Süper Lig'in 32. haftasında Galatasaray, Samsunspor'a deplasmanda 4-1'lik skorla kaybetti. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Levent Tüzemen, Bülent Timurlenk, Ahmet Çakar ve Mustafa Çulcu müsabakayı değerlendirdi.
Galatasaray, Süper Lig'in 32. haftasında Samsunspor deplasmanında sahaya çıktı. Galatasaray kazanması halinde şampiyon olacağı maçtan 4-1 mağlup ayrıldı. Sarı-kırmızılı takımın farklı mağlubiyetini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Bülent Timurlenk, Mustafa Çulcu, Levent Tüzemen ve Ahmet Çakar masaya yatırdı. İşte Samsunspor – Galatasaray maçı sonrası değerlendirmeler…
BÜLENT TİMURLENK: SAMSUN DERS VERDİ
Derbinin ardından "Oyuncularımın şampiyon olmuş gibi kutlamalarından rahatsızım" diyen Okan Buruk'un RAMS Park'ta taraftara açık idmanın kutlamalara döneceği aşikarken kendisiyle çelişip bu proorganizasyonu 'Evet' demesi ilginçti.
Hiç de öyle rehavet kokan bir futbolla başlamadılar, istekli ve eve şampiyon dönelim görüntüsü vardı. Yunus'un orta yaptığı topun gol olması da oyunun bonusu. Sonra defolar çıktı. Torreira, Trabzon deplasmanının ilk yarısında da böyle kötüydü, adam kaçırdı, pas hatası yaptı ve kötü olduğu günde takımını hep bir ayağı çukurda bırakan Davinson da Uruguaylı orta sahaya eşlik etti. Osimhen de bir gereksiz feykle rakibin ilk golünün başlangıcını yaparken, verdiği geri pasla da Günay'ın atılmasına sebep oldu.
İlk yarıda sadece 124 pas yapan ve yüzde 69 seviyesine inen, ikili mücadelelerde 22-17'de geride olan Galatasaray, ikinci yarıda Samsunpor'a kendi silahıyla vuruldu: Ön alan presi… Thorsten Fink'in son 3 maçını kazanan takımı, "Mayıslar sizin olabilir ama burası da bizim evimiz" futbolu oynadı. 4 kez arka arkaya şampiyonluğu ilan için gidip kalesinde 4 gol görüp, puan farkının 4'e düştüğü akşamda sezonun 4. mağlubiyetini almak yeteri kadar ekşi…
LEVENT TÜZEMEN: HEMEN KAMPA ALSIN
Galatasaray, Fenerbahçe'yi 3-0 yendikten sonra futbolcular, taraftarlar hatta yönetim "İş bitti, şampiyon olduk" havasındaydılar. Okan Buruk, aynı görüşte değildi ve şu uyarıyı yaptı: "Daha şampiyon olmadık. Samsun'a gideceğiz. Şampiyonluk gibi kutlamalar oldu burada ve ben çok rahatsız oldum. Daha önümüzde üç maç var. İnşallah en kısa zamanda şampiyon oluruz." Okan hoca çok doğru bir tespit yapmış.
Derbi galibiyetinden sonra adeta Galatasaraylı futbolcular, şampiyon olmuş havasına girip, resmen kepenk indirmiş. Yazılı ve görsel medyada Galatasaray'ı takip edenler hafta boyunca oyuncularla ilgili, "Samsun sıkı maçına hazırlanıyor, zihinler motive olmuş durumda. Oyuncular Samsunspor maçına Fenerbahçe maçı gözüyle bakıyorlar" dediler. Ne motivasyonu; Yunus'un orta şut karışımı attığı erken golden sonra Galatasaraylı futbolcular rakibe karşı tatil havasında oynadılar.
Yardımlaşma yoktu, orta alan kolay geçiliyordu. Samsun, etkili hücumlarıyla Galatasaray'a sahayı dar etti. Bu duruma Okan Buruk'un müdahale edecek şansı yoktu. Çünkü Okan hocanın elinde imkânı olsa 11 oyuncuyu da değiştirirdi. Atandan tutana kadar herkes derbi zaferi rehaveti içinde hareket etti.
Bu yenilgi utanılacak bir mağlubiyet olarak tarihe geçecek. Farklı yenilgi nedeniyle utandıranlar utansın! Okan hocaya öneriyorum; İstanbul'a dönüşte tüm takımı Antalya maçına kadar Kemerburgaz'da kampa alsın. Samsunspor'u kutluyorum, ayrıca bu galibiyetle "Her sene Galatasaray'a yatıyorlar" iftirasından kurtulmuş oldular.
MURAT ÖZBOSTAN: CEPTE SANILAN ŞAMPİYONLUK, SAMSUN'DA YERE DÜŞTÜ!...
G.Saray cephesinde geçen haftanın özeti, belki de tek bir cümleyle anlatılabilir: "Maç oynanmadan kazanılmıyor." Sarı-kırmızılılar, şampiyonluğun artık cebinde olduğu hissine fazlasıyla kapılmış gibiydi. Bu rehavetin bedeli ise Samsun deplasmanında ağır oldu.
Açık konuşalım; bu skoru ne taraftar bekliyordu ne de futbol kamuoyu. Okan Buruk'un derbinin ardından, "Bu sevinç canımı sıktı" uyarısı da belli ki sahaya yansımadı. Takım, hem zihinsel hem de fiziksel olarak dağınık bir görüntü verdi.
Samsunspor cephesine ise ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Kırmızı-beyazlı ekip, kendi sahasında nasıl oynanması gerektiğini adeta ders niteliğinde gösterdi. Yüksek tempo, agresif pres ve hızlı hücumlarla G.Saray savunmasını sürekli hataya zorladılar. Özellikle Cherif Ndiaye'nin performansı fark yarattı; savunmanın dengesini bozdu, boşlukları iyi değerlendirdi.
G.Saray adına en büyük problem ise "atan ile tutan" dengesinin bozulmasıydı. Mesala Osimhen'in yokluğunda hücum üretkenliği ciddi şekilde düşüyordu.. Uğurcan o günlerde takımı taşımıştı.. Bu sefer Osimhen (O da vasattı) vardı ama milli kaleci yoktu!
Günay, tecrübeli bir isim olsa da bu sezon ilk 11 fırsatlarını istikrara dönüştüremedi. Bu tür deplasmanlarda baskıyı yönetememesi, onu şampiyonluk yarışında riskli bir alternatif haline getiriyor. Dün sahadaki görüntüsü, büyük takım kalecisinden çok çok uzaktı. Savunma hattı ise özellikle ikinci yarıda alarm verdi.
Kırmızı kart sonrası tamamen dağılan yapı, Samsunspor'un işini daha da kolaylaştırdı. Samsunspor, sahaya şampiyonluk maçı oynuyormuş gibi çıktı. Orta sahada dirençli, hücumda organize ve istekliydiler. Taraftar desteğini de arkalarına alarak Galatasaray'ın zihinsel kopuşunu çok iyi değerlendirdiler.
Sonuç olarak bu maç, Galatasaray'a önemli bir derstir.. Şampiyonluk sadece kaliteyle değil, ciddiyetle kazanılır. Rehavetin bedeli ağır olur. Samsun ise bu hikâyede sadece kazanan değil, aynı zamanda doğru oyunun temsilcisi oldu. Tebrikler...
AHMET ÇAKAR: EN KÖTÜSÜYDÜ
Çok çok uzun yılar önce arkayı dörtleyin diye bir laf vardı. Samsunspor yıllar önce F.Bahçe'yi 4-0 yendikten sonra ortaya çıkmıştı. Dün gece de aynısı oldu. Samsunspor, G.Saray'ı İstanbul'a matematiksel olarak şampiyon göndermedi. Belki de Samsunspor sezonun en iyi futbolunu oynadı.
Pek tabii G.Saray da en kötüsünü. Rehavet ya da rahatlama hangi seviyede olursa olsun futbolcuyu bitiriveriyor. Tıpkı dün geceki gibi. İlk golü Yunus'la buldular. Orta yapmak istedi ama güzel bir vuruş olarak aşırtmayla gol oldu. Bu dakikadan sonra maçın mutlak hakimi Samsunspor. Önce beraberliği yakaladılar, ikinci yarıda da Osimhen dahil G.Saraylı oyuncuların vahim hatalarıyla farka gittiler.
Osimhen bile diyoruz ya, onun da konsantrasyonu bitmiş. Sebebi rehavet. Orta sahadan Samsunsporlu oyuncuya gol pası attı, Günay açıldı, elle kesti ve oyundan atıldı. G.Saray, Fenerbahçe'yi mükemmel bir sonuçla yendikten sonra kafalarda işi bitirmişti ama bu, biraz G.Saray'ın havasını bozdu, cakasını bozdu.
Hakem Reşat Onur Coşkunses'i ilk defa seyrettim. Çok yetenekli bazı hatalar yaptı ama kumaşı kesinlikle çok iyi.
MUSTAFA ÇULCU'DAN HAKEM YORUMU
Samsunspor son haftaların en formda takımlarından. Atletik oyuncuları ile savunma arasına ve arkasına özellikle Sallai ve Davinson'un koridorlarına yaptıkları koşularla etkili oldular. Sanchez, Sallai, Barış ve Torreira kötü günündeydi.
Reşat Onur Çoşkunses 30 yaşında ligde 5. maçına çıktı. Bu seviye için henüz erken. Temaslı oyun ile faulü ayırt etmekte zorlandı. Hataları oldu. Lemina'ya yaptığı faulde Coulibaly'e sarı gösterdi, 3 dakika sonra benzer faulü ceza alanı ön çizgisine yakın yerde Mauandilmadji'ye benzer net faulü Sallai yaptı ama ne faul ne de sarı verdi! Diyaloga girdi diye yedek kulübesinden Soner'e sarı gösterdi ama Sanchez'e göstermedi. 60'ta Galatasaray penaltı bekledi devam kararı doğru.
64'te kaleci Günay ceza alanı dışında topu elle oynayınca bariz gol şansını ihlalden ihracı doğru. Hakem ikinci yarısında oyuna ısındı rahatladı. Daha iyi performansa ulaştı. Fenerbahçe kriz haftasından üç golle üç puan alarak moral buldu. Oğuzhan Aksu ilk yarıda sadece 8, toplamda 16 faul çaldı. Deneyimsizliği belli oluyor. Ancak tecrübelendikçe çok daha iyi olacağı mesajını veriyor. Başarılı bir yönetim gösterdi. Kutlarım.