"Kalp Kalbe Karşı" şarkısının unutulmaz sesi Aslı Güngör, yıllar sonra paylaştığı fotoğraflarla adından söz ettiriyor. Güzelliğiyle adeta zamana kafa tutan ünlü sanatçı, son haliyle "Güzelliğinden bir nebze bile ödün vermemiş" dedirtti. İşte ünlü ismin çok konuşulan o kareleri...
Türk pop müziğinin duru sesi Aslı Güngör, popülaritesini ve zarafetini geçen yıllara rağmen korumayı başaran isimler arasında yer alıyor.
Profesyonel müzik yolculuğuna 2007'de "İzmir Bilir Ya" ile başlayan ve 2008 yılında Enbe Orkestrası birlikteliğinden doğan "Kalp Kalbe Karşı" düetiyle geniş kitlelere ulaşan sanatçı, romantik şarkıların ikonik yorumcularından biri haline geldi.
Özellikle aşk temalı besteleriyle bir dönemin hafızasında yer eden Güngör, müzikal duruşuyla dinleyicilerin kalıcı bağ kurduğu bir isim oldu.
Şu an 46 yaşında olan 1979 doğumlu başarılı müzisyen, üretimlerine devam ederken diğer yandan dijital dünyada da aktif bir profil çiziyor.
Instagram'da 117 bin kişilik bir takipçi kitlesine hitap eden ve dinleyicileriyle bağını hep canlı tutan Güngör'ün paylaşımları, adeta zamanı geriye sarıyor.
Bu şarkıyı intihar eden eski sevgilisine yazdığını söyleyen de oldu, öldürdüğü sevgilisine yazdığını söyleyen de... Ama hepsi birer şehir efsanesiydi.
Sosyal medyadan gelen 'Abla o kadar ünlü olup bu kadar ünsüz olmayı nasıl başardın?' sorusuna ise bakın ne cevap vermişti…
'Abla o kadar ünlü olup bu kadar ünsüz olmayı nasıl başardın? Yazmış biri bana, aşırı haklı bir soru, cevabını anlatayım da dinleyin.
Bursa'da Anadolu Lisesinden Koç Hukuk'u %50 burslu kazanmışım, ailem "Gerekirse arabayı satarız" demiş göndermiş İstanbul'a. Yurt bursum yok (o da okula ödediğimizin yarısı kadar) harçlığım da 500TL. Babam demiş ki "50 liran kalınca haber ver para göndereyim, parasız kalma aman"
İlk sene (2004) arabamızı satıp okula parasını okula ödediğimizin rüyasını çok görmüşümdür. 2005 yazında şarkının yayılmasıyla albüm teklifleri almaya başladım. Ailem "önce okulun" dedi ve ekledi "ne yaparsan yanındayız ama okulunu sakın ihmal etme bozuşuruz"
Önce neredeyse tüm büyük yapım şirketleri ile görüştüm. Şahin Özer (o zamanların meşhur yapımcısı) "Martta 150bin, Eylül'de 150bin cebinde" demiş mesela. Ooffff. Ama hakkıyla çalışırsam okula devam etmem mümkün değil belli, tabi babamın lafı çınlıyor kulaklarda;
"Yavrum, güzel kızım, ben seni para kazanmak için milletin içkisine meze olmak zorunda kal diye göndermedim İstanbul'a. Seçimini ona göre yap" Türkan Şoray Kanunlarımı kabul eden bir yapım şirketi ile çıkmışım yola (2006), sözleşmeme göre zaten para kazanmam mümkün değil