Galatasaray'da Mauro Icardi'nin geleceği konusundaki belirsizlik devam ediyor. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Galatasaray'ın Arjantinli yıldıza yaptığı teklifi açıkladı.
Okan Buruk yönetimindeki Galatasaray'da Mauro Icardi'nin geleceği merak konusu. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Galatasaray'da Mauro Icardi ile ilgili son gelişmeleri kaleme aldı. İşte Murat Özbostan'ın değerlendirmesi…
Galatasaray ile Mauro Icardi arasındaki ilişki, artık sadece futbol meselesi değil!. Bu hikâyenin içinde aidiyet var, tribün aşkı var, yıldız gücü var… Ama bir yandan da sert gerçekler var. Yaş, maaş dengesi, disiplin, yeni yapılanma ve teknik planlama…
Bugün Galatasaray yönetiminin önündeki soru çok net: Efsane ile devam mı, yoksa doğru zamanda vedalaşmak mı? Bir kere Dursun Özbek ile Icardi'nin menajeri Pino pazartesi günü masaya oturdu ve kartlar açıldı.. Galatasaray 5.5 milyon Euro'luk bir bonus paketi sundu. Anlaşma olmadı… Peki Icardi niye kalmalı, niye gitmeli!
Ayrıca Avrupa faktörü var. Şampiyonlar Ligi seviyesinde geniş kadro kurmak isteyen bir takım için Icardi gibi bir yıldızın alternatif olması büyük lüks olabilir. Özellikle Osimhen gibi elit santrforun arkasında.
33 yaş sonrası özellikle forvet oyuncularında kırılma dönemidir. Diz problemi ve sakatlık geçmişi Galatasaray'ın önündeki en büyük risklerden biri. Kulüp artık geleceği de düşünmek zorunda.
"SANTRFOR HİYERARŞİSİ OLUŞTU"
Osimhen transferiyle takımın yeni santrfor hiyerarşisi oluştu. Osimhen artık net şekilde projenin merkezinde. Böyle bir tabloda Icardi'nin ikinci planda kalmayı kabul edip etmeyeceği büyük soru işareti.
"TEPKİYİ BERABERİNDE GETİRECEK"
Icardi gibi bir figürü doğrudan göndermek, taraftar tepkisini beraberinde getirecek. Masaya düşük maaşlı, daha sınırlı rol içeren bir teklif konuldu. Yani G.Saray kararı biraz da oyuncunun vermesini istiyor.
Böylece ne tribünle karşı karşıya gelecekler ne de "Efsanesini gönderen yönetim" görüntüsü oluşacak. Şu an görünen tablo şu: G.Saray ile Icardi arasında kötü ayrılık değil, kontrollü ve duygusal bir veda ihtimali giderek güçleniyor. Ya da sunulan 1 yıllık teklifi kabul eder ve takımda kalır!
"BAHANELERE SIĞINACAK BİR HOCA GELMEMELİ"
Sergen Yalçın sonrası yeni teknik direktör seçimi sadece "iyi hoca" meselesi değildir. Kulübün ekonomik yapısına, hedeflerine ve soyunma odası dengesine uygun isim bulunması da gerekiyor. Çünkü bugün Türkiye'de teknik direktörler artık sadece saha içini değil, krizi, medyayı ve baskıyı da yönetmek zorunda.. Kaçmayacak biri lazım.. "Proje hocası" romantizmi yapmayacak..
Kulüp yeniden bir futbol aklı kurmak zorunda. Her sezon teknik direktör değiştirip sil baştan yapmak artık sürdürülebilir değil. Yeni gelecek hoca transfer politikasının merkezinde de olmalıdır. Çünkü bugün başarı sadece kenardaki isimle gelmiyor; doğru planlama, doğru kadro mühendisliği ve sabır gerekiyor. Yeni teknik direktör kim olursa olsun, taraftarın görmek istediği şey artık bahane değil; net bir oyun kimliği.