Hayatı ritim üzerine kurulu, dünyaya nam salmış bir müzisyen Burhan Öçal... İsviçre'de yaşıyor, Avrupalı meslektaşlarıyla ortak konserler veriyor. ABD'de sahneye çıkmadığı eyalet kalmadı gibi ama kendini en huzurlu hissettiği yer memleketi Trakya... 'Alaattin'in sihirli lambası' dediği darbukasıyla; roman müziğinden caza, Balkanlardan Amerika'ya kadar uzanan hikayesinde Burhan Öçal, Nesimi'nin dediği gibi "Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi" diyor.
Dünyaca ünlü Türk müzisyen Burhan Öçal, Crossing Bosporus Trio isimli konser serisi geçen hafta Türkiye'ye çıkarma yaptı... Usta perküsyonist Öçal, kontrbasta 'dünyanın 1 numarası' dediği Heiri Känzig ve piyanoda Alex Wilson ile sahneye çıktı. Önce İstanbul'da Performans Sanatları Merkezi'nde iki saate yakın sahnede kaldılar. İsviçre'de tanışıp müziğin diliyle anlaşan, konuşmaktan daha çok bir araya gelip doğaçlama çaldıklarını söyleyen üçlü pek keyifliydi. Gecenin sonunda yeni albümünü imzalatmak için bekliyorduk. Sık rastlanmayan bir davet aldık. "Burhan Bey sizi kulise bekliyor."
Plakları satın alan her yaştan kişi şaşkınlıkla ama daha doğrusu büyük bir heyecanla PSM'nin koridorlarından kulise ulaştık. Üzerindekileri bile çıkarmamış bizi bekliyordu. Çok yoğun bir gün geçirdiğini, yanımıza bu yüzden gelemediğini söyledi. Oysa herkes o an zaten çok mutluydu. İnsanlara tek tek nereden geldiklerini, konseri beğenip beğenmediklerini sorarken bir çocuk gibi heyecanlıydı. Biz de yeni albümünü dinlemek için heyecanlıydık.
Trakya Funk; Trakya ruhunu Amerika üzerinden Avrupa'ya taşıyan bir Burhan Öçal ile dünyaca ünlü basçı Jamaaladeen Tacuma'yı buluşturmuştu. (İkili daha önce Groove Alla Turca albümünde de yanyana gelmişti.) Sıranın sonuna kalıp gazeteci kimliğimi açıklayıp sohbete koyulduk. "Yalnız sabah İzmir'deki konsere gitmek için havaalanına gideceğim" derken saat 01.00 idi ve ben kariyerimin en iyi işlerinden birine daha imza atacağımın farkında değildim.
- Jamaaladeen Tacuma ile yollarınız nasıl kesişti? İlk karşılaşmanızda birbirinizde neyi fark ettiniz?
- Sanki çok önceden tanışıyormuşuz gibi hissettik ikimiz de. Samimi bir sohbetten sonra iki ayrı kültürün mutlaka buluşması gerektiğinin farkına vardık ve o andan itibaren çalışmaya başladık. Tacuma, çok özel bir müzisyen, kendisine hem büyük saygı duyuyorum hem de onu çok seviyorum. İnsancıl tarafı çok baskın. Türkiye'ye olan tutkusu, müziğimize olan merakı bizi daha da yakınlaştırdı. 35 yılı aşkın o samimi dostluğumuz hâlâ sürüyor.
- Tacuma'nın funk dünyası ile sizin Trakya ritimleri arasında nasıl ortak zemin ortaya çıktı?
- Funk halen Amerikan caz müziğinin ve türlerinin en temel ritimlerinden biri. Bizim müziğimizdeki ritimlerle aradaki fark birinin düz birinin aksak seyretmesi. İkisi bir arada çok iyi...
"BATILILAR ZORLANIYOR"
- Batılı müzisyenler Türk ritimlerini ilk duyduklarında nasıl tepki veriyor? Anlamakta zorlandıkları şey ne oluyor?
- İlk dinlediklerinde ölçüyü saymakta zorlanıyorlar. Çünkü Batı'da çoğunlukla 4/4 ve 3/4 ritimler vardır. Bizdeki aksak ritimlerin zenginliği özellikle caz dünyasında çok kabul görür ve yeni bir ritmi keşfetmekten, çalmaktan büyük zevk alırlar.
- Tacuma'yla çalışırken doğaçlama mı ağır bastı yoksa önceden yazılanlar mı?
- İkisi de. Doğaçlama bizim her zaman ilk tercihimiz olmuştur.
- Trakya ve Balkan hattındaki roman müziği sizin müziğinizde çok güçlü bir damar. Sizce roman müziğinin temel karakteri nedir?
- Roman müziğinin karakteri davul, darbuka ve klarnettir bence. Neşe, zengin bir altyapı, hareketli, keyifli bir atmosfer vardır. Ama klasik anlamda eğlenceyi kastetmiyorum.
- Roman müzisyenlerin doğaçlama yeteneği çok konuşulur. Bu kültürel bir miras mı yoksa sahne pratiği mi?
- Öncelikle Allah vergisi. Sonrasında da kültürel miras.
- Roman müziği ile caz arasında sizce nasıl bir akrabalık var?
- İkisinin de tamamıyla özgürce yapılan, kurallara bağlı olmayan doğaçlamalarıdır benzer yönleri. Yalnız şunu da eklemeliyim iki taraf da kendi için çalar ve o zaman da müzik doğar. Bir müzisyen kendi için çalıyorsa oradan mutlaka iyi bir şey çıkar.
- Trakya'daki Roman müziği ile Balkan ülkelerindeki Roman müziği arasında belirgin farklar var mı?
- Çok büyük farklar olduğunu düşünmüyorum. Bulgaristan ve Makedonya'da büyük ölçülerde çalınan aksak ritimler vardır; 11/8, 13/8 gibi...
- Bugün genç Roman müzisyenler geleneksel üslubu koruyor mu, pop ve elektronik müzikle yeni yön mü oluşuyor?
- Çok içinde değilim ama izlediğim kadarıyla hepsinin bir karışımı oluyor.
- Roman müziği dünya sahnesinde hak ettiği değeri görüyor mu?
- Müzik olarak olmasa bile çok değerli Roman müzisyenler dünya sahnelerinde yer alıyor. İspanyolların Flamenkosunu saymazsak.
- Yerinizde durmuyorsunuz. Konserlerden bahsedelim mi?
- Vatikan'da ödüllü bilim insanlarının katılacağı, yönetmen&yapımcı David Cronenberg'in konuşmacı olduğu konferansın sonunda piyanist Alexey Botvinov ile East Meet West (Doğu Batı buluşuyor) projemizin konseri olacak. Ardından Miami'de tarihi bir galeride solo, Antalya'da Trakya Funk konserimi de sayabilirim. Bir de Sydney seyahatim var.
- Türkiye'de roman müziği çoğu zaman sadece eğlence müziği olarak algılanıyor. Siz bu algıyı doğru buluyor musunuz?
- Eğlenceden neyi kastettiğinize bağlı. Buna karşılık Balkan müziğini çalan çok iyi Roman icracılar, besteciler vardır.
"TÜRKÜLERİ ÇOK SEVERİM BOZLAK DİNLERİM"
- Dinlemekten bıkmayacağınız şarkıları sorsam...
- Çok var, aklıma ilk gelenler Türk Sanat Müziği; Hüzzam makamını, Kürdilihicazkar makamını çok severim. Kürdilihicazkar meydan faslını dinlerim. Amerikan cazından Miles Davis hayranıyım. Batı klasiklerinden Bach... Bütün eserlerini dinlerim. Zaten çalıyorum da. İç Anadolu, Rumeli türkülerini çok severim. Bozlak dinlerim. Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi... Çok severim bu şarkıyı.
"İŞİMİ ÇOK SEVİYORUM"
- Hem Türkiye'de hem de yurt dışında çok konserler gerçekleştiriyorsunuz? Zor olmuyor mu?
- Evet, çok fazla yoğunluk oluyor, özellikle bir dönem Amerika'nın en önemli ajanslarından ICM ile yaklaşık sekiz sene gibi çalışıyorken çok fazla turne ve konserler yaptım yurt dışında, eyalet eyalet dolaştım, artık daha anlamlı ve çok sevdiğim müzisyen dostlarımla güzel projeler gerçekleştirmek istiyorum. Farklı ve hiç gitmediğim şehirlere de gitmek isterim umarım gerçekleşir.
- Sizin müzisyenliğinizin yanı sıra oyunculuk kariyeriniz de var. Çok sayıda dizi ve filmde oynadınız. Bir daha dünyaya gelseniz oyuncu olmak ister miydiniz?
- Kesinlikle isterdim, sinema benim ilk tutkum, Müzikten önce ilk ciddi hayalim sinema idi ama önce müzikle ilgili şans önüme çıktı böyle gelişti ve sonraki yıllarda fırsat oldukça birçok filmde oynadım..
- İşinizi çok seviyorsunuz.
- Çok seviyorum yoğunluğuna rağmen benim için öncelik hep işim. Titizimdir.
- Yeni albümünüzde dinleyicinin en çok neyi hissetmesini istersiniz?
- Sürekli bir tekamül içinde olduğumu hissetmelerini ve fark etmelerini isterim.
- Bir de size hayallerinizi sorsam...
- Osmanlı İmparatorluğuna büyük ilgi olduğunu bilirsiniz. 36 padişahın hatırasına yaptığım Sultan Albümleri serisi içinde sadece üç albüm yayınlayabildik. Bu projeyi tamamlamak istiyorum.
- Son olarak sizden bir bayram mesajı istesem...
- Tüm dünya için huzur ve barış içinde nice iyi bayramlar diliyorum.
AKLINIZA İLK GELEN DUYGULAR
Trakya > Toprağım
9/8 > Hayatımın ritmi
Hasan Saltık > Çok değerli bir yapımcıydı. Allah rahmet eylesin.
Gazze > Kalbim oradaki masumlarla birlikte.
İstanbul > Beni yoruyor artık.
New York > Bir hafta için harika.
Darbuka > Alaattin'in sihirli lambası benim için. Ama bakır Türk darbukası olacak. İçinden çok şey çıkar.
Dans > Dans etmek isterdim kabiliyetim olsaydı. Ama dans ettirebilirim.