Dört bir yanımız alev topuyken, masum çocuklar ölürken, analar eziyet görürken, babalar "Yarın da eve ekmek getirebilecek miyim?" kaygısını yaşarken ruhumuza öyle iyi geldiniz ki Bizim Çocuklar.
Tam zamanında... Evet, tam zamanında yetiştiniz. Buna öyle çok ihtiyacımız vardı ki... Hayat öpücüğü, can suyu oldunuz. Tıkanmışken, cümlemize Heimlich manevrası yaptınız.
Sayenizde öksürüp, boğazımızı tıkayan, bizi nefessiz bırakan yumrudan kurtulduk... Bence bu büyük zaferi tek bir kelimeye indirgemek mümkün: İnanç... Biz Dünya Kupası'na gideceğimize kura çekildiği gün inandık. Arada kazalara uğradık ama yılmadık.
Çok mu iyi oynadık? Hayır. Süper işler mi çıkardık? Pek sayılmaz. Ama daha mühim bir şey yaptık: Sahaya inanç ve karakter koyduk.
Size fazla iddialı gelebilir ama bu maç sadece futbolda değil, her alanda ülkemiz adına bir "tramplen" etkisi yaratacak.