'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde canlandırdığı Hürrem Sultan rolü ile Türk televizyonlarında büyük bir çıkış yakalayan Meryem Uzerli, diziden bir anda ayrılarak mücadele ettiği tükenmişlik sendromu hakkında çarpıcı itiraflarda bulunmuştu. Son olarak Uzerli, katıldığı ödül töreni sonrası yaptığı açıklama ile magazin gündemine bomba gibi düştü.
"Muhteşem Yüzyıl" dizisinde üç sezon boyunca canlandırdığı 'Hürrem Sultan' karakteriyle milyonların kalbini fetheden Meryem Uzerli, ilk oyunculuk deneyimiyle adeta yıldızlar arasına adını yazdırmıştı.
Güzelliği, doğal tavırları ve enerjisiyle kısa sürede büyük bir hayran kitlesine ulaşan Türk-Alman oyuncu, 2013 yılında ani bir kararla ayrıldığı Muhteşem Yüzyıl dizisinin ardınan tükenmişlik sendromuna yakalandığını açıklayan Uzerli, Almanya'ya dönmüş ve o dönemde kendisini "Şarjı bitmiş bir makine gibiydim, robot gibi hissediyordum" sözleriyle anlatmıştı.
Bir süre sonra toparlanıp yeniden Türkiye'ye dönen Meryem Uzerli, televizyon ekranlarına kaldığı yerden devam etmişti.
Gerek zarafeti gerekse sempatik kişiliğiyle dikkat çeken Meryem Uzerli'nin şöhret yolculuğu ise birçok kişiyi şaşırtıyor.
Bugün başarılı performansının yanı sıra sözleri ve güzelliği ile Türkiye'nin en çok konuşulan oyuncularından biri olan Uzerli'nin nasıl keşfedildiği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Oyunculuk eğitimini Hamburg'daki Schauspiel Studio Frese'de alan sanatçı, Almanya'da bazı yapımlarda yer aldıktan sonra Türkiye'deki büyük çıkışını Muhteşem Yüzyıl dizisiyle yaptı.
BAKIN NASIL KEŞFEDİLMİŞ!
Muhteşem Yüzyıl dizisinin yapımcısı olan Timur Savcı ve senaristi Meral Okay, Hürrem Sultan rolü için 8 ay süren kapsamlı bir oyuncu seçim süreci yürüttü.
Bu süreçte, Almanya'da oyunculuk yapan Meryem Uzerli, cast direktörü Hülya Duyar tarafından keşfedildi ve Türkiye'ye getirildi.
İLK KEZ ANLATTI!
Usta oyuncu Hülya Duyar, katıldığı bir televizyon programında Meryem Uzerli'yi nasıl keşfettiğini ilk kez anlattı…
Duyar ilk olarak Uzerli'nin güzelliğinden ne kadar etkilendiğini söyleyerek, "Ben Meryem'i 17 yaşında tanıyordum ve ilk tanıdığımda o kadar güzeldi ki diyordum 'bu ne kadar güzel kız ya'" ifadelerini kullandı.
Hemen ardından Duyar ünlü oyuncun nasıl 'Hürrem' rolüne seçildiğini açıkladı: Meral (Okay) abla bana dedi ki bana bir yabancı Hürrem'i bul dedi. Benim de aklıma Meryem geldi ve Meryem'i seçtiler." Böylece Meryem Uzerli, şöhret kapılarını birer birer aralamış oldu...
MERAK EDİLEN BİR DİĞER KEŞİF HİKAYESİ: 'SULTAN'
222 film çevirerek Yeşilçam'a adını altın harflerle yazdıran Türkan Şoray, güzelliği, yeteneği ve etkileyici oyunculuğuyla sinema tarihinin unutulmaz isimleri arasında yer alıyor.
Yıllara meydan okuyan kariyeri ve Sultan lakabıyla anılan Şoray, Türk sinemasının en sevilen ve saygı duyulan kadınlarından biri olarak hala ön plana çıkıyor. Peki Yeşilçam Sultanı'nın nasıl keşfedildiğini biliyor musunuz?
Bir televizyon programına katılan Şoray kariyerini adım adım nasıl inşa ettiğini şu sözlerle anlatıyor: "Annem, kardeşimle bana bakmak için çalışmak zorundaydı. Babam da ilgilenmiyordu bizimle. Mecburen bizi anneannemle dedemin yanına bırakıyordu annem. Dedemlerin oturduğu yer mutaassıp bir çevreydi.
Beni de bir yere bırakmıyorlardı ama bir gün mahallede bir akşam herkes bir yere koşuyor. Ben de nasıl olduysa izin aldım, beni de bıraktılar. Ben de komşularla birlikte koşa koşa bir yere gittik böyle. İşte bir meydan var, onun arsasında film çekiyorlarmış.
Ben de hayatımda ilk defa film çekimi görüyorum. Lambalar, ışıklar falan… Sonra bir yüz gördüm. İnanılmaz, melek gibi güzel bir yüz… Meğer Muhterem Nur'muş o.
Böyle bir ışığa bakıyor, herkes gidiyor yanına imza istemek için. Ne olduğunu bilmiyorum, ben de gittim imzalı resmini istedim… İnsanlar film alanına girmesin diye ipler gerilirdi ve ben de o seyircilerin arasındayım o sırada. Böyle merakla bakıyorum ne olup bitiyor diye.
Sonra birisi geldi benim yanıma. Bana, "Filmde oynar mısın?" gibi bir şeyler söyledi. Film, film çekimi nedir bilmiyorum. Sinemaya bile pek gitmemişim. Belki bir kere falan gitmişimdir ya da. Çok şaşırdım, korktum ve koşa koşa eve gitmiştim. İşte, o yanıma gelen kişi Memduh Ün'müş… Demek ki, kaderimde sinema varmış. Birincisinde olmadı ama ikinci tesadüfte oldu…"
GENÇ YAŞTA KEŞFEDİLEN BİR DİĞER İSİM: SAFİYE SOYMAN
Henüz 13 yaşındayken 24 yaşındaki Ziya Akaröz ile evlendirilen Soyman, bu süreçte okumayı hiç bırakmadı.Gizlice ortaokul sınavlarına hazırlandı, daktilo kurslarına gitti ve ortaokulu bitirir bitirmez lise sınavlarına hazırlanarak lise eğitimini de tamamladı.
Liseyi bitirdikten sonra Özer Altın'dan müzik dersleri alarak radyo sınavlarına girdi ve sınavları başarıyla tamamladı.
13 yaşında yaptığı evlilikten Ümran adında kızı ve Harun adında oğlu olan Soyman, eşi Ziya Akaröz'den 11 yıl sonra boşandı. İlk evliliğinin ardından 1999 yılında Faik Öztürk ile evlenen Soyman, aradığı aşkı Öztürk'te buldu.