Hastane çıkışında görüntülenen Yıldız Tilbe, sağlık durumuyla ilgili yaptığı son açıklamayla herkesi meraklandırdı. Kolundaki tıbbi cihazla dikkat çeken ünlü sanatçı, kontrollerinin devam ettiğini belirterek çarpıcı detaylar paylaştı. Özellikle kalp sağlığıyla ilgili kurduğu cümleler hayranlarını endişelendirirken, Tilbe'nin hastane çıkışı söyledikleri magazin gündemine birinci sıradan giriş yaptı.
Sahne performansları ve samimi tavırlarıyla her zaman gündemde olan Yıldız Tilbe, bu kez sağlık durumuyla ilgili yaptığı açıklamayla dikkatleri üzerine çekti.
Bitkin olduğu gözlerden kaçmayan ve kolundaki tıbbi cihazla dikkat çeken sanatçı, yaşadığı zorlu süreci ve hastanede geçen saatlerini kendine has samimiyetiyle anlattı.
"TANSİYONUMU İNDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Hastane çıkışında Snobmagazin mikrofonlarına konuşan Tilbe, sağlık durumu hakkında "Tansiyonumu indirmeye çalışıyoruz. Tansiyonum çıkıyor. Koluma bir şey taktılar, bütün gün ölçecek, sonra bakacaklar. Kalbime baktılar" açıklamasını yaptı.
Gazze'de 12 bin kişilik iftar organizasyonu için destek veren sanatçı, sivil toplum kuruluşlarıyla iletişime geçerek ihtiyaç sahiplerine ulaşılması için aracılık talep etmişti.
Tilbe'nin Yemen, Suriye, Filistin, Afganistan, Doğu Türkistan, Etiyopya, Güney Sudan, Arakan ve Keşmir'deki Müslümanlara yardım etmeyi hedeflediği belirtilmişti.
YAPTIĞI YARDIMLARLA GÖNÜLLERİ FETHEDİYOR
Sanatçı ayrıca Gazze'de iki ayrı çadır kent kurulması için Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolar bağışta bulunmuştu.
Dernek, bağışın Gazze'deki yardım kuruluşuna iletildiğini ve çadır kentlerin kurulum sürecinin başlatıldığını duyurmuştu.
"RAMAZAN AYINA KADAR"
Dernek, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda alanda molozların kısa sürede temizlendiğini göstererek, sürecin hızla ilerlediğine dikkat çeken şu notla paylaşmıştı: "Yıldız Tilbe, Gazze'de iki ayrı çadır kent için Kudüs Gönüllüleri Derneği'ne 300 bin dolar teslim etmişti. Biz de bu meblağı hemen Gazze'deki Mevedde Yardım Kuruluşu'na ulaştırarak çadır kentlerin inşaatını başlattık. Allah'ın izniyle Ramazan ayına kadar çadır kentler tamamlanmış olacak. Ramazan ayı ile birlikte çadırlardaki Filistinli kardeşlerimize iftarları verilecek."
RAMAZAN'IN İLK GÜNÜ İFTARI GERÇEKLEŞTİRDİLER!
Türkiye'nin sevilen sanatçılarından Yıldız Tilbe, Gazze için yaptığı 300 bin dolarlık bağışla başlatılan çadır kent projesinin tamamlanmasını sağlamıştı.
Yıldız Tilbe'nin yaptığı bu örnek davranış büyük takdir toplarken, sanatçının yardımları sosyal medyada da geniş yankı bulmuştu.
Bugün ihtiyaç sahiplerine verdiği destekle gündeme gelen Yıldız Tilbe'nin, gençlik yıllarında ise geçimini sağlamak için tezgahtarlık, pazarlamacılık ve çocuk bakıcılığı gibi pek çok farklı işte çalıştığı biliniyor.
Tilbe gibi zorlu yollardan geçen diğer isim İbrahim Tatlıses olmuştu...
1952 yılında Şanlıurfa'da dünyaya gelen İbrahim Tatlıses'in hayatı, doğduğu anda bile kolay olmamıştır.
Babası cezaevinde olan Tatlıses, çocukluk yıllarında hiçbir zaman okula gidemedi. Bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?" diyerek durumu esprili bir dille anlattı.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satarken bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine tokat attığı an hayatındaki dönüm noktalarından biridir: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Bu yaşananlar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini sağlamıştır.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
Gençlik yıllarında inşaatlarda soğuk demir ustalığı yapmıştır. Zor ve ağır iş koşullarına rağmen hayatı boyunca çalışmaktan vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen Tatlıses, sesini ve yeteneğini orada keşfetmiştir. Adanalı bir sinemacı tarafından bu yeteneği fark edilmiştir. Bu keşif, onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur.
İbrahim Tatlıses, ilk olarak Adana'da çeşitli mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Daha sonra Ankara'ya gelerek, burada gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi edinmiştir.
1974 yılında söylediği "Ayağında Kundura" türküsü ile geniş kitlelerce tanınmaya başlamıştır. Bu başarı onun radyoya ve televizyona çıkmasını sağlamış, böylece sanat kariyeri ivme kazanmıştır.
70'li yılların ortalarında ise İstanbul'a geçerek sahne hayatını burada sürdürmüştür. İstanbul'daki müzik ve eğlence dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
İbrahim Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı, disiplin, sabır ve çalışma azmiyle doludur. Okula gitmeden, zorlu işlerde çalışarak ve hayatın ona getirdiği tüm engellere rağmen yılmadan yoluna devam eden Tatlıses, başarıyı hak etmiş ve bugün Türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olmuştur. Onun hikayesi, pek çok kişiye ilham veren, emek ve azimle hayatta neler başarılabileceğinin somut bir örneğidir.