Süper Lig'in 22. haftasında Beşiktaş, Başakşehir deplasmanında 3-2'lik skorla kazandı. Beşiktaş'ın galibiyetini SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Fatih Doğan, Mustafa Çulcu ve Ömer Üründül değerlendirdi.
Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş, Süper Lig'in 22. haftasında Başakşehir deplasmanında sahaya çıktı. Siyah-beyazlılar zorlu maçı 90+7'nci dakikada bulduğu golle kazandı.
Beşiktaş'ın kritik galibiyetini SABAH Spor yazarları mercek altına aldı. SABAH Spor Müdürü Murat Özbostan, Fatih Doğan, Mustafa Çulcu ve Ömer Üründül değerlendirmelerde bulundu.
ÖMER ÜRÜNDÜL: ASLAN PAYI ERSİN'İN
Futbol kalitesi vasat ama heyecanlı, pozisyonlu, gollü bir maç izledik. İlk yarı denk bir mücadele vardı. İki takım da kontrolü elden bırakmıyordu. İlk bölümde Başakşehir, biri direkten dönen 2 fırsat kaçırdı. Sonra Beşiktaş'ın, Cerny ile 2 tehlikesi vardı. Üretkenliğin sınırlı olduğu ilk 45 dakikada 2 büyük hatayla karşılıklı 1'er gol geldi. İkinci devre tempo yükseldi. Orta sahalar koptu. Başakşehir oyunu domine eden taraftı. Sayısız pozisyonlara girdiler. Ya kaçırdılar ya da Ersin'i geçemediler. Sonra Orkun'un hazırlanışı güzel golüyle Beşiktaş, skor dezavantajına düştü. Son dakikalarda Bertuğ ile beraberlik geldi ama uzatmanın son dakikasında Yusuf Sarı'nın hediyesiyle Beşiktaş çok zorlandığı maçta galibiyeti elde etti.
Beşiktaş'ın dün geceki galibiyeti çok iyi oynamasa da önemli. Çünkü zor bir rakibe karşı oynadılar. Yeni transferlerin hepsi görev aldı. Böyle bir tabloda maç içinde kale önü tehlikeleri yaşasa da kazanmak hiç kolay değildi. Oh, birinci sınıf bir santrfor değil ama faydalı. 1 gol attı, 2'inci golün de asistini yaptı. Olaitan mücadeleci, oyundan düşmüyor. Uzun taç atışları da bir silah. Bana göre 2-3 hafta içinde Murillo'dan önemli katkılar alınır.
FATİH DOĞAN: BEŞİKTAŞ DERİN BİR 'OH' ÇEKTİ!
Bir tarafta Avrupa'yı kendine hedef koymuş Beşiktaş, diğer tarafta Avrupa hedefiyle Süper Lig performansını her geçen gün yükselten Başakşehir… Trabzonspor'un puan kaybettiği haftada maçın sonucu 3 puandan çok önemliydi. Gecenin yıldızı Beşiktaş adına Güney Koreli futbolcu Hyeon-gyu Oh'du. Popüler değimle onun attığı golle Beşiktaş derin bir 'Oh' çekti. ikinci golde de Orkun'a bıraktığı estetik dolu ara pas ve asistle kendini bir kez daha gösterdi. Bol pozisyon, her iki takımın geliştirdiği ataklar, izlenmeye değerdi. Ancak Ersin Destanoğlu'nun ikisi ilk yarıda olmak üzere 4 net pozisyonu çıkarıp, sahanın yıldızlarından biri olması ev sahibinin pozisyon kalitesi ve etkinliği açısından daha önde olduğunun göstergesiydi.
Beşiktaş atmakta sorun yaşamıyor ama şu anda öyle hatalar yapıp öyle basit goller yiyor ki Avrupa'ya gitse bile başarılı olur mu o da sıkıntılı görünüyor. Beşiktaş'ın değiştirmesi gereken ilk şey savunma hattındaki zafiyetler. Aynı şeyi Başakşehir için de söylemek lazım. Kabul edelim, açık oynadılar, oyunu çirkinleştirmediler ve geride boşluklar verdiler. Ama Opoku'nun golde yaptığı hata bu tür defansif boşluklar veren bir takımın da Beşiktaş gibi Avrupa yolculuğunun sıkıntılı geçeceğinin göstergesi. Sakatlanarak El Bilal Toure'nin yerine giren Rashica'nın takıma katkısı ve 90+6'da Mustafa'ya attırdığı gol gelgitlerle geçen maçta Beşiktaş adına hırsın ve oyunu bırakmamasının ödülü gibiydi.
51'de tartışmalı penaltı pozisyonunda Djalo'nun eline çarpan topta Mehmet Türkmen eli kapalı olarak değerlendirmiş olacak ki penaltı beklentilerine kulak asmadı, VAR da o taraflı olmadı.
MURAT ÖZBOSTAN: PROTESTO OLMAYINCA ERSİN DEVLEŞTİ!
Bu sadece 3 puan değil, kriz anında geri dönüş, yenilmezlik serisinin devamı, deplasman galibiyeti ve Avrupa yolunda büyük adım anlamına geliyor aslında. Beşiktaş taraftarı için de "Kazanmayı unuttuğumuz" dönemde gelen destansı bir zafer… Bir moral deposu ve "Biz de artık buradayız" mesajı! İşte maçı böyle özetleyebiliriz.
Eğer Beşiktaş, bu yenilmezlik serisinde kaybettiği puanlar olmasa bugün zirvenin dibinde olacaktı. İki takım da açık futbol oynadı. Goller, direkler, kaçan net pozisyonlar... Fakat Beşiktaş bu kaosta daha soğukkanlı davrandı. İştahını ve umudunu kaybetmedi. Başakşehir, organize ve çok kaliteli bir takım (özellikle orta saha ve kanatlarda sert geçişler yapıyorlardı), ama Beşiktaş bu tempoya ayak uydurup daha etkili vuruşlar yaptı. Farkını burada belli etti. Beşiktaş, bu sezonun en iyi maçlarından birini oynadı diyebilirim.
Orkun, Beşiktaş için en değerli transferlerinden biri olduğunu üstüne koya koya devam ettiriyor. Hem teknik kapasitesi, hem gol katkısı, hem de karakteriyle tam bir Kartal oldu. Ersin Destanoğlu bu maçta gerçekten çok başarılıydı. Hatta galibiyetin kahramanı oldu. Geçen hafta kendi sahasında taraftardan ıslık yemiş, protesto edilmiş bir kaleci olarak Başakşehir deplasmanında tam bir dönüş yaptı. Ama burada bir ayrıntı var. Beşiktaş'ın Dolmabahçe'de oynadığı maçlarda taraftar Ersin'e çok yükleniyor. Çocuk, bu baskı ve protesto olmayınca farkını ortaya koydu. Özellikle geçen haftaki tepkilerden sonra bu performans, mental olarak da büyük bir adımdır. Artık Beşiktaş taraftarı da ayıp etmesin. Oh, tam gaz devam ederken, Mustafa Hekimoğlu için diyecek tek cümlede şuydu: Maçın kahramanı….
MUSTAFA ÇULCU: PENALTI YOKTU DEVAM DOĞRU
Djalo ve Opoku'nun bireysel hatalarından karşılıklı birer gol ve hiç kornerin olmadığı vasat bir ilk yarı seyrettik. İkinci yarı oyun hareketlendi. Karşılıklı ataklar ve mücadele vardı. Biraz keyiflenir gibi olduk. Çok eleştirilen kaleci Ersin çok önemli kurtarışlar yaptı. Oyun gitti geldi. Uzatmalarda Beşiktaş'ın aldığı bu üç puan ömrüne ömür kattı.
Orkun gerçek bir lider oyuncu olarak maça damgasını vurdu. Mehmet Türkmen, röportajında "Bu oyunun içinde bulunmaktan keyif alıyorum" diyor, iyi güzel söylüyor da, şu oyunun ruhu olan faul ve kartlarda kendini biraz geliştirse de biz de onu seyrederken keyif alsak diyorum. Öğrenecek abisi… Yaz var, kış var, arkasında kapı gibi Ferhat abisi var! Ha gayret biz de sabırla bekliyoruz. Maçın daha 26. saniyede Oh ile Opoku eşleşmiş birbirlerini yokladılar, belli ki sıkıntı yaratacak etkili bir ikaz gerekirken oralı bile olmadı. İlerleyen dakikalarda bu kez sertleştiler Oh masum, Opoku ise kurnazdı. Sıkıntı yaşanmaması şanstı!
İlk yarı biterken Rashica'ya kontrolsüz girişinde Ömer Ali ye net sarı çıkmalıydı ama çıkmadı. İlk yarıyı kartsız bitirmeye çalışmak başarı değildir, olanı vermelisin. Başakşehir 50'de penaltı bekledi önce Djalo'nun kapalı kol-eline gelen top ve sonra Selke-Agbadou mücadelesinde devam kararları doğru. Murillo'ya çıkan sınırda sarı doğruydu. Maçta majör pozisyon yoktu. Oyuncuların centilmendi. Bu da hakem adına şanstı.