Yeşilçam'ın "Sultan"ı Türkan Şoray, sosyal medya hesabından yaptığı nostaljik paylaşımla hayranlarını büyüledi. Hem yönetip hem oynadığı efsane yapımı "Dönüş" ile katıldığı Moskova Film Festivali'nden bir karesini paylaşan usta sanatçı, o duru güzelliği ve ikonik bakışlarıyla takipçilerini bir kez daha mest etti.
Türk sinemasının efsane ismi, gönüllerin "Sultan'ı Türkan Şoray, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımla adeta zamanı durdurdu. Her karesiyle hayranlarını büyülemeyi başaran usta sanatçı, bu kez arşivinden hem yönettiği hem de başrolünde devleştiği unutulmaz yapımı "Dönüş" filmine ait çok özel bir kareyi çıkardı.
YILLAR GEÇSE DE 'SULTAN' HEP AYNI!
1970'li yıllarda katıldığı Moskova Film Festivali'nden bir fotoğrafını " "Dönüş" filmi ile Moskova Film Festivali'ndeyken..." notuyla takipçilerinin beğenisine sunan Şoray, duru güzelliği ve asalet dolu duruşuyla kısa sürede sosyal medyayı salladı. Bakışlarındaki o derin ve büyüleyici ifadenin aradan geçen onca yıla rağmen hiç değişmediğini kanıtlayan usta oyuncu, hayranlarından binlerce beğeni ve övgü dolu yorumlar aldı.
Yeşilçam'ın efsane ismi, Türk sinemasının Sultan'ı Türkan Şoray, geçtiğimiz günlerde aşka dair ezber bozan açıklamalarıyla gündeme oturmuştu! Yıllarca beyaz perdede imkansız aşkların kahramanı olan usta sanatçı, gerçek hayattaki aşkın şifrelerini vermişti. Şoray'ın 'O ancak filmlerde olur' diyerek yaptığı itiraf, hayranlarını hem şaşırtmış hem de düşündürmüştü.
"FİLMLERDEKİ GİBİ BEKLEMEYİN"
Hayranlarına tavsiyelerde bulunan usta sanatçı, sinema ile gerçek hayat arasındaki keskin çizgiye de dikkat çekmişti. Aşkın sonsuza kadar süreceği beklentisinin hayal kırıklığı yaratabileceğini vurgulayan Şoray:
"Ama aşık olunca ölene kadar sürecek diye beklersen çok hayal kırıklığına uğrarsın. O ancak filmlerde olur," diyerek gerçekçi bir bakış açısı sunmuştu.
Öte yandan Yaşar Kemal'i anma etkinliğinde konuşan Türkan Şoray, kamera arkasında büyük bir titizlikle çalıştıklarını vurgulayarak, yangın sekansının yapay durmaması için farklı bir uygulamaya başvurduklarını ifade etmişti.
Şoray, "Roman zaten yüzyıllardır masallardan, efsanelerden süzülüp gelen bir anlatı. Biz de o duyguyu seyirciye geçirmek istedik" dedi.
KÖY SOKAKLARINDA LASTİKLER YAKILDI
Sahnenin etkileyici olması için köy sokaklarında lastikler yakıldığını anlatan Şoray, "Romanda köyün gerçekten yanıp yanmadığını anlamadık. Ben de köyü yakacağım dedim. Köyün sokak aralarına lastik koyduk ve yaktık. Sonra da uzaktan kamerayla çekiyoruz. Köy yanıyor gibi duruyor. Aslında köyün camisinden hoparlör ile duyurmak lazımdı. Bunu da yapmadık. Köylülüler köy yanıyor diye itfaiyeye haber verdiler. İnsanlar birbirine girdi" sözlerini kullandı.
"SİNİRLERİM BOZULDU"
Bir ay boyunca köyde yaşadığını ve köylülerle adeta aile gibi olduklarını anlatan Şoray, çekimler tamamlandıktan sonra yaşanan veda anında büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını dile getirdi. Uğurlama sırasında davul zurna çalınmasını beklemediğini belirten usta sanatçı, o anki duygularını şu sözlerle ifade etti:
"Film bitti, artık dönüyoruz derken bir anda davul zurna geldi. O kadar duygulandım ve şaşırdım ki sinirlerim altüst oldu."
"SULTAN" FORMUNDAN HİÇBİR ŞEY KAYBETMEDİ
Öte yandan Şoray geçen günlerde yaptığı paylaşımıyla adından söz ettirmişti.
Instagram hesabı üzerinden paylaştığı fotoğrafta, siyah-beyaz detaylı şık bluzu ve her zamanki ikonik gülümsemesiyle poz veren Türkan Şoray, kısa sürede binlerce beğeni topladı.
79 yaşındaki sanatçının zarafeti ve bakımlı hali, "Yeşilçam'ın Sultanı koltuğunu kimseye bırakmıyor" yorumlarını beraberinde getirdi.
TAKİPÇİLERİNDEN SEVGİ SELİ
Paylaşımın altına gelen yorumlar ise Şoray'ın hayran kitlesinin ona olan bağlılığını bir kez daha kanıtladı.
Türkan Şoray'ın sanat kariyeri kadar, kökenine dair bilinmeyen detaylar da yıllardır merak uyandırıyor. Türk sinemasının en fazla filmde rol alan kadın oyuncularından biri olarak tarihe geçen usta ismin ailesi ve geçmişine dair bilgiler de sık sık gündeme taşınıyor. Şoray'ın kökenine ilişkin ortaya çıkan gerçekleri öğrenen hayranları, ünlü sanatçıya duydukları hayranlığı bir kez daha pekiştiriyor. Zarafeti ve duruşuyla Yeşilçam'ın simge isimlerinden biri haline gelen Türkan Şoray'ın geçmişine dair bu yeni bilgi ise adeta sevenlerini şaşkına çeviren bir ayrıntı niteliğinde…
28 Haziran 1945'te İstanbul'un köklü semtlerinden Eyüpsultan'da dünyaya gelen Türkan Şoray, memur bir ailenin ilk evladı olarak hayata gözlerini açtı.
İŞTE KÖKENLERİ!
Usta oyuncu, baba tarafından Kabartay Çerkez kökenlerine sahipken; anne tarafından ise Selanik'ten gelen bir ailenin evladı. Bu iki farklı kültürün birleşimi, Şoray'ın hem karakterine hem de duruşuna ayrı bir zarafet kattığı yorumlarına neden oluyor.
Bu köklü ve zengin aile geçmişinin, Türkan Şoray'ın sanatına ve duruşuna da yansıdığı sıkça dile getiriliyor. Nazan ve Figen adlı iki kız kardeşi olan Şoray, babasının vefatından sonra ailesine omuz veren isim oldu. Yeşilçam'ın "Sultan"ı olarak hafızalara kazınan usta oyuncu, toplam 222 filmde rol alarak dünyanın en çok film çeken kadın oyuncusu unvanına sahip olmayı başardı.
Türk sinemasının efsaneleri kuşaktan kuşağa ilham olurken, yeni nesil oyuncular da ekranlarda yükselişini sürdürüyor. Yeşilçam'ın unutulmaz yıldızlarının ardından bugün genç isimler sinema ve dizi dünyasına yön veriyor. Bu yeni jenerasyonun dikkat çeken yeteneklerinden biri de Kuruluş Orhan dizisiyle geniş kitlelere ulaşan Mert Yazıcıoğlu…
Lise yıllarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Bölümü'ne kaydolan oyuncu, eğitim hayatı sırasında oyunculuk tutkusunu keşfetti.
Bir arkadaşının dizi setine ziyarete gittiği sırada oyunculuğa adım atmaya karar veren Yazıcıoğlu, bu süreçte işletme eğitimini yarıda bırakarak profesyonel oyunculuk eğitimleri almaya başladı.