sahneye kattığı gerçeklik duygusu, onu Yeşilçam'ın en güçlü "antagonist"lerinden biri yaptı.
İŞTE YÜREK BURKAN SON!
Fakat başarıları ona mutluluk getirmedi. Yüzlerce filmine rağmen hayatının son günlerinde geçimini katalog satarak sağladı
Yeşilçam'ın büyük efsanesi "Taçsız Kral" Ayhan Işık'ın asıl mesleğini biliyor musunuz? İşte hiç bilinmeyen o yeteneği…
"Taçsız Kral" lakabıyla tanınan Yeşilçam'ın unutulmaz jönü Ayhan Işık'ın sadece beyaz perdede değil, bambaşka bir alanda da iz bıraktığını biliyor muydunuz? Henüz sinemaya adım atmadan önce farklı bir sanat dalında profesyonel olmuş, eserleri dergilerde, gazetelerde yayımlanmıştı. Hatta yıllar sonra isminin geçtiği özel bir albüm bile hazırlanmıştı.
Türk sinemasının en büyük yıldızlarından Ayhan Işık, ışığını yalnızca kameraların önünde değil, başka bir yaratıcı alanda da göstermişti. Çocuk yaşlardan itibaren ilgisini verdiği bu alan, hayatının uzun yıllarına eşlik etti. Öyle ki hayallerinden biri, yurtdışına giderek bu yeteneğini dünyaya tanıtmaktı. Ancak bir yarışmayla sinemaya adım atınca o hayal ikinci planda kaldı.
Türk sinemasının unutulmaz jönü, "Taçsız Kral" lakaplı Ayhan Işık'ın (1929–1979) aslında yalnızca bir oyuncu değil, aynı zamanda profesyonel bir ressam olduğunu biliyor muydunuz?
İzmir'de Selanik göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ayhan Işık, küçük yaşta babasını kaybetti.
İstanbul'a yerleştikten sonra Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde eğitim aldı. Burada Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi oldu, Fikret Otyam ve Semih Balcıoğlu gibi isimlerle "On'lar Grubu" içinde yer aldı. Empresyonizmden etkilenen sanatçı, özellikle Claude Monet'i kendisine ilham kaynağı olarak gördü.
Sinemaya adım atmadan önce Babıali'de ressamlık yapan Işık, çocuk dergileri ve yayınevleri için karikatürler, çizgi romanlar çizdi. Hatta 1966'da "Aşka İnanmıyorum" adlı resimli roman albümü yayımlandı. Kendi yazdığı ve çizdiği aşk hikâyeleri gazetelerde tefrika edildi.
Bir dönem Amerika'ya gidip otomobil tasarımları çizmeyi bile düşündü. Ancak 1952'de bir sinema dergisinin açtığı yarışmayı kazanmasıyla resim ikinci plana itildi ve Türk sinemasının en büyük yıldızlarından biri doğdu.
Ayhan Işık, Lütfi Akad'ın Kanun Namına filmiyle büyük çıkış yakaladı, 140'tan fazla filmde rol aldı. "Küçük Hanım" serisiyle halkın sevgilisi oldu, Yeşilçam'da "Taçsız Kral" unvanını aldı. 1970'lerde kısa süre sahneye çıkarak Türk sanat müziği eserleri de seslendirdi.
MEĞER MESLEĞİ BAMBAŞKAYMIŞ!
Geçimini uzun yıllar marangozluk yaparak sağlayan Ali Şen, bu yönüyle izleyicinin her zaman merakını cezbetti.
Kimi zaman huysuz ve esprili bir baba, kimi zaman da paragöz ve fırsatçı karakterleriyle hafızalara kazındı. Onun sert bakışları, ince mizahı ve kendine özgü ses tonu, oynadığı her rolde seyircinin dikkatini çekmeyi başardı.
Kameralar karşısına ilk kez 1954 yılında çıkan Ali Şen, kısa sürede Yeşilçam'ın en çok aranan yan karakter oyuncularından biri oldu.