Trend
  • facebook-logo
  • Nsosyal logo
  • instagram-logo
Trend Galeri Trend Magazin Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

Henüz 6 yaşındayken babasının hayalini gerçekleştirmek üzere adım attığı tiyatro sahnelerinde dile kolay 58 yılını deviren, Yeşilçam'ın en zorlu şartlarında Ayhan Işık'ın masallarıyla büyüyen bir isim o… Nilgün Kasapbaşoğlu, çocuk yıldız olarak başladığı sinema serüveninden Türk tiyatrosunun usta oyunculuğuna uzanan yaşam öyküsünü tüm samimiyetiyle anlattı. Ayşecik hariç Yeşilçam'daki neredeyse tüm efsane çocuk karakterlere ses vererek sinema tarihine damga vurduğunu belirten sanatçı, o döneme dair ezber bozan bir itirafta bulundu: "Yalan yok, dublajdan çok iyi paralar kazandım, bir filmle bütün kışın kömürünü alırdım ama tiyatrodan asla para kazanılmaz." Son dönemdeki estetik çılgınlığına ve meslektaşlarının geçirdiği değişimlere de değinen usta isim, Meryem Uzerli üzerinden çok konuşulacak bir eleştiriye imza atarak yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi: " Kadın o kadar değiştirmiş ki kendini… O diziyi yaptığı zaman ne kadar sıcacıktı. Şimdi biraz soğuk bir kadın olmuş, kusura bakmasın!" Nilgün Kasapbaşoğlu, Günaydın YouTube kanalında yayınlanan "Biyografi'k" programında bu haftaki konuğum oldu. Hayat hikayesinden kariyer yolculuğuna, bilinmeyenlerini anlattı.

YASEMİN DURNA
Giriş Tarihi: 06.07.2026 14:45 Güncelleme Tarihi: 06.07.2026 15:05
Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu, Sabah Günaydın YouTube kanalında yayınlanan "Biyografi'k" programında Yasemin Durna'nın yeni bölüm konuğu oldu. Son dönemde animasyon filmlerini seslendiren sosyal medya fenomenlerine tepki gösteren sanatçı, "Oyuncu olmayan bir insanın seslendirme yapması çok zor. Cahil cesaretiyle böyle her işe koşmamak gerekiyor, mesleklere saygı duyulmalı" diyerek işin uzmanı olmayan kişilerin sektöre yönelmesini sert bir dille eleştirdi. Geçmişte birlikte rol aldığı Kutsi'ye sette seslendirmeyi kendisinin öğrettiğini ilk kez paylaşan Kasapbaşoğlu, "Bir sanatçı kendini konuşmazsa ben ona sanatçı pek diyemiyorum dedim, o da sözümü dinledi" ifadelerini kullandı. Sektördeki kırgınlıklar karşısında her zaman profesyonelliğini koruduğunu da belirten usta oyuncu, "Ben tiyatroda kavgalı olduğum insanla da ayrıldığım eşimle de oynadım, 'Onunla oynamam' diyen profesyonel değildir" sözleriyle ezber bozdu. İşte Nilgün Kasapbaşoğlu röportajının tüm detayları...

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

-Nasılsınız, neler yapıyorsunuz?

İyiyim. Hayat işte, uzun uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli oldum. Tiyatroya gene devam, çünkü tiyatro sanatçısının emeklisi olmuyor. Biz sahneye çıkmadan galiba yaşayamıyoruz ve yaşlanıyoruz. Tek kişilik oyun oynadım bu sene, Vuslat adında. Alper Angın yazdı, Tolga Yeter yönetti, ödül bile aldım.

-Harika. Devam edecek mi?

Edecek, sezona devam edecek. Seyirciyle buluşmak çok iyi geldi bana. Seslendirmeye devam ediyorum. İki tane dünya harikası torunum var. Onlar Ankara'da yaşadığı için onlarla hasret gideriyoruz. Onlar geliyor, ben gidiyorum. Öyle geçiyor hayat.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

-Hayat hikayenizi dinlemeye en başından başlayalım… 6 yaşında beyaz perdeyle sektöre giriş yapıyorsunuz. Nasıl gelişti?

Bir kere tabii o yaşta mesleğimi kendim seçmedim. Babam çok sanatçı olmak istermiş ama ailesi ona izin vermemiş. "Çocuğum olursa bir gün ben sanatçı yapacağım" demiş. O yüzden o beni elimden tutup şehir tiyatrosuna götürdü. Orada başladım. Dile kolay 58 sene orada çalıştım. Sonra yaş 65 olunca 2020'de oradan emekli oldum. Ama bu arada tabii çocuk yıldızken filmlerde oynadım. Oradan bile ödülüm var. O da çok keyifli bir dönemdi Türk sineması.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.
Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

-Çocuk yaşta sokaklarda olmak yerine setlerde olmak zor olmadı mı?

Sana bir şey söyleyeyim mi? Benim dönemim çok şanslı bir dönemmiş. Şimdi ben dizilerde oynarken orada rol alan çocuk yıldızları görüyorum da… Tamam, onlara da belli haklar getirildi. Mesela sekiz saat çalışıyorlar. Sekiz saatin sonunda çalışmıyorlar. Ama benim çalıştığım dönemde öğle uyku saatim vardı. Öğle yemeğini yedikten sonra benim sahnelerim konmazdı, Nilgün öğle uykusuna yatırılırdı. Zaten anneciğim yanımda hep. Ayhan abi, Ayhan Işık bana masal okurdu. O zaman tabii ki çok zordu ama başka güzellikler varmış. Mesela karavanlar yoktu. Evde çalışıyorsan bir oda giyinmeye ayrılır. Eğer sokakta çalışıyorsan dükkanlardan rica edilir. Herkes kıyafetini kendi evden götürürdü. Makyajını kendi yapardı büyüklerimiz. O şartlar hiç yoktu ama keyif olarak baktığında çok keyifliydi.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

-Dizilerden önce seslendirmeleri konuşalım istiyorum... Yeşilçam'da bildiğimiz pek çok karaktere ses veren bir sanatçısınız. Bunların başında "Gülşah, Yumurcak, İlker İnanoğlu, Menderes Utku, Küçük Ceylan, Sezercik, Kahraman Kıral" geliyor… Özellikle erkek çocuk seslendirmelerinizin olması ilginç bir detay. Zorlandığınız oldu mu hiç?

Hayatım şöyle bir şey var. O yaşlarda 7-8 yaşında kız çocuğuyla erkek çocuğunun arasında çok az bir fark vardır. Çok ufak bir ton farkı. Ergenliğe doğru biraz değişmeye başlar. O yüzden onu bir ton kalınlaştırdığın zaman erkek çocuğunu yakalayabiliyorsun. 2 sene evvel sevgili Burak Gürgen'le, onu da çocukken ben konuşmuştum. Babası Melih Gürgen önemli yönetmenlerimizden biriydi. Onun oğlu Burak ve Gökhan Mumcu, ikisi Çocuk Yıldızlar diye bir belgesel yaptılar. Seyretmeye gittiğimde dedim ki "Ya ben Türk sinemasına bayağı imza atmışım." Hani kendi çektiğim 11 tane çocuk yıldızken yaptığım filmler, sonra yaptığım filmler ve dediğin gibi çocuk sinemasındaki Ayşecik hariç bütün çocukları ben konuşmuşum. Tabii çok güzel.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

DUBLAJDAN ÇOK İYİ PARALAR KAZANDIM

-Seslendirme yolculuğunuz nasıl başlamıştı?

Şimdi tiyatroda yevmiyeli dediğimiz bir kadro vardı. Oynadığın gün başına ücret alırsın ve tabii çok ufak ücretler. Hatta o kadar ki belediyenin yevmiyeli kadrosunda çok sayıda yer de yoktu. Biz bir yevmiyeyi iki arkadaş bölüşürdük. Hiç unutmuyorum. mesela Funda Postacı ile ben alırdık. İkimizin de annesi gelir. 15 günü ona 15 günü bana verilirdi. Tabii geçinemedik. Yani 14 yaşlarına geldiğimizde zaten tatsız olaylar da yaşandı. Annemle babam ayrıldı. Ben annemle kaldım. Bir de ev geçindirme sorunu... Annemle ikimiz beraber yaşadığımız zaman hayat daha da zorlaştı. Şimdi tiyatroda herkesten duyuyoruz, o zaman seslendirme değil dublaj deniyordu doğrudan. Dublaja gidiyorum, dublaja gidiyorum. "Biz de gidelim." dedik. Biz böyle birkaç genç kız gittik. İşte Özdemir (Han) abi vardı. "Özdemir ağabey biz de dublaj yapmak istiyoruz" dedik. "Gelin yarın şu stüdyoya sabah 9'da" dedi. Biz gittik koştura koştura. Hiç unutmuyorum stüdyonun en arka sırasına oturduk. Önümüzde de büyükler konuşuyor. Ama kimler? İşte Adalet Çimcoz'lar, Abdurrahman Palay'lar, Jeyan Mahfi Ayral'lar… Yani dev bir kadro önde konuşuyor. Biz akşam 5'e kadar 6'ya kadar oturduk. Hiçbir şey konuşmadık. "Özdemir ağabey ne bu, biz konuşmuyoruz." dedik. "Öyle öyle hemen olmaz. Bu kolay iş değil. Biraz seyredin. Biraz öğrenin. Nasıl yapılıyor?" dedi. Hakikaten biz 1 hafta 10 gün oturduk. 10 günün sonunda bir hizmetçi mi ne vardı, "Peki efendim" diyecek. Özdemir ağabey dedi ki "Hadi gel bakayım Nilgün, söyle şunu." dedi. Söyledim. Sonra bir çocuk çıktı. "Onu konuş bakayım sen." dedi. Tabii onlar da anlıyorlar sesin tınısından, senkron tutturmandan, tonlamandan. Onu da konuşunca ben çocukları konuşmaya başladım. Sonra işte sanıyorum ilk İlker'le (İnanoğlu) başladım herhalde başrol olarak. Sonra sevgili Hülya'nın (Koçyiğit'in) kızı Gülşah (Alkoçlar). Öyle öyle çoğaldı. Ama yalan yok çok iyi paralar kazandık. Hiç şimdi haksızlık yapmayayım.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

TEK DUBLAJLA BÜTÜN KIŞIN KÖMÜRÜNÜ ALIR, TELEFON FATURASINI ÖDERDİM

-Var mıydı dublajda iyi para o dönem?

Vardı valla. Şimdi yok. Şimdi hobi olarak yapıyorum (gülüyor). Hatta bazen espri bile yapıyorum "Çocuklar ben eve temizliğe mi gitsem acaba?" diyorum. Şimdi hobi olarak yapılıyor. Cidden çok cüzi paralar kazanılıyor. Eskiden öyle değildi. Yani ne bileyim ben bir Sezercik, İlker, bir Gülşah konuştuğumda bir tane filminden ben bütün kışın kömürünü alırdım ve telefon parasını öderdim. O zaman evlerde telefon vardı. Böyle cep telefonları falan yok. Hatta ilk zamanlar evde de telefon yoktu. Ben de nedense hep oturduğum evin karşısında bir kasap oluyordu. Hep kasaptan beni çağırırlardı. "Nilgün telefon" diye koşarak giderdim. Çünkü dublaja çağıracaklar. Telefon yok. İşte böyle zor günlerdi ama çok seviyorum. Seslendirmeyi, dublajı ayrı bir seviyorum. Hala müthiş keyif alarak yapıyorum. Çünkü hepsinin yeri farklı esasında galiba o yüzden.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

TİYATRODAN PARA KAZANILMAZ

-Çok paralar kazanıyorum deyince ev araba aldıracak kadar paralar mıydı diye düşünmüştüm…

Yok, o kadar değil, evi döndürecek kadar. Yani tiyatrodan para kazanamıyorsun. Ben hep söylüyorum. Tiyatro bölümünde okuyan gençlere, genç meslektaşlarıma tiyatrodan para kazanılmaz. Yani şöyle kazanılır; işte büyük isimler hani yapıyorlar ya büyük salonlarda oyunlar. Onu hayranları görmeye gidiyor. O tiyatro değil benim için. Tiyatro kökenli olanları ayrı tutuyorum, o ayrı. Ama tiyatro yapmamış, ekrandan tanıdığı kişiler, şimdi son zamanlarda çok moda. Hepsi çıkıp o büyük salonlarda oyun oynuyorlar. Yani tiyatro sanatçısı o kadar kolay yetişmiyor.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

CAHİL CESARETİ GİDİP YAPIYORLAR, MESLEKLERE SAYGI DUYULMALI

-Seslendirme demişken son dönemde sosyal medyada fenomenlerin bilindik ve sevilen animasyon filmlerini seslendirmesi eleştiriliyor. "Bunca eğitimli ve deneyimli isim varken her şeyi fenomenlere yaptırmamalıyız" tarzında pek çok eleştiri geliyor. Seslendirme alanında usta bir isim olarak sizin görüşünüzü merak ediyorum.

Bu sadece seslendirmede değil. Duyuyorum; diziler, filmler hepsi ne kadar takipçisi var ona bakıyorlarmış. Yani oyunculuk böyle bir şey değil. Ayrıca seslendirme yapmak sadece dudağı senkron tutturmak değil. Oyunculuğunu da vermek. Oyuncu olmayan bir insanın seslendirme yapması çok zor. Diksiyonu kötü bir insanın seslendirme yapması… Ayrıca ben hiç bilmiyordum. Bunu çok merak ettim. Gidip seyredeceğim vallahi.

Şimdi ben yapanları da suçlamıyorum yani seslendirenleri. Onları bu işe teşvik edenleri, "Siz yapın" diyenleri suçluyorum tabii. Ama yapanlar ne güzel paralarını vermişler, cahil cesaret gidip yapıyorlar. Mesela şehir tiyatrosunda "Yönetmenlik yap bana abla" dediler. "Hiç değilse çocuk oyunu sahneye koy" dediler. Ben dedim ki "Benim kartvizitimde her rol itinayla oynanır yazıyor. Ben anlamam. Ben yönetmenlik bölümü okumadım." İşte cahil cesaretiyle böyle her işe koşmamak gerekiyor. Yani Kur'an'da bir laf vardır çok severim. "Ne zamanki işin ehli olmayan insanlar ehil olmadıkları işleri yapacaklar kıyamet yakındır" der. Yani hakikaten galiba kıyamet yaklaştı diye de korkuyorum. Çünkü yani futbolcusu sinema artisti oluyor. Takipçisi çok olan bir bakıyorum sunucu olmuş. Yani olmaz, o zaman eksik kalıyor. Şimdi ben onların yaptığı işi yapamam onlar da benim yaptığım işi yapamazlar. Mesleklere saygı duyulmalı.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

-Gelelim dizilere… Televizyon yolculuğunuz nasıl başlıyor?

İlk Hanımlar Sizin İçin ile başladım. Sene 1984. Tek kanallı TRT o zaman ve sabah programı. İlk sabah kuşağını, ilk sitcomu yapanlardan biri benim.

-Sonrasında yıllar içinde pek çok projede boy gösteriyorsunuz ama ben bugünlere doğru gelmek istiyorum. Papatyam dizisi ekranların sevilen işleri arasında yer alıyor. Sizin için nasıl bir projeydi? Nasıl dahil olmuştunuz?

Vallahi Mint yapım, Birol Güven'di yapımcı. İşte "Böyle bir projemiz var Nilgün oynar mısın?" dedi. Ben de Metin ağabeyle, Metin Akpınar'la daha önce onların bir dizisi vardı Hastane diye. Orada konuk olarak dört bölüm oynamıştım. Tanışıyorduk konuşuyorduk ama ancak o kadar oynayabilmiştik. Dedim "Metin Akpınar varsa seve seve." İşte gittik, konuştuk, çalıştık, başladık. Onu da tam 121 bölüm çektik ve o da çok tuttu. Yani karşısında önemli dizilerin olduğu bir dönemdi. Yani karşımızda Öyle Bir Geçer Zaman ki vardı mesela. O yüzden müthiş tuttu ve müthiş keyifle çalıştık. Metin ağabey de müthiş iş disiplini olan biri. O yüzden hala telefonlaşırız. Karısı canım benim Göksel (Özdoğdu) abla. Bir aile gibi olduk. 3,5 sene devam etti. Birol Bey'le de çok keyifli çalıştık. Çok güzel bir setti.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

KUTSİ'YE SESLENDİRME ÖĞRETTİM, İKİNCİ SENE KENDİ KONUŞTU

-Sonrasında da yine sevilen işlerden, Huzur Sokağı geliyor. Dönemin ses getiren işlerinden biriydi. Nasıl geri dönüşler alıyordunuz?

Çok güzel dönüşler alıyorduk. Çünkü hakikaten müthiş bir oyuncu kadrosu vardı. Çok kaliteli bir işti. Kaliteli bir iş yapılıyordu. İlk önce hep seslendirdik onu, sesli çekilmedi. Çünkü sokakta sesli çalışmak o zaman biraz zordu teknik açıdan. Hızlı da yetişilmesi gerekiyordu. Ama ikinci sene Kutsi'ye seslendirmeyi öğretip kendini konuşturttum. "Yapamam abla" dedi. "Hayır yapacaksın" dedim. "Çünkü bir sanatçı kendini konuşmazsa ben ona sanatçı pek diyemiyorum" dedim. Eksik olmasın o da sözümü dinledi. İkinci sene kendi konuştu. Ondan sonra da bütün yaptığı diziler sesli çekim zaten. "Dublajı da öğrendim. Artık dublaj da olsa önemli değil abla" diyor.

-Set ortamı nasıldı, var mı anlatabileceğiniz bir anı bu projelerden?

Çok keyifliydi. Her anıyla çok keyifliydi. Oradaki dostluklarımız da devam ediyor. Her dakika gülüyorduk. Güzel, keyifliydi.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

HİÇ KAOSLU BİR SETE DÜŞMEDİM

-Kaoslu setleri çok duyuyoruz, böyle keyif dolu setlerde bulunduğunuz için şanslıymışsınız…

Çok şükür ben hiç öyle bir sete düşmedim. "O biraz da senden kaynaklanıyor abla" diyorlar. "Sen o kadar yumuşak, o kadar anne şefkati, abla şefkatiyle hep güler yüzünle yaklaşıyorsun. İşine çok disiplinlisin. Seni gören kendine çeki düzen veriyor." diyorlar. Eksik olmasınlar. Geçmişte tabii ki gençken biz de çok zorluklar yaşadık büyüklerimizden. Belki bizi terbiye etmek için bize öyle davrandılar diyorum. Ondan bile şikayet etmiyorum.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

DÖNEM İŞİ YAPMAYI O KADAR ÇOK İSTİYORUM Kİ…

-"Bunun yeri diğerlerinden farklı" diyebileceğiniz bir iş var mı?

Yok. Hepsi benim için çok kıymetli. Bütün yaptığım işler kıymetli. Şimdi mesela soruyorlar bana "Ne oynamak istersin?" Yani mesela tiyatroda artık oynamadığım rol kalmadı. Ama dizi sektöründe mesela oynamak istediğim bir rol var. Dönem işi hiç yapmadım. O kadar çok istiyorum ki dönem işi yapmak. Çok istiyorum. Yani bir tek onu yapmadım çünkü. Yani onun duruşu, onun tavrı… Çok istiyorum. Gönderdim, evrene yolladım (gülüyor).

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

ALLAH'A HAVALE ETTİM!

-Zorlu ve meşakkatli bir sektör… Hiç kırgın kaldığınız biri ya da birileri oldu mu? "Bir daha asla onunla çalışmam" diyebileceğiniz bir isim var mı?

Çalışmam dediğim iş yok. Ama kırgın olduğum tabii ki bazı arkadaşlarım var. Onların da ismini vermem. Onlar çünkü işlerden dolayısı kırıldığım değil. Şahsi olarak beni kıran insanlar var. Onun da sayısı çok fazla değil. Allah'a havale ettim.

"BEN ONUNLA OYNAMAM" DİYENLER PROFESYONEL DEĞİL

-Teklif gelse bir daha çalışır mısınız o isimlerle?

Biz profesyoneliz. Ben mesela tiyatroda kavgalı olduğum insanlarla da veya ayrıldığım eşimle de oynadım. Biz işe profesyonelce bakarız. Hiç öyle bir şey bizi etkilemez. Eğer zaten biri öyle bir tavır yapıyorsa, "Ben onunla oynamam şekerim, hiç sevmem" diyorsa o profesyonel değildir. Çünkü profesyonel insan her halükarda, her şartta kanlı bıçaklı bile olsa işini yapar. Onu işine aksettirmez.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

-O bahsettiğiniz isim ya da isimler oyuncu muydu?

Oyuncuydu. Ama söylemem. Gördüğüm yerde gene merhaba derim. Yani kırgınlığım kendi içimdedir.

-Peki, kariyerinizde rol aldığınız veya almadığınız için hiç pişmanlık duyduğunuz bir iş oldu mu?

Reddettiğim için hiç pişmanlık duyduğum olmadı. Çünkü artık belli bir yaştan sonra biraz seçici bakıyorsun. Hiç pişmanlığım olmadı. Yaptığım her işi de sevecek bir an bulurum.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

TELEVİZYONU NE ZAMAN AÇSAM BİRİ ÖTEKİNİN KARISINA AŞIK

-Son dönemdeki dizileri, senaryoları ve oyunculukları nasıl buluyorsunuz?

Genç meslektaşlarımı çok beğeniyorum. Çalışan insanı beğeniyorum. Samimi olan insanı beğeniyorum. Ama bazı dizileri inan ki seyretmiyorum. Yani çok dizi seyretmiyorum diyelim daha doğrusu. Varsa lütfen ben kaçırdım demek ki bana söyleyin. Ailecek oturup seyredebileceğimiz bir dizi var mı? Eskiden Süper Baba'lar. Perihan Abla'lar… Yani çok güzel diziler vardı. Şimdi komedi yapılmıyor. Şimdi ne zaman açsam ya biri birini vuruyor. Ya biri birinin ötekinin karısına aşık. Yani vallahi seyretmiyorum. Dijital ortamda açıyorum, film seyrediyorum.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

MERYEM UZERLİ DONUK BİR KADIN OLDU, KUSURA BAKMASIN!

-Estetikli oyuncular hakkında ne düşünüyorsunuz?

Olana da karşı çıkmıyorum. Herkes kendini nasıl hissediyor iyi hissediyorsa öyle yapsın. Hani ben bir 8-10 sene önce acaba dedim gitsem şu boynumu mu yaptırsam. Hep çünkü benim boynum kırışık gençliğimden beri. Ondan sonra şöyle bir araştırdım, yok hemen vazgeçtim korkudan. Yani zor işler ama yapana da saygı duyuyorum. Çünkü herkes nasıl kendini mutlu hissediyorsa öyle yaşasın. Bir tek şeyi sevmiyorum, o zençi dudakları herkes şişirmiş.

Usta oyuncu Nilgün Kasapbaşoğlu anlattı: Dublajdan çok iyi paralar kazandım, tiyatrodan para kazanılmaz!

Bir de herkes birbirine benzedi. Ayırt edemiyorsun. Mesela bir dizide bir hanımı gördüm. İsim de vereyim; Meryem Uzerli. Çok güzel bir kadın. Çok beğendiğim bir kadın. Sonra iki sene önce mi ne bir dizide oynadı. "Ne kadar Meryem Uzerli'ye benziyor. Sesi ne kadar benziyor" dedim. Sonra diziyi araştırdım kimler oynuyor diye. A Meryem Uzerli! Kadın o kadar değiştirmiş ki kendini… Güzel kadın, baktığın zaman donuk olmuş. O diziyi yaptığı zaman ne kadar sıcacık bir kadındı. Şimdi biraz soğuk kadın olmuş. Kusura bakmasın. Yoksa gene güzel.

#SABAH GÜNAYDIN #SABAH GÜNAYDIN TV #SABAH GÜNAYDIN YOUTUBE
  • Yaşam Haberleri
  • Veri Politikası
  • Gündem Haberleri
  • Rüya Tabirleri
  • Haberler
  • Son Dakika Haberler
  • Namaz Vakitleri
  • Bilmeceler
  • Yayın Akışı
  • Türkiye Haritası
  • Gizlilik Bildirimi
  • Künye
  • E-Gazete
  • Arşiv
  • RSS
  • Haber
    1. Gündem
    2. Dünya
    3. Son Dakika
    4. Yerel Haberler
    5. Tüm Manşetler
    6. Zaman Tüneli
    7. Ansiklopedi
  • Spor
    1. Ziraat Türkiye Kupası
    2. Futbol
    3. Spor Toto Süper Lig
    4. Şampiyonlar Ligi
    5. UEFA Avrupa Ligi
    6. Milli Takım
    7. Canlı Skor
    8. Basketbol
    9. Voleybol
    10. Tüm Sporlar
    11. Transfer
    12. Spor Magazin
  • Ekonomi
    1. Güncel Piyasalar
    2. Canlı Borsa
    3. Altın Fiyatları
    4. Dolar Kuru
    5. Euro Kuru
    6. Emlak
    7. Sarı Sayfalar
    8. Gazete İlanlar
  • Resmi İlanlar
  • Sigorta
  • Finans
    1. Borsa
    2. Döviz
    3. Altın
    4. Kripto Para
    5. Tahvil-Bono
  • Apara
  • Tarım
  • Hayatın İçinden
    1. Yaşam
    2. Teknoloji
    3. Turizm
    4. Memur
    5. Kadın
    6. Güzellik
    7. Moda
    8. Otomobil
    9. Eğitim
    10. Namaz Vakitleri
    11. Hava Durumu
    12. Yemek Tarifleri
    13. Rüya Tabirleri
    14. Erkek & Kız İsimleri
    15. Ramazan
    16. Yol Durumu
  • Eğlence
    1. Günaydın Magazin
    2. Kültür Sanat
    3. Medya
    4. Astroloji
    5. Oyun
    6. Televizyon
    7. Güzel Sözler
    8. Şans Oyunları
    9. Bulmaca
  • Multimedya
    1. Galeri
    2. Sabah TV
    3. Diziler
    4. ABİ
    5. Kuruluş Orhan
    6. Aynı Yağmur Altında
  • Ekler Bölgeler
    1. Ekler
    2. Cumartesi
    3. Pazar
    4. Günaydın
    5. Kitap
    6. Ankara Başkent
    7. Yerel Haberler
    8. Sabah Türkiye
  • Yazarlar
    1. Sabah
    2. Spor
    3. Günaydın
    4. Perspektif
    5. Cumartesi
    6. Pazar
    7. Bölgeler
    8. Tüm Yazarlar
    9. Çizerler
    10. SİZİNKİLER
    11. PİJAMA AİLESİ
    12. HAYATA DAİR
  • Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası Ziraat Türkiye Kupası
  • A Haber Canlı Yayın AHaber Canlı İzle
  • APara Canlı Yayın APara Canlı İzle
  • Aspor Canlı Yayın Aspor Canlı İzle
  • Atv Canlı Yayın Atv Canlı İzle
  • A2 Canlı Yayın A2 Canlı İzle
  • Vavtv Canlı Yayın Vav TV Canlı İzle
  • Üyelik İşlemleri Üyelik İşlemleri
    1. Üye Girişi
    2. Üye Ol
    3. Çıkış
    4. Bildirimleri Aç / Kapat
  • Künye / İletişim
  • Bize Ulaşın