2023'te TFF'nin ilk kadın Merkez Hakem Kurulu Başkanı olarak görev yapan Lale Orta, yeşil sahalarda çok daha fazla kadın hakem görmemiz gerektiğini söyledi.
Türk futbolunda kadın hakemliğinin öncüsü Lale Orta, sadece Süper Lig'de görev alan ilk kadın hakem olarak değil, geçmişte Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı yaparak yönetim alanında da çığır açtı. 1990 ve 1999 yıllarında sahada tarihe geçerken, kadın hakemlerin önünü açan bir yol haritası çizdi. Geçtiğimiz günlerde, Asen Albayrak'ın Süper Lig'de maç yönetmesi, Orta'dan tam 22 yıl sonra gerçekleşti ve kadın hakemlerin artık sahada eşit şekilde temsil edilebileceğinin simgesi oldu. Bu röportajda Orta, hem deneyimlerini hem de Türk hakemliğinde kadın olmanın getirdiği zorlukları, başarıları ve ilham verici hikâyeyi Tüm samimiyetiyle şöyle anlattı:
"O GÜN TÜRK FUTBOLU İÇİN MİLATTI"
O dönemde bir kadın hakemin en üst ligde maç yönetmesi Türk futbolu için nasıl bir kırılma noktasıydı?
Türkiye'de kadın hakemlik için "O gün" bir milat olmuştur. Bir elin parmaklarını geçmeyen hakem sayısı, o maçımdan sonra yüzlere, binlere ulaşmıştır. Hatta bir dönem "Yeterli kadın hakemimiz var" denilerek, kadın hakem adaylarını kurslara bile almadılar. Kadın hakem sayısı ve kalitesi bugünkü noktasındaysa, başlangıcı o günler olmuştur.
İlk Süper Lig maçınıza atandığınız günü hatırladığınızda aklınıza gelen ilk duygu ne oluyor?
Gurur, sorumluluk, çok çalışmak ve başarı. Süper Lig'de hakem olarak görev almam o günün koşullarında ve anlayışında tam 9 yılımı aldı. O sürede Birinci Lig'in şampiyonluk ve düşme potasındaki çok önemli maçlarında görev aldım. Bu kez medyada beni destekleyen farklı tartışmalar başlatıldı. Başarılı performansım, "Neden Süper Lig'de görev alamadığımı" sorgulattı. "Lale Orta'ya neden Süper Lig'de maç vermiyorsunuz" diye manşetler atıldı. Süper Lig'deki hakem olarak yönettiğim ilk maçımda çok başarılı bir performans sergiledim ve hem takımların hem de kamuoyunun takdirini bir kez daha perçinlemiş oldum.
"HACIOSMANOĞLU SÜRECİ HIZLANDIRDI"
22 yıl sonra yeniden bir kadın hakemin (Asen Albayrak) Süper Lig'de maç yönetmesi sizi duygusal olarak etkiledi mi? Haberi duyduğunuzda neler hissettiniz?
Beklediğim bir şeydi. TFF Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu, "Bir kadın hakemin derbi yönetmesi en büyük hayalim" söyleminin ardından süreç hızlandı diye düşünüyorum. Hakemin cinsiyeti değil, performansı hangi maçı yöneteceğini belirlemeli. Dünyada hakemlikte cinsiyetsizlik dönemine geçildi.
Bu atama açıklandığında 22 aklınıza geldi mi? O günlerle bugün arasında nasıl bir benzerlik görüyorsunuz?
Sakarya-Ankaragücü maçı için tebligatı aldığım andan maça çıkana kadar ve maç bitimindeki duygularımı hatırladım tabii ki… O gün de Süper Lig'e bir kadın hakemin atanması şaşkınlık yaratmıştı, bugün de… Hakemin cinsiyeti ile ilgilenilmemesi gerekiyor. Bu konunun artık normalleştirilmesi gerekiyor. Hakemlikte cinsiyetinden bağımsız, liyakat ve performansına göre atamaların yapılması beklentimdir. Başarılı olan her kadın hakemimiz için hak ettiği atamaların yapılmasını umuyorum.
"DERBİ İÇİN ERKEN OLUR"
Kadın bir hakemin Süper Lig'de derbi maçında görev alması sizce ne kadar yakın bir ihtimal?
Derbi maçında görev alabilecek yetkinlik ve yeterlilikteki hakemler, derbi maçlarına çıkmadan önce, zorlu maçlara atanarak deneyimleri artırılmaya çalışılır. Tüm bu zorlu maçlardan başarılı olarak çıkan hakemler, derbi maçlarını yönetmeye aday olurlar. Burada da cinsiyet bağlamında ele almamamız gerekiyor. Hangi hakemi o havuza aday görüyorsanız, ona göre yükleme yaparsınız. Normalde aşama aşama, sindire sindire, fiziksel ve mental hazırlıklar başta olmak üzere eğitim ve hazırlıklarla bir hakemin kariyerinin oluşturulması, gelecek kariyer planlaması için daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu konu Merkez Hakem Kurulu'nun planlaması içinde şekil alacaktır. Ben bu yıl için erken olacağını düşünüyorum. Bir hakemin kariyerini zamansız atamalarla bitirebilirsiniz de.
"DÜNYADA YAPILMAYANI İLK BEN YAPTIM"
22 yıl önce Süper Lig'de (o dönemki adıyla 1. Lig) maç yönettiğiniz gün neler hissetmiştiniz?
Süper Lig'de ilk kez 36 yıl önce 1990'da Galatasaray-Sarıyer karşılaşmasında yardımcı hakem olarak görev yaptım. Türkiye'de ve dünyada ilk kez en üst düzey profesyonel erkek takımları arasındaki bir maçta kadın hakem olarak görev almış oldum. Hakem olarak ise 27 yıl önce, 1999 yılında SakaryaAnkaragücü maçında görev aldım. Bu maçım da hem dünyada hem de Türkiye'de yine bir ilktir. Her iki maçımda da görev tebligatını aldığım anda çok heyecanlandım. Üstlendiğim misyon ve vizyon günümüzden çok daha fazla ağırdı. Dünyanın hiçbir yerinde yapılmayan bir şey ilk kez gerçekleşecekti. Süper Lig'de yönettiğim son maçım ise 22 yıl önce oynanan Elazığ-Gaziantep maçıdır.
"ATAMA KRİTERİNDE LİYAKAT CİNSİYETTEN ÖNCE GELİR"
Sizce Türkiye'de kadın hakemlerin üst liglere çıkması neden bu kadar uzun zaman aldı?
2007-08 sezonunda UEFA'nın federasyonlara gönderdiği sirkülerde, "Erkek koşu derecesini geçen tüm kadın hakemler, erkek liglerinde müsabaka yönetebilir" genelgesinden sonra Avrupa'da üst liglerde müsabaka yöneten kadın hakem sayısında artış oldu. Dagmar Damkova Çek Cumhuriyeti'nde, Nicole Petignat İsviçre ve Avusturya'da en üst düzey erkek maçlarında görev aldı. Türkiye'de erkek koşu derecelerini geçebilen kadın hakem her dönem olmayabiliyor. Koşu derecesini geçtiği halde, hakemlik performansı ve deneyimi bu tür maçlar için uygun da olmayabiliyor. Bir maça atama kriteri her zaman o hakemin liyakati olmalıdır, cinsiyeti değil.
"KADIN HAKEM SAYI SORUNUMUZ YOK"
Türkiye'de kadın hakemlerin sayısının ve seviyesinin artması için federasyon ve MHK ne yapmalı?
Türkiye'deki kadın hakem sayısı 1990 yılından itibaren düzenli olarak artış gösterdi. Şu anda da sayısal anlamda bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Başka kadın hakemlerin de yakın bir zamanda görev alacağını düşünüyorum ve inanıyorum.
"FIFA KOKARTLILARA BAĞLANAN MAAŞI BANA VERMEDİLER"
Sizin yaşadığınız zorluklar bugün kadın hakemler için hâlâ geçerli mi?
O dönemle bu dönemin şartları kesinlikle karşılaştırılamaz. Ben; hiçbir vizyonu olmayan, dünyayı ve gelişmeleri takip etmeyen, futbolun sadece erkeklere ait olduğunu düşünen ve uygulayan yöneticilerle karşılaştım. Koltuk kaygısıyla, "Hata yaparsan, kamuoyuna bunu nasıl açıklarız" diye yüzüme söyleyen bir Merkez Hakem Kurulu Başkanı'na, "Erkek hakemler için ne diyorsanız, benim için de aynısını söylersiniz" demek zorunda kalmıştım. Bu kişi vefat etmeden önce, "Hakkını çok yedik senin, hakkını helal et" demesine karşın, maalesef hakkımı helal edemedim. FIFA hakemlerine bağlanan maaşı, kadın hakem olduğum için bir dönem keserek bana ödemediler… FIFA kokartımı diğer hakemlere düzenlenen törende vermeyip, hakem derneğinde elime tutuşturdular. Günümüzde UEFA ve FIFA tarafından görev verilen kadın hakemler var. UEFA ve FIFA tüm dünyaya, "Biz en üst düzey maçlarda kadın hakemlere görev veriyoruz, siz de devam ettirin" mesajı veriyor.
"CÜNEYT TANMAN 'İTİRAZ İSTEMİYORUM' DEMİŞTİ"
İlk maçınızı yönettiğinizde saha içinde futbolculardan, teknik adamlardan veya tribünlerden nasıl tepkiler almıştınız?
Galatasaray-Sarıyer maçımda Galatasaray kaptanı Sayın Cüneyt Tanman, futbolcu arkadaşlarına dönerek, "Sahada kimseden itiraz istemiyorum" demişti. Tribünlerden ve teknik görevlilerden de olumsuz hiçbir tepki almamıştım. Yalnızca medyada bir hafta süren tartışma yaşanmıştı. Bazı spor yazarları, "Dünyanın neresinde kadın hakem görüldü" diye yazarken, bazı spor yazarları da "Dünyanın hiçbir yerinde görülmesine gerek yok, biz ilk kez yaptık. Hakemin cinsiyetine değil, başarılı olup olmadığına, bu işi yapıp yapamayacağına bakalım" diye yazdı.
Kadın hakemlere bir tavsiye vermek isteseniz ne söylersiniz?
Yılmasınlar, çok çalışsınlar, kural bilgilerini hep üst düzeyde tutsunlar. Fiziksel, zihinsel ve mental olarak her zaman hazır olsunlar. Yaptıkları işten keyif alsınlar ve uluslararası başarıları hedeflesinler.
"KOSECKI'NİN ELİNİ TUTMAM FOTOROMAN GİBİ OLMUŞTU"
Hakemlik kariyerinizde, "Bu anı hiç unutmam" dediğiniz bir saha içi-saha dışı hatıra var mı?
2005 yılında "UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi Final" maçını yardımcı hakem arkadaşlarım Seçim Demirel ve Kadriye Gökçek'le birlikte yönettik. Bu maçın her anı benim için unutulmazdı çünkü UEFA ve FIFA'nın düzenlediği bir organizasyonda final maçını yöneten ilk Türk hakem olmuştum. 1991'de Çin'de ilk kez düzenlenen FIFA Kadınlar Dünya Kupası finallerine ismen ve resmen davet edilmeme rağmen, dönemin MHK Başkanı, kendisi tarafından engellendiğimi yıllar sonra itiraf etti. Bu haksızlığı unutmam mümkün değil. Saha içinden de bir örnek vermek gerekirse; F.Bahçe-G.Saray maçında yardımcı hakemdim. Galatasaraylı Kosecki, sakatlanıp oyun alanı dışına çıkmıştı. Oyuna hakemin izni olmadan girmesin diye kolumu uzatıp beklemesini söyledim. O anda elimi tuttu ve bırakmadı. Maç da devam ediyor. O anda fotoğraflarımız çekilmiş ve fotoroman haline getirilmişti. O an yaşadığım şaşkınlığı unutamam.