Fenerbahçe, Süper Lig'in 28. haftasında Beşiktaş karşısında 1-0 galip geldi. Sarı-lacivertliler, Galatasaray'ın Trabzonspor'a mağlup olduğu haftada farkı maç fazlasıyla 1 puana indirdi. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Ömer Üründül, Gürcan Bilgiç ve Fatih Doğan dev maçı değerlendirdi.
Süper Lig'in 28. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş kozlarını paylaştı. Kadıköy'de oynanan dev derbiyi Fenerbahçe 1-0 üstün tamamladı. Fenerbahçe bu galibiyetle birlikte zirve yarışında puan farkını maç fazlasıyla 1'e düşürdü. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Ömer Üründül, Gürcan Bilgiç ve Fatih Doğan, Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki dev derbiyi mercek altına aldı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: TEMPO ARTINCA…
F.Bahçe dün gece uzatma bölümünün son dakikasında attığı penaltı golü ile lige tutundu. Maçın geneline baktığımız zaman, futbol kalitesi vasat ama mücadeleli zaman zaman da tempolu bir maç izledik. Genel olarak pozisyon üstünlüğü F.Bahçe'deydi. Üstelik 20. saniyede Nene'nin kaçırdığı gol, penaltıdan çok daha kolaydı.
Beşiktaş daha çok kontrollü bir anlayışa önem verdi. İki teknik adamın da önemli hatalarına şahit olduk. Murillo'nun devrede sakatlanıp çıkmasından sonra bu bölgeye maç eksiği olan Gökhan'ın gelmesi, sonrasında da Sergen Yalçın'ın büyük hatası gündeme geldi.. Cerny arada kendine bakmamış, güçsüzdü. Sergen Yalçın'ın da Gökhan'ın önüne Cengiz'i alması F.Bahçe'ye çok elverişli bir ortam hazırladı. Sağ kulvarı hiç işletemeyen F.Bahçe ikinci yarıda solu etkili kullandı. Cengiz'in iki defa üst üste yaptığı top kaybı yanlışları ile Kerem'e istediği genişlikte iki önemli pozisyon çıktı. Birinde Ersin'i geçemedi, ikincide de çok iyi pas verdi ama Cherif, Ersin'i geçemedi. Tabii bu iki kurtarışta da Ersin'in başarısı büyüktü. Sonunda da maçı bırakmayan F.Bahçe bir penaltı golü ile kazandı.
Gelelim Tedesco'ya… İki milli maçın yıldızlarından biri olan İsmail Yüksek kulübede, yine moralli dönmüş Kerem kulübede ve de sakatlıktan yeni çıkmış hazır olmayan Semedo ilk 11'de. Yine milli oyuncu Mert kulübede. Hele hele Asensio sakatlandıktan sonra İsmail yerine bütün sezon az süre verdiği Fred'i oyuna alması da ayrı bir eleştiri konusu.
MURAT ÖZBOSTAN: PSİKOLOJİK FAKTÖRLER!
Kadıköy'deki derbi, kalite açısından zirve olmasa da duygu ve gerilim seviyesiyle uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir karşılaşmaya dönüştü. İki takımın da sahaya koyduğu iyi niyet ve mücadele tartışılmazdı. Ancak futbolun acımasız gerçeği ortaya çıktı: Son düdük çalmadan hiçbir şey bitmiyor. Maçın kırılma anı uzatma dakikalarında geldi.
Çok tartışmalı bir penaltı kararıyla Fenerbahçe adeta hayata tutundu. O an yalnızca bir gol değil, belki de sezonun kaderi yazıldı. Çünkü aksi bir senaryoda sarı-lacivertliler için psikolojik fırtına başlayabilirdi. Fenerbahçe, özellikle ilk yarıda orta sahada Kante ve Guendouzi üzerinden kurduğu baskıyla oyunu kontrol etmeye çalıştı. Ancak topu üçüncü bölgeye taşırken yaşanan üretkenlik sorunu ve bitiricilik eksikliği dikkat çekiciydi. Buna karşın savunma disiplinleri üst düzeydi. 2. yarıda ise risk alan, daha çok isteyen bir Fenerbahçe izledik. Karşı cephede Beşiktaş vardı. Siyah-beyazlılar son derece kompakt, planlı ve sabırlı bir savunma ortaya koydu. Maç boyunca rakibine alan vermemeye çalıştılar, geçiş fırsatlarını kolladılar. Ancak hücumda başarılı değildi.
Ersin ayrı bir parantezi hak ediyor. Genç kaleci, yaptığı kritik kurtarışlarla takımını uzun süre ayakta tuttu ve derbinin en öne çıkan isimlerinden biri oldu. Sergen Yalçın'ın tercih ettiği oyun planı, "Önce kaybetmeyelim" üzerine kuruluydu. Nitekim bu plan büyük ölçüde işledi de. Ancak Kadıköy gibi bir deplasmanda, bu kadar sınırlı hücum tehdidiyle puan çıkarmak her zaman ince bir ipin üzerinde yürümek gibidir. O ip, uzatma dakikalarında koptu. Bu sonuçla birlikte Fenerbahçe, yalnızca bir derbi kazanmadı; şampiyonluk yarışında psikolojik üstünlüğü de eline geçirdi.
Beşiktaş cephesinde ise kaçan bir fırsat var. Ancak şunu da teslim etmek gerekir: Siyah-beyazlılar bu maçı kaybetmeyi hak eden bir oyun oynamadı. Artık sahnede üç büyük aday var: Galatasaray, Trabzonspor ve Fenerbahçe. Yarış kızıştı, hata payı minimuma indi. Bundan sonrası sadece futbol değil; karakter, dayanıklılık ve kriz yönetimi meselesi olacak. Derbiler bazen sadece üç puan değildir. Bu maç da onlardan biriydi.
FATİH DOĞAN: HAKEM KARARIYLA YENİLDİ!
Büyük derbilerin özel oyuncuları olur. Yıldızlaşırlar ve olağan akışı değiştirirler. Fenerbahçe'nin olası puan kaybında şampiyonlukta büyük yara alacağı, gerilimi yüksek bir derbide Beşiktaş'ın kalecisi Ersin Destanoğlu, tam anlamıyla gecenin yıldızıydı. Bir değil, iki değil, 3 karşı karşıya 4 net gol pozisyonu çıkardı. Ancak uzatmalarda gelen hakem Yasin Kol'un verdiği ve VAR'da onaylanan penaltı kararıyla Beşiktaş kaybetti, Fenerbahçe kazandı.
Beşiktaş adına ilk yarı bizce istediği gibi gitti. Güçlü orta saha, 2 net gol pozisyonu ve dengeli ataklar deplasmanda iyi bir başlangıç hikâyesiydi. İkinci yarının başında; Travma geçiren Murillo'nun çıkması sonrası yerine giren Gökhan Sazdağı'nın defasın dengesini bozan uyumsuzluğu öne çıktı. Gökhan'ın aşırmayla kendi kalesine golü, Yasin Kol ve VAR'ın haklı ofsayt kararıyla iptal edilmesi, ikinci yarının daha gergin ve olaylı geçeceğinin sinyalini verdi. Gökhan'ın ani girişi ve ilk yaşadığı pozisyon hem kendinin hem de savunma hattının dengesini bozdu. Pasında Agbadou'nun hatasında mutlak golü önleyen Ersin Destanoğlu'nun yıldızlaşmaya başladığı anlardı. Sonuçtan bağımsız Kerem Aktürkoğlu'nun karşıya gol vuruşunu da çıkaran Ersin, bana göre derbinin tam anlamıyla yıldızı oldu.
Ancak sonucu Ersin Destanoğlu'nun etkileyici kurtarışları değil uzatmalarda orta hakem Yasin Kol ve VAR'ın penaltı kararı belirledi. Pozisyonda topa ilk temas ve vuran Agbadou… Topa müdahaleden önce temas-darbe var mı? Verdiler desem o an pozisyon dışarıda…
GÜRCAN BİLGİÇ: ZİRVE YARIŞI YENİDEN BAŞLADI!
Neresinden anlatmaya başlayacağını bilemediğimiz bir maç. Herkes uzatmalarda gelen penaltı kararını konuşacaktır. Biz de oradan başlayalım; Agbadou topa müdahale etmeden önce Nene'ye değiyor. Dolayısı ile VAR devreye giremez. Aksi yorum varsa penaltı değil. Seyredin; karar verin.
Sonrasında sahaya çıkan Fenerbahçe takımı. 11 yabancı var sahada, hem de bir derbide. Bir de kırılma maçı. Aynısını geçen sene Mourinho Galatasaray maçında yapmıştı. Türk oyuncuların bu maçları algılaması, sorumluluk alma istekleri, sahaya getirdikleri enerji hep farklı olmuştur. Böyle bir artı değerden vazgeçti Tedesco.
Genç bir takım var sahada. Onları Skriniar, Talisca ve Asensio yönetiyor. Takımın beyni sakatlandı, çıktı. Kontrol yine sende. Ama uzatmalarla son 30'u Talisca'sız oynamaya karar vermek, sahadaki gençlerin acemiliğinin de üstüne çıkan bir karar. İlk hamlede yanlış yaptı aslında. Asensio çıkarken girmeliydi Cherif. Çünkü Talisca'nın en verimli olduğu pozisyon forvet arkası. Madem "verileri" değerlendirip, karar veriyorsun, bu ayrıntı neden sürekli ertelemede.
Tedesco'ya yükleniyoruz ama dört karşı karşıya pozisyonda Ersin'i geçemedi, üç oyuncu. İlki 28. saniyedeydi. Şimdi "Hoca ne yapsın?" dersek, haksız mıyız? Galatasaray ile puan farkı bire indi, Trabzonspor ile soluk soluğa devam ediyorlar. Lig yeniden başladı. Üç takım da hakemlerden şikâyet ediyor. Bizi zor haftalar bekliyor. Galatasaray ile puan farkı bire indi, Trabzonspor ile soluk soluğa devam ediyorlar.